Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4209 E. 2023/1717 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4209
KARAR NO : 2023/1717
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil, manevi tazminat; ikinci kademede maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, davalının maliki olduğu ve müvekkillerinin kiracı olarak oturduğu dava konusu 6071 ada, 4 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı, 3. kat, 6 numaralı bağımsız bölümün satışı hususunda davalıyla müvekkillerinin sözlü olarak anlaştıklarını, müvekkillerinin davalıya peşinat olarak 20.000,00 TL ödediklerini, daha sonra taşınmazın satış bedeline mahsuben müvekkillerinden Müge Poçan’ın babasına ait aracın davalıya devredildiğini, bakiye satış bedeli karşılığında da 108.000,00 TL tutarında 48 adet senet tanzim edildiğini ve senet bedellerinin müvekkilleri tarafından ödendiğini, satış bedelinin tamamının ödenmiş olmasına rağmen davalının taşınmazın devri için müvekkillerinden bir miktar daha para talep ettiğini ve bu miktarın da ödendiğini, davalı tarafından müvekkillerinden … adına taşınmaz satış yetkisini içeren vekaletname düzenlendiğini, ancak vekaletnamede taşınmaz bilgileri yanlış yazıldığından tapuda taşınmazın devrinin gerçekleştirilemediğini, ayrıca müvekkillerinin dava konusu taşınmazda 60.000,00 TL miktarında tadilat yaptırdığını da belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dava konusu taşınmazın müvekkili Müge Poçan adına tescili ile 10.000,00’er TL manevi tazminat; ikinci kademede ödenen satış bedelleriyle dava konusu taşınmaz için yapılan masrafların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini ile 10.000,00’er TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bahse konu senetlerin müvekkilinin davacılara vermiş olduğu borç karşılığında düzenlendiğini, ödenmeyen senetler ve kira alacakları için icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından kaleme alınmış bir mektup olmadığını, araç devrinin ise davayla bir ilgisi olmadığını beyan ederek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli ve 2015/305 Esas, 2016/831 Karar sayılı kararıyla; “… Tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmazın haricen satışı Türk Medeni Kanunu’nun 706, Borçlar Kanunu’nun 213 ve Tapu Kanunu’nun 26 ncı maddesi hükümleri karşısında geçersizdir. Böyle bir satış haricen satın ve devralan kişiye tapu kaydının iptali ve adına tescili yönünde bir hak bahşetmez.

Ancak davacılar vekili iptal ve tescile ilişkin isteğinin kabul edilmemesi halinde 2005 yılında peşinat olarak ödenen 20.000,00 TL, 31 DR 223 plakalı araç bedeli, Akbank-Toros şubesinden ödenen 48 adet bono nedeniyle 108.000,00 TL, dava konusu taşınmaza yapılan iyileştirme nedeniyle 60.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiş ise de bu istek kalemleri de yazılı belge veya yazılı delil başlangıcı sayılabilecek bir delilin varlığı halinde tanıkla ispatı mümkün olduğundan ispatlanamayan davanın reddi gerektiği…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 28.05.2019 tarih ve 2016/12029 Esas, 2019/4835 Karar sayılı ilamında;
“…Adana 13. Noterliği 20.01.2005 tarih 17858 yevmiye numaralı vekaletnameyle, davalı tarafından davacı …’ın ‘Adana ili, Seyhan ilçesi, Karalarbucağı Köyü, 0071 ada, 4 parsel numarasında kayıtlı arsa niteliğindeki taşınmazda adına kat irtifakı tesis edilmiş, 32/896 arsa paylı, 3. katta, 6 numaralı meskendeki hak ve hisselerinin tamamını arsa payı ile birlikte kendisini temsilen Müge Poçan’a dilediği bedel ve koşullarda satışı vd.’ hususunda vekil tayin edildiği, mahkemece, vekaletnameye konu taşınmazla dava konusu taşınmazın aynı taşınmazlar olup olmadığı hususunda bir araştırma yapılmadığı; taşınmaz başında keşif yapılarak davacıların dava konusu taşınmazda malik sıfatıyla yaptıklarını iddia ettikleri tadilatların ve tutarının belirlenmediği; yine bu kapsamda davacıların dosyaya sunduğu faturaların değerlendirilmediği; davacıların toplam 108.000,00 TL tutarında 48 adet senet imzalayarak davalıya verdikleri ve davacılar vekili tarafından mahkemeden ilgili bankaya yazı yazılarak bu senet bedelleri karşılığında yapılan ödemelere ilişkin dekontların istenilmesi konusunda talepte bulunulduğu, mahkemece, davalı vasisine ait banka hesabına davacılar tarafından yapılan ödemelere ilişkin dekontların gönderilmesi için ilgili bankaya yazı yazıldığı, yazıya banka tarafından cevap verilmediği gibi, mahkemece bu yazının akıbetinin sorulmadığı davacılar tarafından hangi banka hesabına ödeme yapıldığı belirlenmeksizin yazılan yazının bu yönüyle eksik olduğu; davalı tarafından gönderildiği belirtilen ve davacılarca dosyaya sunulan mektupta “Sen güle güle evinde otur.” ifadesinin yer aldığı, mahkemece bu mektubun davalının eli ürünü olup olmadığı hususunda inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmüştür.

