YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7132
KARAR NO : 2023/19842
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2014/725 E. 2015/395 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 7.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, tanık olarak dinlenen kişilerle husumetinin olduğuna, katılanlar ve mağdurların kamu görevlisi sıfatının bulunmadığına ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığa köy yoluna moloz ve soba külü dökmesi nedeniyle para cezası tahakkuk ettirildiği, olay tarihinde mağdur köy azası …’nin sanığın evine gittiği, ceza tutanağını verdiğinde ise sanığın katılan köy muhtarı …, katılan … ve mağdurlar köy azaları … ve …’ye hitaben “Bu cezayı ödemiyorum, bu cezayı kesen şahısların anasını avradını sinkaf ederim.” diyerek hakaret ettiği, katılanlar, mağdurlar ve tanıkların beyanı ile Yerel Mahkemece sabit kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılanlar, mağdurlar ve tanıkların beyanı ile sanığın atılı suçu işlediğine ve sanığın hakaret eylemini katılanlar ile mağdurların icra ettiği kamu görevinden dolayı gerçekleştirdiği kabul edildiğinden, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak,
1. Suçun, aleni olan sanığın evinin önünde işlenmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
2. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın köy yoluna moloz ve soba külü dökülmesi nedeniyle para cezası tahakkuk ettirilmesinden kaynaklandığı, katılanlar ve mağdurların söz konusu para cezasını tahakkuk ettirme yetkilerinin olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmakla, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilip sonucuna göre hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3-Kabule göre de;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmaması ve mükerrir olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi zorunluluğu gözetilmeden, hakaret suçunda adli para cezası seçilmek suretiyle aynı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürüdürülüp sonuçlandırılmak üzere,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.