Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8526 E. 2023/2305 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8526
KARAR NO : 2023/2305
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1101 Esas, 2021/1393 Karar
HÜKÜM : İstinaf başvurusu kabulü kararı
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/1272 E., 2018/1289 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Siegenia marka pencere makaslarının üretim ve ticaretini yaptığını, davalı şirketin müvekkilinden cephe makası ürünlerinden 8.400 adet satın aldığını, davalı şirket tarafından bu malzemelerin üçüncü kişi Bak Yapı Ltd. Şti.’nin projesinde kullanılmak üzere satıldığını, müvekkili tarafından fatura karşılığı davalıya satılan malzemelerin 7.657 adedinin kusurlu olduğu gerekçesi ile iade faturası ile iade edildiğini, müvekkilinin bu ürünlerin eski hali ile iade edildiğini düşünerek kabul ettiğini, iade edilen ürünlerden 3.752 adedinin orijinal paketli olduğunu, ancak malzemelerden 3.905 adet makasın söküp takma işlemi sırasında ciddi hasar gördüğünü, ürünlerin kullanılmış olduğunu, bu ürünlerin tekrar satışının mümkün olmadığını, müvekkili tarafından yaptırılan delil tespitinde ürünlerde kusur olmadığının tespit edildiğini, davalının haksız iade işlemi nedeni ile müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek zararın tazmini için şimdilik 97.226,69 TL’nin işletilecek en yüksek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmanın perakende satıcı olduğunu, üretici davacıdan aldığı ürünleri sattığını, Bak Yapı’nın aldığı bu makaslan İstanbul Park isimli Esenyurt’ta bulunan inşaatına monte ettiğini, müvekkilinin bu olay ve davada hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava konusu makasların Bakyapı Ltd. Şti tarafından, ayıplı olması sebebiyle müvekkili firmaya iade faturası ile teslim edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin iade aldığı makasları iade faturası keşide ederek davacıya teslim ettiğini, dava konusu makasların tamamen davacının rızası ve isteği üzerine malların ayıplı çıkması sebebiyle iade edildiğini, malların irsaliye ile davacıya teslim edildiğini, davacının malları teslim alırken hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmediğini, faturalara ve irsaliyelere süresinde itiraz etmediğini, davacının iade faturalarını defterlerine işlediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aksaklık ve hataların davacıya ait makaslardan kaynaklanmadığı, ancak tedarikçi firma olan davalının da kusuru bulunmadığı, davacı tarafından üretimi yapılan ve tedarikçi davalı tarafından dava dışı firmalara verilen ürünlerin hatalı uygulamasından kaynaklanan bedelin uygulamayı ve tasarımı yapan dava dışı firmalardan talep edilmesi gerektiği, davalı tedarikçiden makas bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalıya 8400 adet cephe makası satıldığını, bu ürünlerden 7657 adetinin iade edildiğini, müvekkilinin kusuru bulunmamasına rağmen müşteri memnuniyeti amacıyla geri alındığını, iade edilen ürünlerin 3752 adetinin orjinal ambalajı içerisinde bulunduğunu, fakat ürünleri davalı ile olan geçmiş ticaretlerine ve davalı beyanlarına güvenerek teslim almış ise de teslim alınan ürünlerden 3905 adedinin bir daha satışı mümkün olmayacak şekilde teslim edildiğini, müvekkiline ait ürünlerde bir hata bulunmadığını, hatanın dava dışı firmaların yanlış uygulamalarından kaynaklandığını, müvekkilinin dava dışı firmalar ile aralarında bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ürünleri teslim alırken ihtirazi kayıt ileri sürdüğüne dair bir delil bulunmadığı, davacının alıcı tarafından iadesi istenilmesi üzerine ürünleri itiraz etmeden teslim aldığı, iade faturalarını da ticari defterlerine işlendiği, davacının aradan süre geçtikten sonra delil tespiti talebinde bulunduğu, basiretli tacirden beklenen inceleme yapılmaksızın ürünlerin ihtirazi kayıtsız kabul edilmesi nedeniyle sonrada ürünlerin kullanılamaz bir şekilde teslim edildiği iddiasının ileri sürülemeyeceğini, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken davanın uygulamayı ve tasarımı yapan dava dışı firmalara karşı açılması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından satın alındıktan sonra davacıya iade edilen malların bozuk olduğunun tespiti ve zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 207 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.