Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/2712 E. 2023/3167 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2712
KARAR NO : 2023/3167
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2045 Esas, 2023/214 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/298 E., 2022/490 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Sambo Tekstil Triko San. ve Tic. A.Ş. de çalışırken 24.03.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle yaralanan sigortalı …’in geçici iş göremezlik ödeneği ve yapılan tedavisi için masrafların karşılandığını, bu bedellerin davalıdan rücuen tahsili istemiyle aleyhinde Ankara 4. İş Mahkemesinin 2008/517 E., 2009/381 K. sayılı dosyasında dava açıldığını, mahkemece verilen kısmen kabul kararının onandığını, kararın Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2008/586 E. sayılı dosya ile takibine konulduğunu, ancak dosyada tahsilat yapılamadığını, 23.01.2014 tarihinde kaydının resen terkin edildiğini ileri sürerek adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; ihyası istenilen şirketin 13.07.1988 tarihinde kurulduğunu, şirketin bildirilen son adresinin ilan edildiğini ancak bu tarihten sonra şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 31’inci maddesi kapsamında mevcut faaliyet adresini ticaret sicilinde tescil ve ilan ettirmediğini, gerekli ihtarlara rağmen de bu zorunluluğu yerine getirmediğini 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde resen terkin edildiğini ve beş yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen Sambo Tekstil Triko Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ nin 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca resen ticaret sicil kaydının silindiği, davacı tarafça açılan davanın dayanağının silinmeden önceye ilişkin olduğu, böylece davacının açmış olduğu dava neticesinde derdest icra takibi varken şirketin ticaret sicil kaydının silinmesinin yerinde olmadığı, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı sıfatıyla devam eden davaları veya takipleri bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanamayacağının belirtildiği, beş yıllık sürenin bu durumda uygulanamayacağı, silinme sebebi de nazara alınarak Sambo Tekstil Triko Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ihyasına karar verilmesi gerektiği, davalı … Sicil Memurluğu’nun davanın niteliği gereği davada yasal hasım olup, sicilden resen silinen şirketin alacak veya borcu olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığından yargılama gideri ve davacı vekalet ücretinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile sicilde kaydı silinen Sambo Tekstil Triko Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2008/586 E. sayılı dosyasındaki takip ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye için 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi uyarınca ihyasına, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için son tasfiye memuru Burhan Karaosmanoğlu’nun tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın kesinleşmesi halinde Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yanca sicilden terkin işleminin usulsüz olarak yapılması nedeniyle eldeki davanın açılması gerektiğinden davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı … Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığına ilişkin tebligatın bulunmadığı, ihyası istenen şirketin adresine çıkarılan tebligatın ise tebliğ edilemeyip adresten taşındığından bahisle iade edildiği, ayrıca ihyası istenen limited şirketin sicilden terkin edildiği 23.01.2014 tarihinden önce hakkında davalı sıfatıyla, davacı kurum tarafından Ankara 4. İş Mahkemesi’nde ve Ankara 5. İcra Müdürlüğünde derdest dava/ takip bulunduğundan anılan şirketin 6012 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı bir şekilde sicilden terkin işleminin gerçekleştirildiği, bu durumda mahkemece, davalı … sicil müdürlüğü hakkında dava olması nedeniyle 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci madde kapsamında kalmayan şirketin öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ticaret sicilinden re’sen terkin ettiği, dolayısıyla usulsüz terkin işlemi sebebiyle anılan maddenin on beşinci fıkrasında belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılma şartının artık somut olayda aranmayacağı gözetilerek davalı … Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın İlk Derece Mahkemesince kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin görülmediği, ancak yukarıda açıklandığı üzere usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 312 nci maddesindeki koşulların da oluşmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi gereği yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 71175 sicil sırasında kayıtlı iken terkin edilen davaya konu Sambo Tekstil Triko Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2008/586 E. sayılı dosyası icra dosyası ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin ihyasına, bu hususun Ankara Ticaret Sicili’ne tescili ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanına, şirketin İhya işlemlerinin yapılması için Sambo Tekstil Triko Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, son yetkilisi Burhan Karaosmanoğlu’nun tasfiye memuru olarak tayin, tescil ve ilanına karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesince davacı yararına yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi’nce vekalet ücreti ile yargılama giderlerinden yasal hasım olmaları nedeniyle aleyhlerine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihya davasının hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı ve hukuki yararın bulunup bulunmadığı ile davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilip hükmedilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, aynı yasanın 312 ve 326 ncı maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi, 547 nci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı temsilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.