YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5100
KARAR NO : 2023/1488
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3062 E., 2022/375 K.
…
HÜKÜM : Esastan red
DAVA TARİHİ : 11/03/2014
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozüyük 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2014/401 Esas – 2021/183 Karar
Taraflar arasındaki sigortalının meslek hastalığından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı mirasçıları vekili ile davalı … Yapı Gereçleri San ve Tic. A.Ş. tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle tayin olunan 14.02.2023 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine murafalı temyiz eden davacı mirasçıları vekili adına Av. … ile davalı …Ş. adına Av. … geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra duruşmaya son verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14.04.1990 tarihinde Kartal’da bulunan …Seramik Fabrikasında işçi olarak çalışmaya başladığını, 23 yıl süre ile davalı … bünyesindeki diğer davalı şirkete ait seramik fabrikasında işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin ilk ve son işi olduğunu, davacının çamur ve sır hazırlama bölümünde işe başladığını 14.04.1990’dan 30.06.2007 tarihine kadar kendisine hep aynı işi yaptırıldığını, davacı ve mesai arkadaşlarının meslek hastalığına yakalandıklarını çalışma ortamında yoğun toz mevcut olduğunu, müvekkilinin ve mesai arkadaşlarının kullandıkları maskelerin hiçbir işe yaramadığını, nefes alamadıklarını defalarca şeflerine, yöneticilerine söylemelerine rağmen hiçbir önlem alınmadığını, 2007 yılında davalı şirketin Kartal’daki fabrika alanı içinde bulunan solid bölümüne çalıştırılmaya başlandığını, bu değişikliğin seramik bölümünün Bozüyük’e taşındığı için yapıldığını, bu bölümün seramik bölümünden de tehlikeli ve kötü koşullara sahip olduğunu, solid bölümüne girildiği zaman ağır kokudan herkesin gözlerinin yanmaya, sulanmaya başlandığını, 2009 yılında davacının Bozüyük’teki fabrikada çalışmaya başladığını, 2009-2013 yılları arasında iç takım, tamamlayıcı ürünler kısmında çalıştığını, bu bölümün, kapak üretim bölümüm ile aynı alan içinde olduğunu, burada da kapak hammadde tozlarının aşırı şekilde ortamda mevcut olduğunu, havalandırma sisteminin son derece zayıf olduğunu, zımpara bölümü ve polisaj parlatma bölümlerinin daima aşırı toz ürettiğini, davacıya silikozis ön tanısı konulduğu ve giderek kolon kanseri tanısı konulduğunu ve kanser sebebiyle ameliyat olduğunu, … Meslek Hastalıkları Hastanesi raporu ile davacıda pnömokonyoz, silikozis, işitme kaybı tanıları konulduğunu, davalı şirketin ve Holding’in % 100 kusurlu olarak işyerinde iş güvenliği tedbirlerini almadığını, 18 yıl boyunca müvekkilinin olağanüstü tozlu ortamda aynı işte çalıştığını, işyerinde yapılan seramik ürünlere parlaklık verilmesi için saf kuvars kullanıldığını, aşırı toz ve saf kuvarsın işçilerin hastalanmasına sebep olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi ve l70.000 TL manevi tazminatın müvekkilinin hastalığa ilk maruz kalmaya başladığı 1989 yılından bu yana ticari faiz işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 23.154,00 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili … Holding A.Ş’nin davacının işvereni olmayıp, davacının 23 yıl çalıştığını ileri sürdüğü diğer davalı … Yapı Gereçleri A.Ş şirketinden de tamamıyla farklı bir hükmi şahsiyet olduğunu, müvekkilinin, davacı tarafça yanlış olarak muhatap gösterilmiş olduğundan müvekkili adına açılmış davanın husumet yönünden reddini talep etmiştir.
