YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7182
KARAR NO : 2023/1514
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/540 Esas, 2021/377 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/1054 E., 2019/2313 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka tarafından davacıya yönelik olarak kredi borçlarının tahsili amacıyla üç adet genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, takip talebinde dava dışı kooperatif ve kişilerle davacının müteselsil borçlu olarak göründüğü kredi borçlarına dayanıldığını, ancak davacının diğer borçlu kişileri ve kooperatifi tanımadığını, bunlarla hiç bir ilişiğinin olmadığını, itiraz ettiği takiplerin durduğunu ve davacı aleyhine hiç bir işleme girişilmediğini, dava açılmadığını, ancak yeni bir iş yeri açmak isteyen davacının uygulamalı girişimcilik eğitimine başvurması üzerine Merkez Bankası ve Bankalar Birliği Kredi Kayıt sisteminde davalı bankanın başlattığı takip borcunun ödenmemiş görünmesi nedeniyle kara listede göründüğünü, bu nedenle faizsiz kredi desteğinden yararlanamadığını, haricen yapılan araştırmada davacı adına sahte imzalar atılmak suretiyle takip dayanağı sözleşmelerin tanzim edildiğinin anlaşıldığını iddia ederek takiplerin dayanağı olan sözleşmelerdeki imzaların davacıya ait olmadığının tespiti ile, davacıya yönelik girişilen üç adet takipten dolayı borçlu olunmadığının tespitine, sözleşmelerin sahte olduğunu bilen ve davacıyı mağdur eden bankanın kötü niyetli davrandığının kabulü ile davalı banka aleyhine kötü niyet tazminatına, Merkez Bankası ve Bankalar Birliği Kredi Kayıt sistemindeki kaydın silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili usulüne uygun tebligatlara rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanlarında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile üç adet takibin dayanağı olan sözleşmelerin altındaki imzaların davacıya aidiyeti yönünden inceleme yapıldığı, bilirkişi tarafından imzaların genel formu, imza başlangıç ve sonlandırılışı, imzaların içerisindeki el hareketlerinin tersimi, ebat, eğim, kaligrafik özellikler ve şahsa ait diğer itiyadi hususiyetler yönünden aralarında farklılıklar bulunduğunun müşahede edildiği, bahse konu Ortaklar Sözleşmeleri üzerinde … adına atılı imzaların, mevcut mukayese imzalarına atfen, … isimli şahsın eli mahsulü olmadığına ilişkin rapor tanzim edildiği, davalının takipler yönünden haksızlık ve kötü niyeti tespit edilemediği, icra-inkâr tazminatı talebinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, üç adet takip ve dayanağı krediler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının icra takip dosyaları yönünden haksız ve kötü niyetle takip yaptığı tespit edilemediğinden tazminat talebinin reddine, davacı hakkında davaya konu alacaklar için davalı tarafından Türkiye Bankalar Birliği Kredi Kayıt Sisteminde oluşturulan kaydın terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara esas teşkil eden bilirkişi raporunda, davacının kıyaslanan imza örneklerinin sözleşmelerin tarihine yakın tarihli olmadığını, kişilerin imzalarının zamanla değişebileceğinin göz önüne alınmadığını, davalı bankanın kötü niyetli olarak takibe geçebilecek bir banka olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince görülen yargılamada bilirkişi raporuna ilişkin davalı tarafından istinaf talebinde ileri sürülen sebeplere dayanılmadığını, dolayısıyla istinaf aşamasında davalının rapora ilişkin itirazlarının değerlendirilemeyeceğini, kaldı ki raporun denetime ve hükme esas olmaya elverişli olduğunu, ancak Mahkemece davalı kurumun harçtan muaf olduğundan bahisle harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesinin yerinde görülmediğini, bu nedenle davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf sebeplerinin reddine, ancak kamu düzeni gözetilerek re’sen yapılan inceleme sonunda yargılama gideri olarak davalıdan harç tahsili gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun(6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının re’sen kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, üç adet takip dosyası ve dayanağı krediler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetle takip yaptığı tespit edilemediğinden davacının tazminat talebinin reddine, davacı hakkında davaya konu alacaklar için davalı tarafından Türkiye Bankalar Birliği Kredi Kayıt Sisteminde oluşturulan kaydın terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredi sözleşmeleri ve takiplerden dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 357 inci maddesinin birinci fıkrası, 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi
3. Değerlendirme
Dava, davalı bankanın düzenlediği kredi sözleşmeleri ve kredi sözleşmesine dayalı başlatılan takiplerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince üç adet takibin dayanağı olan sözleşmelerin altındaki imzaların davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge adliye mahkemesince ise harç tahsilinin gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak tekrar davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak takibe dayanak sözleşmeler 2006 yılında tanzim edilmiş olmasına rağmen, bilirkişi raporunda mukayese edilen imzaların tarihleri ise 2007, 2011, 2013 ve 2016 yıllarına aittir.
Hal böyle olunca öncelikle takibe dayanak sözleşmelere yakın önceki tarihli davacının imza örneklerini haiz belge asıllarının getirtilerek alınan istiktap tutanağındaki örnekleri de göz önüne alınarak Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alındıktan sonra deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.