Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/33 E. 2023/3076 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/33
KARAR NO : 2023/3076
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/435 Esas, 2020/627 K.
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki sözleşmenin uyarlanması davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat … ile davalı S.S. Balıkesir-Bursa Pancar Ekicileri Kooperatifi vekili Avukat … ile davalı … Ekiciler Kooperatifi vekili Avukat … ve diğer davalılar vekili Avukat Bünyamin Erkoyuncu dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıların bağlı bulundukları Pankobirlik Pancar Ekicileri Kooperatif Birliği’nin açmış olduğu ihaleyi kazanarak Pankobirlik ile 04.10.2010 tarihli çerçeve sözleşmesi yaptığını, sonrasında da bu sözleşmeye göre her bir davalı kooperatif ile farklı tarihlerde aynı tipte ve dört yıl süreli bayilik sözleşmesi yaptığını, sözleşmelerin devamı sırasında Enerji Piyasası Denetleme Kurulunun (EPDK) 20.03.2014 tarihli kararı ile “rafineri çıkış fiyatı”, “akaryakıt dağıtım tavan fiyatı”, “bayi tavan fiyatı” belirleme esaslarını uygulamaya koyduğunu, EPDK’nın piyasaya müdahalesi neticesinde rafineri satış fiyatı ile dağıtıcı şirket depo satış fiyatı arasındaki farkın önemli ölçüde daralarak davalılara uyguladığı-afişe depo fiyatı üzerinden iskontolu-satış fiyatı ürün maaliyetinin altına düştüğünü yani sözleşmelere göre davacının satışlarının zararına olduğunu, bu durumun ticari olarak sürdürülebilir olmadığı gibi davacıdan bu zarara katlanmaya devam etmesinin de beklenemeyeceğini belirterek fazlaya ve uyarlama neticesi dava öncesi ve sonrası döneme ilişkin alacaklarının ayrıca talep hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir davalı kooperatif ile müvekkili arasında yapılmış olan bayilik sözleşmelerinin “fiyat ve iskonto” başlığı altındaki VII. 6. maddesinde yer alan “motorin” ile ilgili fiyat belirleme esaslarının kaldırılarak talepleri doğrultusunda uyarlanmasına karar verilmesini, uyarlama mümkün olmadığı takdirde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 138 inci maddesi gereğince sözleşmelerin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde; davacı firma ile müvekkili arasında 17.07.2013 – 17.07.2017 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde bayilik sözleşmesi yapıldığını, davacının uyarlama talebini kabul etmediklerini, sözleşmeye egemen olan ilkenin sözleşmeye bağlılık olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalılardan S.S. Balıkesir-Bursa Pancar Ekicileri Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde; her sözleşmenin şartlar ne olursa olsun ifa edilmek amacıyla kurulduğunu, uyarlama koşullarının oluşmadığını, sözleşmeye bağlılık ilkesinin hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturduğunu, davacının anonim şirket olup tacir olduğunu, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini beyanla; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3.Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde; davacının anonim şirket olup tacir sıfatını taşıdığını, PPK ile kurulan tavan ve taban fiyat belirleme yetkisi verildiğini, bu yetkinin sözleşmenin imzasından önce de uygulandığını, bu sebeple uyarlama koşullarının oluşmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

4.Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde; her davalı ile ayrı ayrı sözleşme kurulduğunu, bir dava dilekçesi ile diğer davalılar ile birlikte müvekkiline karşı dava açılamayacağını, uyarlama davasının sözleşmeye bağlılık ilkesinin istisnası olduğunu, 6098 sayılı Kanun’un 138 inci maddesinde düzenlenen koşulların oluşmadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

5.Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; 6098 sayılı Kanun’un 138 inci maddesindeki koşulların oluşmadığını, bayilik sözleşmesi kurulduktan sonra öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenemeyen olağanüstü bir durumun sonradan ortaya çıkmadığını, EPDK’nın 20.03.2014 tarih ve 4927 sayılı kararının önceden öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenemeyen olağanüstü bir durum olarak nitelendirilemeyeceği, davalının kusurlu olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 09.03.2017 tarih, 2016/620 E. ve 2017/155 K. sayılı kararı ile davacı tarafın tacir olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunda olduğu, bu düzenlemeye göre, tacirin tahminlerini iyi yapan, sözleşmenin kurulmasından sonraki gelişmeleri öngörebilen ya da öngörmesi gereken kişi olduğu, sözleşmenin yapıldığı anda EPDK’nun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun (5015 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre, süreli ya da süresiz olarak motorinin rafineri çıkış fiyatı, akaryakıt dağıtım tavan fiyatı ve bayi tavan fiyatını belirleme yetkisinin bulunduğu, bu yetkinin her zaman kullanabileceğini davacı tacirin öngörebilmesinin gerektiği, uyarlama koşullarında tarafların önceden tahmin etmesi, öngörmesi ve göz önünde tutması mümkün olmayan olağanüstü olayların meydana gelmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarih, 2018/3701 E. ve 2020/613 K. sayılı ilamıyla ile sözlü yargılama için özel bir gün tayin edilmeden hükmün açıklanmasının, tarafların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 27 nci maddesinde ifade edilen hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın tacir olduğu, 6102 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunda olduğu, bu düzenlemeye göre, tacirin tahminlerini iyi yapan, sözleşmenin kurulmasından sonraki gelişmeleri öngörebilen yada öngörmesi gereken kişi olduğu, sözleşmenin yapıldığı anda EPDK’nın 5015 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine göre, süreli ya da süresiz olarak motorinin rafineri çıkış fiyatı, akaryakıt dağıtım tavan fiyatı ve bayi tavan fiyatının belirleme yetkisinin bulunduğunu, bu yetkinin her zaman kullanabileceği, davacı tacirin öngörebilmesi gerektiği, bu sebeple, uyarlama koşullarından tarafların önceden tahmin etmesi, öngörmesi ve göz önünde tutması mümkün olmayan olağanüstü olayların meydana geldiğinin kabulünün mümkün olmadığı, anılı gerekçe ile sözleşmenin uyarlanmasının, mümkün değil ise feshine karar verilmesine yönelik açılan davanın reddi gerektiği, bozma ilamı sonrasında yürürlüğe giren ve karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 7251 sayılı Kanun ile değişik 6100 sayılı Kanun’0un 186 ncı maddesi uyarınca tarafların açıkça sözlü yargılama duruşmasının ertelenme talebi olmadığından ayrıca ayrı bir sözlü yargılama günü tayin edilmeksizin davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; delillerin toplanmadan, ticari defterler incelenmeden, tahkikat tamamlanmadan, sözlü yargılama için gün verilmeden karar verildiğini, yargılamanın adil olmadığını, hak arama hakkı tanınmadığını, taraflar arasındaki sözleşmelerin ihale yapısından dolayı atipik bir sözleşmeler olduğunu, davacının diğer bayilik sözleşmelerinden farklı olduğunu, dava konusu tavan fiyat kararı sonucu rafineri satış fiyatı ile davacının afişe depo satış fiyatı arasında sözleşmede öngörülen iskontoyu karşılayacak fark kalmadığını, davacının temin ettiği bedelin altında davalılara akaryakıt satışı yapmak durumunda kaldığını, bu nedenle zararının oluştuğunu, geçmişte hiç olmamış bir kâr marjı sınırlamasının olağanüstü durum olduğunu, uyarlama için kanunun aradığı tüm şartların bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, her bir davalı ile ayrı ayrı yapılan değişik tarihli bayilik sözleşmelerinin uyarlanması talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanunun 138 inci maddesi, 6102 sayılı Kanunun 18 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.