Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6791 E. 2023/7550 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6791
KARAR NO : 2023/7550
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
DAVA TARİHİ : 08.07.2021
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/286 E., 2022/1044 K.

Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve iş kazası geçirdiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı …’ na ait villa inşaatında hizmet ilişkisi kapsamında çalıştığının ve 20.04.2018 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili, müvekkilinin gerek davacı gerekse inşaatın kaba inşaatını yapan diğer işçilerle arasında hizmet sözleşmesi olmadığını, eser sözleşmesi bulunduğunu, davacının müvekkilinin işçisi olmadığını, boş zamanlarında müvekkilinin kendisinin oturacağı villa inşaatında bağımsız olarak ücret mukabilinde iş aldığını, hizmet akdine bağlı olarak çalışan işçi olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, “.. Dava konusu olayda …’ın olay günü davalı ……nun otoritesi altında (bağımlı olarak) ve hizmet akdine dayanarak olayın meydana geldiği inşaat işyerinde ücret karşılığında fiilen çalıştığı kabul edilmiştir. Davalı taraf, davacının işvereninin davalı olmadığını beyan ederek itiraz etmişse de; bahse konu…ün davacıya işveren olduğunun belge ve kayıtlar ile ispat edilemediği, davalı tarafın buna ilişkin taşeron dosyasını sunmadığı ve ibraz edilmediği, bunun aksine davacı tanıklarının istikrarla işverenlerinin davalı olduğunu, bahse konu…ü davalının başka işlerinden tanımalarına rağmen… Tabiat Parkı işinde…ün yer almadığını, davacının emir ve talimatlarını davalıdan aldığını, ödemeleri davalının yaptığını beyan ettikleri, kendilerini işe davalının getirip götürdüğünü beyan ettiği görülmüştür. Davalının kendi özel mülkü için yaptırdığı inşaatta, işi taşerona vermesinin de olağan görülmediği ve davalı muhasebeci tanığının beyanları ile de doğrulandığı üzere davacının tüm masraflarının özel hastanede olacak şekilde davalı tarafından karşılandığı anlaşıldığından, davacı taleplerinin kabulü ile davacının 20.04.2018 tarihinde işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının ve meydana gelen ve davacı …’ın yaralanması ile sonuçlanan kaza olayının 5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 13 üncü maddesinin tanım ve tarifine uygun iş kazası olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. …. ” gerekçesiyle, davanın kabulü ile

1.Davacının davalı işveren …’nun yanında hizmet akdine dayalı olarak davalıya ait Örnekköy-Villa inşaatında 20.04.2018 tarihinde 1 (bir) gün çalıştığının ve hizmetinin kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine,

Davacının davalı …’nun Örnekköy-Villa inşaatında 20.04.2018 tarihinde geçirdiği kazanın, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi gereğince iş kazası olduğunun tespitine,karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm kurulurken vekalet ücreti yönünden hatalı karar verildiğini, Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere esasen her biri ayrı bir dava konusunu oluşturan bu istemlerle ilgili olarak verilen kararların her birinin ayrı vekalet ücretini gerektirmesine rağmen tek vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesini istemiştir.

2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde ilk derece mahkemesi tarafından davacının eser sözleşmesi kapsamında çalıştığı dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, müvekkilinin gerek davacı ile gerekse inşaatın kaba inşaatını yapan diğer işçilerle arasında aslen bir hizmet sözleşmesi olmayıp, bir eser sözleşmesi bulunduğunu, davacının müvekkilinin işçisi olmadığını, başka bir işyerinde çalışırken serbest zamanlarında bağımsız iş aldığını, bu işler karşılığında ücret aldığını, çalışma saat ve günlerini kendisinin belirlediğini, müvekkili ile davacı arasında eser sözleşmesi olduğunun sabit olduğunu, bu hususlar dikkate alınmadan hatalı karar verildiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3.Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde bilirkişi raporu tanzim edilirken davacı tanıklarının beyanlarının samimiyetinin tartışılmadığını, tanık beyanlarını tamamen doğrulayıcı, hiçbir bilgi ve belgeye dayanılmadığını, çalışma iddiasının hiç bir tereddüte yer bırakmayacak biçimde kanıtlanması gerektiğini, müvekkili yasal hasım olup, müvekkili Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti yüklenilmesinin hatalı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dava, davacının 20.04.2018 tarihinde, inşaatta kalıp ustası olarak çalışmakta iken 4. kattan düşmesi şeklinde gerçekleşen kazanın, dinlenen tanık anlatımları ve hastane kayıtları ile iş kazası olduğunun belirgin olduğu, davalının ileri sürdüğü eser sözleşmesi bulunduğu iddiasının kanıtlanamadığı, işyeri inşaat işyeri olup bir kısım işlerin başka kişilere verilerek yürütülmesi durumunda dahi işveren sıfatını kaldırmayacağı gözetildiğinde; istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, davalı … vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf nedenlerinin yukarıda sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 20.04.2018 tarihinde, Yamanlar Mahallesi Kışlacık Mevkii, Karagöl Tabiat Parkı bölgesindeki davalıya ait bina inşaatında çalışmakta iken geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.