2.Davalı … Yapı Gereçleri San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde 1989 yılından itibaren ticari faize hükmedilmesi talep edilmiş ise de, davacıya 2012 yılında ilk teşhis konulmuş olmasına ve davanın 2014 yılında açılmış olmasına göre böyle bir talepte bulunmanın hukuki bir dayanağı olmadığı gibi talebin zamanaşımına uğradığını Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin davacıyla ilgili Sağlık Kurulu Raporunda hastalığın meslek hastalığı olduğuna dair bir tespiti var ise bu rapora itiraz ettğini ve itirazının incelenip sonucu bağlanması için de dosyanın Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilmesine karar verilmesini talep ettiğini, 22.06.1972 tarih ve 14223 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğünün 63 üncü maddesinin; ” Hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağı ve bu hastalıkların, işten fiilen ayrıldıktan sonra en geç ne kadar zaman sonra meydana çıkması halinde sigortalının mesleğinden ileri geldiğinin kabul edileceği bu bölüm hükümlerine ve tüzüğe ekli meslek hastalıkları listelerine göre tespit ve tayin edilir” hükmünü içerdiğini, Silikozis hastalığının bir meslek hastalığı olup olmadığının tespit etmek için tüzüğün 63 üncü maddesi gereğince tüzüğe ekli bulunan listeye bakılması gerektiğini, tüzüğe bakıldığında silikozis hastalığının tüzüğün ekinde bulunan listenin C grubu içinde yer alan bir hastalık olduğunun tespit edileceğini, müvekkili şirketin işyeri şartları tespit edilmeden ve işyerinde herhangi bir toz ölçümü yapılmadan, bu hastalığın işyeri şartlarından kaynaklandığını ve davacının bu nedenlerle meslek hastalığına yakalandığından bahsetmenin yasal olarak mümkün olmadığını, bu anlamda iş bu davanın yasal mesnedinin olmadığını,davacının, müvekkili şirkette 1990 yılında çalışmaya başladığını ve Kartal’da yer alan fabrikanın kapanma sürecini takiben kendi isteğiyle Bozüyük’e taşınarak buradaki müvekkili şirket işyerinde 16.08.2013 tarihine kadar çalıştığını, davacının işyeri Sağlık Dosyası incelendiğinde işe giriş muayenesi ve tüm periyodik tetkiklerinin zamanında ve eksiksiz yapıldığının görüleceğini, çalıştığı dönem içinde davacıya 03.03.2012 tarihinde ilk teşhis konulduğunu, davacıya ayrıca konmuş bulunan kolon kanseri teşhisinin mesleki bir hastalığa ilişkin olmadığını ve açılan bu dava ile bir illiyet bağı olmadığını, davacının maddi tazminatına konu olduğunu iddia ettiği kayıplarını dava dilekçesinde belirtmediğini, manevi tazminat talebinin mesnetsiz olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Sigortalının meslek hastalığına tutulmasında kusur oranlarının tespiti amacıyla Göğüs Hastalıkları Uzmanı, Metalurji ve Malzeme Mühendisi, Hukukçu ve A sınıfı İş güvenliği Uzmanı Makine Mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, 05.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacı sigortalının çalıştığı süreler dikkate alınarak davalı … Yapı Gereçleri A.Ş.’nin %100 oranında, davacı …’nın kusurunun bulunmadığı ve davacının meslek hastalığına yakalanmasında kaçınılmazlık faktörünün bulunmadığı, dosyada talep edilen maddi tazminat hesabı yönünden fiili duruma uygun olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 11.12.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda davacı işçinin SGK kayıtlarına göre muris davacıya fiilen 21.777,02-TL ödeme yapıldığı, davacının meslek hastalığının başlangıç tarihi olan 03.01.2012 tarihinden davacının vefat ettiği 22.04.2018 tarihine kadar Toplu İş Sözleşmesindeki ücretleri dikkate alınarak toplam 140.410,62-TL hesaplandığı, bilirkişi raporunda hesaplanan bu miktardan %32 maluliyet indirimi yapılmamış ise de, davacının maluliyet oranının %28 olduğu alınan raporlar ile kesinleştiğinden mahkememizce bu husu re’sen düzeltilerek %28 maluliyet ve davalının %100 kusur indirimi yapıldığında davacının gerçek maddi zararının 39.314,97-TL olduğu, SGK tarafından bağlanan ve davacıya ödenen aylıkların toplamı 21.777,02-TL olup, davalının %100 kusuruna göre davacının gerçek maddi zararı (39.314,97-TL-21.777,02-TL=) 17.537,95-TL olarak hesaplandığını, bu nedenle 17.537,95-TL’nin, davalı … Yapı Gereçleri San. Ve Tic. A.