Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8623 E. 2023/2575 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8623
KARAR NO : 2023/2575
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2135 Esas, 2021/1348 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/1057 E., 2019/300 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında yapılan sözlü anlaşma gereği müvekkilinin davalı şirketten alacağı mobilya yatak bedeline karşılık davalı şirkete toplam 200.000,00 TL bedelli 6 adet çek verdiğini, satın alınan malların teslim edilmediğini, verilen çeklerin de iade edilmediğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan anlaşma doğrultusunda müvekili şirketin davacıya malları gönderdiğini, davacı tarafından bunun karşılığında 200.000,00 TL bedelli 6 adet çeki imzalanmış bir şekilde müvekkiline verdiğini, müvekkilinin vadesi gelen çekleri bankaya ibraz ettiğinde çekteki imzanın keşideciye ait olmadığı söylenerek çek bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine davacı hakkında resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, davacının savcılıktaki ifadesinde çekleri imzasız olarak verdiğini iddia ettiğini, ancak böyle bir durumun ticari teamülde mümkün olmadığını, imzasız çekler karşılığında mal verilemeyeceğini, müvekkilin davacıya malları teslim ettiğini, buna ilişkin sevk ve irsaliyelerinin de mevcut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin bir ödeme vasıtası olduğu, çekin teslim edilmesinin kural olarak çek karşılığı emtianın teslim alındığına ve çekin bir borcun tasfiyesi kapsamında verildiğine karine teşkil ettiği, bunun aksinin iddia eden tarafın (davacının) iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, ancak davacının çeklerin daha sonra teslimi yapılacak mobilya-yatak emtiası için avans olarak verildiği ve emtianın teslim edilmediği iddiasını yasal delillerle ispat edemediği, Mahkemece aldırılan 09.10.2018 tarihli bilirkişi raporuyla, davacının ticari defter ve belgeleri incelendiğinde dava konusu çeklerin davacının muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmediğinin tespit edildiği, tacir olarak basiretli davranma yükümlüğünde olan davacının dava konusu çekleri kendi defterlerine dahi kaydetmediği, dava dilekçesinde açıkça “yemin” deliline de dayanmadığı, davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten satın aldığı ürünlerin teslim edilmediğini, verilen çeklerin iade edilmediğini, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, bahsi geçen çeklerin dava dosya ekinde bulunmadığı, dava dosyasında davalı şirket yetkilileri tarafından düzenlenen ad-soyad firma adı görünmeyen kaşeleri olmayan vb. bilgileri görülemeyen sevk irsaliyeleri ve faturaların tespit edildiği, bahsi geçen çeklerin davacının muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmediği ve çeklerin karşılığı olarak herhangi bir mal girişinin olmadığının belirtildiğini, mahkemece bilirkişi raporundaki lehe olan hususlar ve müvekkilinin ticari defterlerinin dikkate alınmadığını, ispat yükünün yer değiştirdiğini, davacının iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğinden davanın reddine karar verdiğini, müvekkilinin ticari defterlerinin lehine delil olarak kullanılmasının mümkün olduğunu, ancak yerel mahkemenin mal teslimi yapılmadığı için elinde başka bir yazılı bir belge olmayan müvekkilinin sunabileceği tek delil olan ticari defterlerindeki hususları hükme esas almadığını, dikkate alınmayan delillerle müvekkili aleyhine hüküm tesis edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın iddialarını ispat hususunda sadece kendi ticari defterlerine dayandığı, davacı tarafa ait ticari defterlerin incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda dava konusu çeklerin davacıya ait ticari defterlerde yer almadığı, davalı tarafça düzenlenen toplam 49.217,80 TL tutarında mal giriş faturasının davacı defterinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça teslim edilen malların davacı defterinde yer almamasının davacının mal teslim etmediğini ispata yeterli olmadığı, davacı tarafın mal teslim edilmediğine ilişkin kendi ticari defterleri dışında başka herhangi bir delil sunmadığından çekler karşılığında mal teslim edilmediği yönündeki iddiasını ispatlayamadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere ilaveten, dava konusu 6 adet çek üzerindeki imzanın müvekkile ait olup olmadığı hususunda imza incelemesine gidilmediğini, tacir olan davalı tarafından düzenlenen fotokopilerden ibaret sevk irsaliye ve faturalarının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlere işlenmiş olup olmadığı hususunun incelenmediğini, mobilyaların teslimine ilişkin kayıtların usulüne uygun tutulmuş bulunan ticari defterlere işlenmiş olup olmadığı hususunun incelenmediğini, davalının ticari defterlerinin mahkeme dosyası arasına alınarak usulüne uygun tutulup tutulmadığı hususu incelendikten sonra müvekkiline ait ticari defterlerdeki kayıtlar ile karşılaştırılarak mobilyaların teslim edildiği hususunun ispat edilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satım sözleşmesine istinaden verilen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.