Tüm bu belirlemeler karşısında; mahkemece, davacıların iddiaları ve bu iddialarına dayanak delillerinin yeterince araştırılıp değerlendirilmesi gerekirken, taşınmazların haricen satışının geçersiz olduğu ve davacıların iddialarını yazılı delil veya delil başlangıcıyla ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
İlk Derece Mahkemesi, 08.04.2022 tarih, 2019/214 Esas, 2022/186 Karar sayılı kararında;
“… Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan incelemede, davacıların ödeme yaptığı bankanın cevabına göre davacılar tarafından davalının ortak hesabına 50.020,00 TL ödeme yapıldığı, davacılarca dosyaya sunulan “Sen güle güle evinde otur.” ifadesinin bulunduğu mektubun yazı kısmının davalının eli ürünü olmadığı ancak, imzanın davalının eli ürünü olduğu, davalının davacılardan Ahmet lehine verdiği vekaletnamede 6 No.lu bağımsız bölümden bahsedilse de taşınmazın bulunduğu adanın bir rakamının yanlış yazıldığı ve bu yüzden devrin gerçekleştirilemediği, bilgilerinin düzeltilerek yeni vekaletname verilmesi sonrasında ise bu kez de taşınmazda tedbir bulunması nedeniyle devrin gerçekleşmediği, neticeten yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacıların dava konusu taşınmazı davalıdan haricen satın aldıkları, davalının harici satış nedeniyle davacı …’e vekalet verdiği ve vekaletnamede taşınmazın davacı … Poçan’a devri konusunda açık bir irade beyanının bulunduğu, satış nedeniyle verilen 48 adet senetin bedelinin banka kanalıyla ve elden olmak üzere ödendiği, sonrasında senetlerin aslının davacıların uhdesine geçtiği, davalının cezaevinden davacılara gönderdiği mektupta “Sen güle güle evinde otur.” ifadesinin kullanıldığı, tüm bu hususlar ve delil başlangıcı niteliğindeki vekaletname ve mektup içeriği birlikte değerlendirildiğinde harici satışla bedeli ödendiği halde tapuda devrin yapılmadığı…” gerekçesiyle; davanın kabulüne, Adana ili, Çukurova ilçesi, Karalarbucağı Mahallesi, 6071 ada, 4 parsel, 3. kat 6 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılardan Müge Poçan adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; delil başlangıcı niteliğindeki belgenin tek başına hüküm vermeye yeterli olmadığını, hükmün kesin delillerle desteklenmediğini, bu nedenle hukuka aykırı olduğunu, satışı yapılan taşınmaz bilgileri vekaletnameye doğru yazılmadığı halde mahkemece delil kabul edildiğini, mektubu yazanın davalının olmadığı tespit edildiği halde mektubun delil kabul edilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek; usul ve yasaya aykırı hüküm bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil, manevi tazminat; ikinci kademede maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706 ve 716 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 29 ve 237 inci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi.

Kural olarak; tapulu taşınmazların satışı, TMK’nın 706, BK’nin 213 (6098 sayılı TBK’nin 237.), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince, resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir mülkiyet hakkı bahşetmez. 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 Esas, 1940/77 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre, tapulu taşınmazın harici satışının hüküm ifade etmemesi durumunda, taraflar verdiklerini geri alabilirler.

3. Değerlendirme
Somut uyuşmazlıkta talep; harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil, manevi tazminat; ikinci kademede maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup tapulu taşınmazın harici satışının hüküm ifade etmemesi durumunda, taraflar verdiklerini geri alabilirler.

Yerel mahkemece, dava konusu tapulu taşınmazın harici satışının mümkün olmadığı gözetilmeksizin tapu iptal ve tescil istemi konusunda kabul kararı verilmesi doğru değildir. Her ne kadar tapulu bir taşınmazın harici satış sözleşmesiyle satışı geçerli değilse de; geçersiz sözleşmenin varlığı halinde taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini geri alabileceklerinden, davacının terditli tazminat talebi değerlendirilmeli, tazminat istemine ilişkin delilleri değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.