YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1475
KARAR NO : 2023/1674
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1145 E., 2022/2191 K.
…
…
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/245 E., 2019/103 K.
Taraflar arasında … 20. İş Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekileri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 2.151,15 TL brüt ücretle 10.02.2011-15.10.2011 tarihleri arasında 15 günlük süre hariç 7 ay 20 gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde davanın reddine karar verilmesini özet olarak talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… 20. İş Mahkemesinin 13.05.2019 tarihli ve 2016/245 E. ve 2019/103 K. no lu kararıyla davacının davasının taleple bağlı kalınarak kabulü ile; davacının 10.02.2011-15.10.2011 tarihleri arasında toplam 7 ay 20 gün süre ile 2151,15-TL brüt ücret ile davalıya ait işyerinde hizmet aktiyle çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2019/1940 E. -2021/983 K. no lu kararıyla “davaya konu dönemde tanık ile ispat sınırının 590,00 TL olduğu ve davanın açıldığı tarih itibariyle feri müdahil konumunda bulunan SGK’nın leh ve aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ( ve bu durumun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği)” gerekçesine dayalı olarak;
“Davalı Şirket ile Feri Müdahil SGK’nın istinaf başvurularının kabulüne,
2-… 20. İş Mahkemesi’nin 2016/245 Esas, 2019/103 Karar, 13.05.2019 tarihli kararının kaldırılmasına,
3-Davanın kısmen kabulü ile;
4-Davacının 10.02.2011 ile 15.10.2011 tarihleri arasında toplam 7 ay 20 gün süre ile en son 2.151,15 TL brüt ücret ile davalıya ait iş yerinde hizmet akti ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
5-Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT’ ne göre hesaplanan 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı … Deri San. ve Tic. A.Ş.’den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı … Deri San. ve Tic. A.Ş. vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT’ne hesaplanan 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … Deri San. ve Tic. A.Ş.’ne verilmesine,” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 10.03.2022 tarihli ve 2021/9467 E. ve 2022/3346 K. no lu kararı ile davacının davalı iş yerinde 10.02.2011-15.10.2011 tarihleri arasında 15 günlük süre hariç 7 ay 20 gün süre ile çalıştığının tespiti isteminde bulunduğu, Mahkemece davacının davasının taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verildiği, ancak 15 günlük sürenin hangi tarihler arası olduğunun belirtilmediği, 15 günlük sürenin hükümde dışlanmadığı, hükmün gerekçesi ile sonucu arasında oluşan çelişkinin giderilmediği, bu şekilde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 inci maddesine aykırı olarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesine dayalı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak bordrolu tanık beyanı alınmış, davacının davalı işyerinde işe ara verdiği 15 günlük süre belirlenmiş ve sonucunda “davanın kabulüne, davacının 10.02.2011 ile 15.10.2011 tarihleri arasında (16.06.2011 ile 30.06.2011 tarihleri arasındaki süre haricinde) 2.151,15 TL brüt ücret ile davalıya ait iş yerinde hizmet akti ile çalıştığının tespitine,” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … Deri San. ve Tic. A.Ş. vekili; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 1 maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 288 inci maddesindeki parasal sınırı aşan davalarda yazılı delil ile ispatın gerektiğini, dava konusu döneme ilişkin yazılı delil ile ispat sınırının 590 TL olup dosyada tanık dinlenerek karar verilmesini sağlayacak yazılı delil başlangıcı sayılan bir belgenin de bulunmadığını, Mahkemece prime esas kazanç yönünden hükmedilen tutarın 2.151,15 TL olduğunu, bu tutarın sadece tanıkla ispatının mümkün olmadığını beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini, Kurumun feri müdahil sıfatının bulunduğunu, aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretinden dolayı sorumluluğa hükmedilemeyeceğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti ile sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 506 sayılı Kanun’un 79 uncu ile 5510 sayılı Kanun’un 80 ve 86/9 uncu maddeleri,
3. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288, 289 ve 292 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200 ve 202 inci maddeleri ile Geçici 1/2 nci maddeleri hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 E., – 2010/523 K., 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 E., – 2010/524 K., 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 E., – 2010/525 K., 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 E., – 2011/649 K., 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 E.,- 2013/850 K., sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
2. Somut olayda, davacı davalı deri konfeksiyon imalalatı işyerinde kesimci ustası olarak çalışmıştır. Mahkemece davacının hizmet tespiti istemine ilişkin kurulan hüküm yerinde ise de davacının prime esas kazancının tespiti istemi yönünden kesinleşmiş işçilik alacağı dava dosyasında hüküm altına alınan ücret tutarı ile tanık beyanları birlikte değerlendirilmek suretiyle kurulan hüküm yerinde değildir.
3. Mahkemece yapılması gereken iş, dava konusu somut olayda talep edilen dönemle ilgili öncelikle ücret ödemesine ilişkin yazılı delilin veya banka kaydının olup olmadığı araştırılmalı, varsa bu bilgi ve belgelerde celp edilmeli, varsa banka kayıtları ile Kuruma bildirilen dönem bordroları karşılaştırılarak inceleme yapılmalı, ayrıca davacının açmış olduğu işçilik alacağına ilişkin olarak işverence sigortalıya ödemenin yapılması halinde sadece hizmetin gerçekleştiği son ayın prime esas kazancına dahil edilebileceği gözetilmeli, ücretin ispatı konusunda yukarıda bahsedildiği üzere yazılı delil arandığı, şayet yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge ya da bilgi bulunması halinde tanıkla da ispatın mümkün olabileceği dikkate alınarak varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
4. Bölge Adliye Mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…