YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10516
KARAR NO : 2023/2220
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/388 E., 2021/1101 K.
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2010 tarihli ve 2010/429 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/1 ve 53. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2011 tarihli ve 2010/527 Esas, 2011/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 142/1-b, 62, 53 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise, aynı Kanun’un 116/1, 62 ve 51. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
3.Anılan kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20.05.2014 tarihli ve 2013/26194 Esas, 2014/13768 Karar sayılı kararı ile;
“1-Sanığın aşamalarda suçu kabul etmeyip, çalıştığı kumar onanan kulübe kumar borcu karşılığında bırakılan telefonların kendisi tarafından satılarak paraya çevrildiğini,bu şekilde kumar borcuna karşılık bırakılan çalıntı telefonu satmış olabileceğini savunması karşısında, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine yeter sayılan kanıtların neler olduğu kararda açıklanıp tartışılmadan ve eylemin 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesine uyan suçu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmeden eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde yakınanın yüklenen konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçu sebebiyle uğradığı bir zarar bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5271 Sayılı Kanun’un 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken “sanığın ,yakınanın zararlarını karşılamaması ” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Sanığın hırsızlık suçundan hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesi karşısında TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca aynı Kanunun 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hükmolunamayacağının ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçundan hükmolunan kısa süreli 5 ay hapis cezasının ertelenmesi karşısında, TCK.nun 53/4. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2015 tarihli ve 2014/398 Esas, 2015/347 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâli suçlarından beraatine, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 165/1 ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis, 4 gün adli para cezasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 01.06.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
5. Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.09.2021 tarihli ve 2021/388 Esas, 2021/1101 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Kanun’un 165/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis, 80 gün adli para cezasına cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi; atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın çalıştığı kumar oynanan kulübe kumar borcu karşılığında bırakılan telefonların kendisi tarafından satılarak paraya çevrildiği, bu şekilde kumar borcuna karşılık bırakılan çalıntı telefonu satmış olduğu kanaatine varılarak sanığın 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesi kapsamına giren hırsızlığa konu eşyayı satın almak suçundan cezalandırılması gerektiği, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu işlediği yönünde delil elde edilemediği Mahkemece kabul edilmiştir.
2- Sanık aşamalarda suçlamayı kabul etmemiş, mahkemece, telefonu satarken satın alan şahsa verdiği kimlik fotokopisi ve altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması üzerine, kimlik fotokopisi ve imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş, devamında ise, kumar borcu karşılığında bırakılan telefonların kendisi tarafından satılarak paraya çevrildiği, bu esnada kimlik fotokopisini vermiş olabileceğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında düzenlenen iddianame ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından açılan davada, suçun niteliğinin değişmesi nedeniyle ek savunma hakkı verilerek suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması yerine aynı eylemden dolayı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından beraat, suç eşyasını satın alınması veya kabul edilmesi suçundan ise mahkumiyet hükmünün kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de; hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen beraat hükümlerinin mahkemenin 15.04.2015 tarihli kararı ile verildiği, bahse konu kararın bu suçlar yönünden temyiz edilmediği ve kesinleştiği anlaşılmış olmakla, tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, hapis cezası yönünden 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesindeki eylem için uzlaşmanın sağlanamadığı vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.09.2021 tarihli ve 2021/388 Esas, 2021/1101 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.