Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7866 E. 2023/2112 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7866
KARAR NO : 2023/2112
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi)
SAYISI : 2014/1352 Esas, 2015/90 Karar
HÜKÜM : Kabul- Ret

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak birleşen davada davacı vekili
tarafından, duruşmasız olarak asıl davanın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.04.2023 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacılar vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin acenteliğini yaptığı gemilere davalının 2001 yılı içinde verdiği yolcu ve liman hizmetleri için tarifede belirtilen miktarların donatan adına ödendiği halde davalının gecikme iddiasıyla müvekkilinden nasıl hesaplandığı belirlenemeyen ödeme talep ettiğini, müvekkilinin bir kısmını ödemesinden sonra davalının 344.348,90 TL bakiye borç kaldığını, ödenmezse hizmet verilmeyeceğini ve gemilerin tutuklanacağını söylediğini, müvekkilinin gemilerin hizmet almasını temin, telafisi imkansız zararlardan kurtarma maksadıyla hesaplama yöntemine, borç bakiyesine, faiz oranına itiraz hakkı saklı kalmak kaydıyla istenen tutarda 5 adet çeki davalıya verdiğini, tarifedeki cezaların uygulanması için gerekli olan temerrüdün oluşmadığını ileri sürerek 344.348,90 TL tutarındaki 5 adet çek için tedbiren ödeme yasağı konulmasını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davacı vekili, davanın devamı sırasında çek bedellerinin ödendiğini ileri sürerek 344.348,90 TL’nin ödeme gününden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte istirdadını istemiştir.