Ş.’den alınarak davacıya/mirasçılarına verilmesine, somut olayda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, maluliyetin tespit tarihi, tarafların kusur durumları ile davacının 03.01.2012 tarihinden itibaren meslekte kazanma gücü kaybının %28 oranında olduğu dikkate alınarak davacının manevi zararı için 28.000,00-TL manevi tazminatın davalı … Yapı Gereçleri San ve Tic. A.Ş.’den alınarak davacıya/mirasçılarına verilmesine karar vermek gerektiğini, davacı/muris sigortalının davalı … Yapı Gereçleri San. ve Tic. A.Ş’ de çalıştığı, bu firmanın diğer davalı …Şden ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunması sebebiyle davalı …Ş. yönünden husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili ile Davalı … Yapı Gereçleri San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin meslek hastalığı sebebiyle vefat ettiği için yapılan tazminat hesaplamasında yaşasaydı doğacak zarar ne ise o zarar bulunarak hesap yapılması gerektiğini, müvekkilinin hastalığının ağır olduğu ve çalışacak bedenrel gücünün olmadığı, yardım ve bakıma muhtaç olduğunu, hastanede kaldığı sürelerin bu durumu ortaya koyduğunu, hastanede tedavi olan zaman zaman da yoğun bakımda kalan bir kimse için ısrarla önce %32 maluliyet oranı belirlenmesi sonra bunun %28 e düşürülmesinin hatalı olduğunu, neticede de müvekkilinin vefat ettiği gözetilerek belirlenen maddi tazminat miktarına itiraz ettiklerini, itirazların karşılanması için dosyanın üçüncü bir bilirkişiye gönderilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesinin hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın emsal kararlar dikkate alındığında az olduğunu, davalı …’in husumet itirazının kabul edilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı … Yapı Gereçleri San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur raporundaki tespitlerin, %100 düzeyindeki kusurun müvekkiline verilmesinin ve kaçınılmazlığın dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, bilirkişi heyetinin çalışmanın yapıldığı alanda uzman kişilerden seçilmesi gerektiğini, sürekli iş göremezlik oranının hatalı tespit edildiğini, hesap raporunun Dairece benimsenen ilkelere aykırı düzenlendiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 05.06.2017 tarihli kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 6331 Sayılı Kanun ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli oldukları, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından mahkemece “kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin % 100 oranında kusurlu bulunduklarının kabulünde isabetsizlik görülmediği, maddi tazminat miktarının tespiti için alınan 11.12.2020 tarihli bilirkişi raporunun, yasal düzenlemeler ile yerleşik yargısal kararlara uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşıldığından tarafların maddi tazminatın hesaplanmasına yönelik istinaf nedenlerinin de yerinde görülmediğini, Tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, işgöremezlik oranı, olay tarihi dikkate alındığında yerel mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı dosya kapsamına uygun olduğundan davacının manevi tazminata yönelik istinaf nedenleri de yerinde görülmeyerek Tarafların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; Müvekkilleri murisinin meslek hastalığı sebebiyle vefat ettiğini, silikozis ve kanser ile 11 yıl mücadele edip uzun süreler hastanede yatmış, gerek serviste gerek yoğun bakım ünitesinde tedavi edilmeye çalışılmış ise de uzun ve ağır acılar çekerek 54 yaşında vefat ettiğini, murisin meslek hastalığı sebebiyle vefat ettiği için yapılan tazminat hesaplamasında yaşasaydı doğacak zarar ne ise o zarar bulunarak hesap yapılması gerektiğini, müvekkilinin hastalığının ağır olduğu ve çalışacak bedenrel gücünün olmadığı, yardım ve bakıma muhtaç olduğunu, hastanede kaldığı sürelerin bu durumu ortaya koyduğunu, hastanede tedavi olan zaman zaman da yoğun bakımda kalan bir kimse için ısrarla önce %32 maluliyet oranı belirlenmesi sonra bunun %28 e düşürülmesinin hatalı olduğunu, Sayın Mahkeme’nin vefat etmiş bir işçi için maluliyet başına 1.000 TL kabulle manevi tazminata hükmetmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki benzer meslek hastalığı dosyalarında müvekkilleri lehine 170.000 TL tutarındaki