YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1855
KARAR NO : 2010/3569
KARAR TARİHİ : 10.02.2010
Kasten yaralama suçundan sanık …’nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4 maddesi gereğince, 445.616.000 Türk lirası ağır para cezasıyla cezalandırılmasına dair Karaman 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 14/03/2005 tarihli ve 2005/394 esas, 2005/205 sayılı kararından sonra, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince yapılan uyarlama yargılaması üzerine, 5237 sayılı Kanun’un 7/2 ve 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddeleri dikkate alınarak lehine kabul edilen 765 sayılı Kanun’un 456/4. maddesi uyarınca 440,00 Türk lirası adlî para cezasıyla cezalandırılmasına dair (KARAMAN) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 29/01/2009 tarihli ve 2008/393 esas, 2009/79 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25/12/2009 gün ve 2009/15004/73765 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/01/2010 gün ve 2009/299693 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesinde yer alan “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenleme ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” şeklindeki düzenleme ve anılan Kanun’un 52/1 maddesi 2. fıkrasındaki, “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından … Hazinesine ödenmesinden ibarettir”, “En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir” şeklindeki
düzenlemeler ile kararın gerekçe bölümünde olayın gelişimi nazara alınarak asgari hadden uzaklaşıldığına ilişkin bir ibare bulunmadığı gibi, hüküm kısmında da cezanın teşdiden uygulandığına dair bir ifade bulunmaması karşısında; somut olaya 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 maddesi uygulandığında 5560 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki haliyle para cezasının seçimi durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddesi uyarınca 5 gün adli para cezası üzerinden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Sanığa atılı suçun şikayete bağlı olması ve 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümlerinin sanık lehine olması sebebiyle uygulanması gerekirken bu yola başvurulmadan karar verilmesinde,
isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (KARAMAN) 1.Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 29.01.2009 gün ve 2008/393, 2009/79 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 10.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.