2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin çeşitli yolcu gemilerine davalı tarafından yolcu ve liman hizmeti verildiğini, bunlardan dolayı tahakkuk eden miktarların acente Tura Turizm A.Ş. tarafından ödenmesine rağmen davalının gecikme bedeli adı altında ne şekilde hesaplandığı da anlaşılmayan fahiş alacak iddiasında bulunup ödenmezse hizmet vermeyeceğini tehdidinde bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin gemilerinin seferden menine dair ihtiyati tedbir kararı aldığını, acentenin itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla 344.348,90 TL tutarındaki muhtelif çekleri davalıya teslim ettiğini, ardından davalının 12.03.2003 tarih ve 1078 sayılı yazı ile acenteye gönderdiği yazıda toplam 979.183,71 TL borcun bulunduğunu, ödenmezse hizmet vermeyeceğini, gemilerin limana uğraması halinde tutuklanacağını bildirdiğini, müvekkilinin de muhtemel bir seferden men kararınını turizme olumsuz etkisini ve telafisi imkansız zararların ortaya çıkmasını engellemek ayrıca donatanı olduğu gemilerin limandan hizmet almasını temin için diğer acentesi Orient Denizcilik A.Ş.’yi yetkili kılıp ödeme planı hususunda mutabakat yapıldığını, bu kapsamda toplam 1.020.993,00 TL ödenmesi hususunda anlaşıldığını, henüz tarihi gelmeyen 119.116,00 TL tutarında çek dışında tüm ödemelerin yapıldığını, böylece yolcu gemileri için telafisi imkansız zararların önlendiğini, ancak tahakkuk eden bu bedellerin gecikme faizi niteliği taşıdığını, oysa tarifede gecikme cezasının uygulanması için gerekli tebligatın yapılmadığını, temerrüdün gerçekleşmediğini, hesaplama yöntem ve kaynağının açıklanmadığını, döviz bazında faize faiz işletildiğini ileri sürerek şimdilik 500.000,00 USD’nin istirdadını talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının acenteliğini yaptığı gemilerin müvekkiline ait limanda aldığı yolcu ve liman hizmeti karşılığı ücretlerin ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; dava konusu gemilerin borçlarını acentelerin ödediğini, tüm faturaların bu acentelere karşı kesildiğini, davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacının donatanı olduğu gemilere hizmet başlamadan önce ücretinin ödenmesi gerektiğini, davacı acentesinin taahhüt tarihinde ödeme yapmadığının müfettiş raporunda belirlendiğini, davacının borçlarını tasfiyeyi teklif edip ödeme planı sunduğunu, acente Tura Turizm A.Ş.’nin çeklerinin karşılıksız çıktığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 08.02.2011 tarih, 2007/232 E. ve 2011/36 K. sayılı kararı ile hüküm fıkrasında asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 02.05.2014 tarih, 2013/499 E. ve 2014/8224 K. sayılı kararıyla kararın gerekçe kısmı ile hüküm kısmı arasında çelişki oluşturulduğu gerekçesiyle karar bozulmuş, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazları incelenmemiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davaya konu çeklere ilişkin alacağın dava dışı firmalar tarafından davalıya ödendiği, davalının da bu hususu kabul ettiği, alacağın bu ödemelerle sona erdiği, çeklerin bedelsiz kaldığı, davacıya iadesinin gerektiği, birleşen dava yönünden ödemelerin taraflar arasındaki sulh protokolüne istinaden gerçekleştirildiği, ihtirazi kayıt konulmadığı, işbu ödemelerin davalının verdiği hizmet ve hizmet bedelinin geç ödemesinden kaynaklandığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, dava konusu 5 adet çek nedeniyle davacının 344.348,90 TL davalı yana borçlu olmadığının tespitine, çeklerin bedelsiz olarak davacıya iadesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı vekili ile birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davanın davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza mahkemesi kararı ile davacı … müvekkilinin personeli arasında menfaat ilişkisi kurulduğunun kanıtlandığı, dava konusu çeklerin karşılıksız çıktığını, takip başlatıldığını, yeni acente ile sulhe varılarak borcun ödendiğini ancak çek tazminatları, icra masrafları, vekalet ücreti yönünden borcun devam ettiğini, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken kabul kararının hukuka aykırılık taşıdığını, böylece vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de yanlış belirlendiğini, talepten fazla olacak şekilde çeklerin iadesine karar verildiğini ileri sürerek asıl davaya yönelik kararın bozulmasını istemiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hizmet bedellerinin tam ve zamanında ödendiğini, davalının ihtirazi kayıt koymaksızın kapalı fatura tanzim ettiğini, asıl alacağı ihtirazi kayıtsız tahsil eden ve kapalı fatura düzenleyen davalının herhangi bir alacağı kalmadığını ikrar ettiğini, liman hizmetlerinin tekelinde olmasının verdiği imkanları kötüye kullanan davalının ikrah yoluyla talep ettiği bedellerin yolcu gemilerinin seferden menini önlemek için müzayaka halindeki müvekkilince ödendiğini, ikrah halinin bulunduğunu, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, taraflar arasında bir sulh protokolünün düzenlenmediğini, alacak iddiasına ilişkin faturaların acenteye tebliğ edilmediğini, faize faiz işletildiğini, kur farkına faiz uygulanması şartları oluşmadığını, asıl borç ödenince ferilerinin sükut edeceğini, davalının hizmet bedellerini zamanında talep etmediğini, birleşen davaya konu ödemelerin asıl dava devam ederken yapıldığını, bu hususun ihtirazi kayıt anlamına geldiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Asıl davada menfi tespit istemine konu edilen çek bedellerinin asıl davanın açılmasından sonra asıl dava yönünden dava dışı olan donatan adına donatanın yeni acentesi tarafından ödendiği taraflar arasında uyuşmazlık dışıdır. Bu durumda mahkemece asıl davanın açılmasından sonra konusuz kaldığı gözetilerek bu yönde karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de buna göre belirlenmesi gerekirken asıl davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, kararın asıl davanın davalısı yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan birleşen davada verilen kararın ONANMASINA,

2.Asıl davada mahkeme kararının BOZULMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde birleşen davada davacıya iadesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl davada davalı …Ş.’ye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.