YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9898
KARAR NO : 2023/2088
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/287 Esas., 2022/444 Karar
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/287 Esas, 2022/444 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkânsızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, temyize gelmeyen sanığın yokluğunda verilen kararın, savunmasında bildirdiği adresten farklı bir adrese çıkarılıp iade geldikten sonra, yine farklı bir adreste sanığın babasının imzasına 02.11.2022 tarihinde yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; usulüne uygun olarak (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35/3 ve 263. maddelerine uygun olarak bizzat kendisine okunup anlatılmak suretiyle, cezaevinde olmaması halinde öncelikle savunmasında verdiği bilinen en son adresine, bu adrese tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılacak şekilde) tebliğ edilmesi ile, tebligat belgesi ve sunması halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmesi kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.