YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8564
KARAR NO : 2023/2757
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1228 Esas, 2021/1374 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/863 E., 2021/384 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Permed Sağlık Ürünleri …. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların takip tarihi itibariyle 789.596,84 TL olan borcun tamamından sorumlu bulunduklarını, banka tarafından hesapların kat edilerek kredi borçlusuna ve müşterek borçlu ve müteselsil kefillere ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin ikamet adreslerinin Çanakkale ve Yozgat olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, davacı banka tarafından 789.596,84 TL alacak için takip başlatıldığını müvekkillerinin bu tutarda borçlarının bulunmadığını, ayrıca aynı alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, bankaya 25 adet müşteri çeki verildiğini ve bir dizi ödemeler yapıldığını, bankanın bu çekleri hesaptan düşmediği, banka tarafından talep edilen faiz oranının çok yüksek olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı bankanın asıl borçlu şirket yönünden sadece ipotekle teminat altına alınan alacağı aşan, yani rehin açığı tutarındaki alacağı için takip yapmayıp tüm alacak tutarı için takip başlattığı gözetilerek mevcut durumda davalı Permed Sağlık Ür. … San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 45 inci maddesi uyarınca ilamsız takip yapılamayacağından dolayı reddine karar vermek gerektiği, diğer davalıların kefalet borçlarını teminat altına alan bir ipotek bulunmadığı, başlatılan icra takibinin 2004 sayılı Kanunu’nun 45 inci maddesine aykırı olduğunun ileri sürülemeyeceği, bankacı bilirkişi raporuna göre taleple bağlılık ilkesi gereği icra takip tarihi ve dava tarihi itibarı ile kendi temerrüt tarihlerine göre hesaplamaların yapıldığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin konu ile ilgili içtihatları ile uyumlu bulunduğundan hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı …’un 732.976,72 TL asıl alacak, 29.970,60 TL işlemiş temerrüt faizi ve 1.498,53 TL BSMV olmak üzere toplam 764.445,85 TL miktarlı kısmi ile sınırlı sorumlu olması, davalı … ile davalı …’ın 732.976,72 TL asıl alacak, 26.061,39 TL işlemiş temerrüt faizi ve 1.303,07 TL BSMV olmak üzere toplam 760.341,18 TL miktarlı kısmı ile sınırlı sorumlu olmaları, davalılar … ve …’un ise 732.976,72 TL asıl alacak, 20.849,12 TL işlemiş temerrüt faizi ve 1.042,46 TL BSMV olmak üzere toplam 754.868,30 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmaları ve Kapatılan Kayseri 7. İcra Dairesi’nin 2019/764 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takiple tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile icra takibinin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 732.976,72 TL asıl alacağa yıllık % 64,00 oranında temerrüt faizi işletilmesine ve takip sonrası işleyecek tüm faizlere % 5 oranında BSMV yürütülmesine, sübut bulmadığından dolayı davalılar …, …, …, … ve … hakkındaki davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, % 20 icra inkar tazminatına (davalı …’un 152.889,17 TL’nin tamamından sorumlu olması, davalılar … ve …’ın bunun 152.068,23 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmaları, davalılar … ve …’un ise bunun 150.973,66 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmaları koşulu ile) hükmedilmesine, davalı Permed Sağlık Ür. … San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın İİK’nun 45 inci maddesi uyarınca ilamsız takip yapılamayacağından dolayı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı/borçluların takip tarihi itibariyle 789.596,84 TL olan borcun tamamından sorumlu olduklarını, davacı bankanın kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, takibin dayanağı kredi borcunun asıl borçlu Permed Sağlık Ürünleri Gıda Tekstil Hayv. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. nin davacı bankadan kullanmış olduğu 5900-265111 nolu taksitli ticari kredi borcundan kaynaklandığını, ilk derece mahkemesince verilen kararın aleyhe olan kısmının hatalı olduğunu, davalıların kötü niyetli olduğunu ve esas amaçlarının takibi sürüncemede bırakarak alacağın tahsilini geciktirdiklerini, takite talep ettikleri faiz oranlarının sözleşmeden doğan faiz oranı olduğunu, borçlunun hür iradesi ile kabul ettiği bu oranları şimdi kabul etmeme gibi bir hakkı bulunmadığını, borçlu temerrüde düştüğü için borçlarını takip talebindeki oran üzerinden faizleri ile birlikte ödemek zorunda olduğunu, asıl alacak kalemleri ve asıl alacak kalemlerine uygulanan faiz oranlarında herhangi bir usulsüzlük veya kanuna aykırılık bulunmadığını, yerel mahkemece söz konusu takibin İİK. 45 inci maddesine aykırı olduğu yönünde karar tesis etmiş ise de takibin tamamen usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının davacı aleyhine olan kısmının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket yönünden verilen kararın hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu, bu nedenle istinaf başvuru talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılamanın gerek cevap aşamasında gerekse bilirkişi raporuna karşı itiraz etmelerine rağmen itirazlarının Mahkemece yeterince incelenmediğini, dosyadaki müvekkili davalıların bir kısmı Çanakkale bir kısmı Yozgat ilinde ikamet etmesine rağmen dava ve icra takibinin Kayseri’de yapıldığını, yetki itirazlarının mahkemece kabul edilmediğini, bilirkişinin temerrüt faizlerinin hesaplanmasında eksik inceleme yaptığını, faiz oranlarının yüksek olduğunu, davacı banka tarafından aynı borca ilişkin ipoteğin paraya çerilmesi yoluyla takip yapıldığını, Yerleşik Yargıtay İçtihatları gereği faiz oranının yüksek olması hesaplamada hata olduğunu gösterdiğini, gerek Merkez Bankasına gerekse ilgili bankalara müzekkere yazılarak uygulanabilecek en yüksek faiz oranlarının tespitinin yapılmasını ve hesaplamanın ona göre yapılması gerektiğini, ayrıca davacı bankaya davaya konu borca ilişkin verilen çeklerin ve yapılan ödemelerin hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, ödemelerin dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının davalı kefiller açısından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere ve özellikle hükme esas alınan 28.12.2020 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin hukuken isabetli ve yerinde olmasına, davalı kefil … tarafından verilen ipoteğin davalı asıl borçlu şirketin bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçları için verildiği, kefalet borcunun ipotekle teminat altına alınmadığının söz konusu ipotek resmi senedinden açıkça anlaşıldığına göre, ilk derece mahkemesinin kararında herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilerek, davacı vekilinin asıl istinaf, davalılar vekilinin ise katılma yoluyla istinaf taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dosyanın temyiz incelemesi aşamasında davacı vekili 14.09.2022 tarihli dilekçesi ile dosya borcunun haricen tahsili sebebiyle davanın konusuz kaldığını, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmek üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin borcun tahsil edildiğine yönelik beyanının değerlendirilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.