manevi tazminatların Yargıtay’ca onanmış olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın davacının vefatı nedeniyle mirasçıları arasında paylaştırılacağı gözetildiğinde de az olduğunu işaretle kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek hastalığı neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 14, 16 ve 20 inci maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 inci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 55 inci maddesi ve meslek hastalığının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunun 41,42,43,44,46 ve 47 inci maddeleri ile 332 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanun’un 77 inci maddesi ile 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle hükme esas alınan kusur ve hesap raporu ile manevi tazminat miktarının dosya kapsamı ve Dairemizce kabul edilen ilkelere uygun olmasına göre kanunun açık hükmüne aykırı görülen hususlar dikkate alınarak, davacı mirasçıları vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı HMK’nun 297 inci maddesinde düzenlenen “Hükmün Kapsamı” içerisinde “1/b” bendinde “Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin” hükümde yer alması gerektiği belirtilmiştir.
3. Öte yandan HMK’nun 114 üncü maddesi gereğince taraf (hak) ehliyeti dava şartı olarak düzenlenmiş olup, ölümle taraf ehliyetinin son bulması halinde aynı kanun 55 inci maddesi kapsamında mirasçılarının davadan haberdar olmaları sağlanarak mirasçılar huzuruyla davaya devam olunarak karar verilmesi sağlanmalıdır.
4. Somut olayda, davacı …’nın 03.01.2012 tarihinde tespit edilen meslek hastalığı için iş bu davayı 11.03.2014 tarihinde açtığı ve yargılamanın devamında 22.04.2018 tarihinde vefat ettiği, mahkemece mirasçılarının usulüne uygun olarak dosyadan haberdar olmaları sağlanarak karar verilmiş ise de, hükümde belirtilen tazminatların, mirasçıların miras payları oranında mirasçılara aidiyetine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile vefat eden davacı lehine hüküm tesis edilmesi, aynı zamanda ilk derece mahkemesi kararında davalı … Yapı Gereçleri San. ve Tic. A.Ş. unvanın yazımında hata yapılarak … Yapı Gereçleri ibarelerinin belirtilmesi ile yetinilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
5. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
6. O halde, temyiz eden davacı mirasçıları vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek HMK’nun 369 uncu maddesi kapsamında kanunun açık hükmüne aykırılıklar dikkate alınarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi hükmü bozulmalıdır.
7. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu kısımları düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
1. Davacı mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davacı mirasçıları vekilinin temyiz itirazının kabulü ile:
a) İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığında ve hüküm içeriğinde yer alan”… Yapı Gereçleri” ibarelerinin silinerek yerine “… Yapı Gereçleri San. ve Tic. A.Ş.” ibarelerinin yazılmak
b) İlk Derece Mahkemesi Hüküm fıkrasında “davacı” ibarelerinin silinerek yerlerine “davacı mirasçıları” ibareleri yazılmak
c) İlk Derece Mahkemesi Hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin “a” ve “b” bentlerinin silinerek yerlerine:
“a-) Davacıların maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 17.537,95 TL maddi tazminatın maluliyet başlangıç tarihi olan 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı mirasçılarının miras payları oranında mirasçılarına verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b-) Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 28.000,00 TL manevi tazminatın maluliyet başlangıç tarihi olan 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı mirasçılarının miras payları oranında mirasçılarına verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” rakam ve sözcükleri yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dairemizde icra edilen duruşmada davacı mirasçıları vekili kendilerini vekille temsil ettirdiğinden 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalı … Yapı Gereçleri San ve Tic. AŞ ‘den tahsili ile davacı mirasçılarına verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…