Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11052 E. 2023/3391 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11052
KARAR NO : 2023/3391
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1114 E., 2022/1279 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Viranşehir İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/5 E., 2021/32 K.

Taraflar arasındaki taşınmazlar üzerine konulan haciz ve kıymet takdir raporlarının iptali ile satışa ilişkin işlemlerin tedbiren durdurulması talepli şikayet nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi üçüncü kişi vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi üçüncü kişi vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi üçüncü kişi vekili şikayet dilekçesinde, şikayetçinin 2020/348 E. sayılı alacak dosyasının tarafı olmayıp üçüncü kişi sıfatıyla ilgili dosya da yer aldığını, haciz konulan taşınmazlarda 4/4 mülk sahibi olmasına rağmen 11.01.2021 tarihinde şikayetçi …’a 03.12.2020 tarihli kıymet takdiri raporu tebliğ edildiğini, şu anda dosya borçlusu adına kayıtlı taşınmazlarla ilgili şikayetçinin ve borçlu arasında taşınmazların aynına ilişkin yargılamanın devam ettiğini, borçlu, şikayetçinin müteveffa babasından kalan taşınmazlarını almak istediğini, şikayetçinin ise baba mallarının parçalanmamasından yana olup, borçlu aleyhine şu’fa davası açtığını, Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada 2017/707 E. 14.08.2018 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir konulduğunu, 03.12.2020 tarihli kıymet takdiri raporunun hem Yasa’ya hem de usule aykırı düzenlendiğini, Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (E: 2017/707) 14.08.2018 tarihli ara kararının görülmediğini, bahse konu taşınmazların 3. kişilere devir ve temlik edilemez şerhi bilinmeden keyfi ve sorumsuzlukla hazırlandığını, icra satışı olsa dahi, taşınmazların 3. kişilere devir ve temlik edilemeyeceğini belirterek taşınmazların üzerine konulan hacizlerin ve yapılan kıymet takdiri raporunun iptali ile satışa ilişkin işlemlerin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekilince cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/707 Esas ve 2019/193 Karar sayılı dosyasında 14.08.2018 tarihli ara karar ile dava konusu Viranşehir ilçesi …..,Mah. ….., No: 2629R, 115 ada, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13 ve 14 nolu parsel sayılı taşınmazlardaki davalının hisseleri üzerine 3. kişilere devir ve temlikini önleyici mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği ve yapılan yargılama neticesinde nihai olarak; Şanlıurfa Viranşehir İlçesi, Kışla Mahallesi 115 ada – 5,6,7,8,9,10,11,12,13,14 nolu taşınmazda davalı Saadettin Tan adına kayıtlı olan 7/8’er lik hissenin tapu kaydının iptali ile davacı…kızı … TC Kimlik Numaralı …adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı, Viranşehir İcra Dairesi tarafından Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan 18.03.2021 tarih ve 2020/348 E.sayılı müzekkere ile “2020/348 Esas sayılı dosyasında Şanlıurfa ili Viranşehir ilçesi… Mahallesi 115/6, 115/7, 115/8, 115/9, 115/10, 115/11, 115/12, 115/13, 115/14 parseldeki taşınmazın satışı istenildiği, söz konusu mahkemenin 2017/707 Esas sayılı dosyasında, ilgili taşınmaza ihtiyati tedbir konulduğu, bu tedbirin satışa engel olup olmadığı hususunda mahkemeden görüş istenildiği, mahkemece 26.04.2021 tarihinde 2017/707 Esas sayılı dosyasında ilgili taşınmazlara konulan ihtiyati tedbirin satışa engel olmadığı görüşünün bildirildiği, mahkemece verilen görüş üzerine Viranşehir İcra Dairesince 05.05.2021 tarihinde satış kararı verilmiş olup 30.06.2021 tarihinde satış ihalesinin gerçekleştirildiğinin görüldüğü, somut olayda şikayetçi vekili taşınmaza konulan hacizlerin iptal edilmesini talep etmiş ise de şikayetçinin icra takibinde taraf olmadığı, icra takibinde taraf olmayan üçüncü kişinin icra takibindeki hacizlerin kaldırılmasını isteme hakkı bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi üçüncü kişi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi üçüncü kişi vekili istinaf dilekçesinde, şikayet dilekçesini tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar şikayetçi vekilince taşınmazlara konulan hacizlerin iptal edilmesi talep edilmiş ise de; şikayetçinin icra takibinde taraf olmadığı bu nedenle icra takibindeki hacizlerin iptalini isteme hakkının bulunmadığının anlaşıldığı, “İcra takibinde taraf olmayan 3. kişinin, taraf olmadığı icra takibindeki hacizlerin iptalini isteme hakkı bulunmayıp, bu yöndeki iddialarını ancak ileride sıra cetveli yapılması halinde, sıra cetveline itiraz olarak ileri sürmesi mümkündür. O halde mahkemece, şikayetin aktif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir” (Yargıtay 12. HD’nin 22.12.2012 tarihli, 2012/16682 E, 2012/34359 K. sayılı içtihadı).
Haciz anı itibariyle birlikte haciz konulan gayrimenkullerin borçlunun hissedar olduğu gayrimenkuller olduğu, hacizlerin uygulanmasında mülkiyet esasının doğru olduğu, haciz uygulanan gayrimenkuller hakkında şufa davasının açılmasının haciz uygulanmasına engel olmadığı gibi hacizlerin kaldırılmasına dair haciz tarihini etkileyecek nitelikte bir mahkeme kararı da sunulmadığı gerekçesi ile şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekilince, istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şikayetçinin malik olduğu taşınmazlar üzerine konulan haciz ve kıymet takdir raporlarının iptali ile satışa ilişkin işlemlerin tedbiren durdurulması talepli şikayet başvurusuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’ nın 16 ve devamı maddeleri.

3.Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi üçüncü kişi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. Maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.