YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10011
KARAR NO : 2022/16497
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 02/06/2010 tarihinde davacıya kasko sigortalı aracın seyir halindeyken davalı sorumluluğundaki refüjdeki çimlerin sulanması sırasında yolun kayganlaşması üzerine savrularak bariyerlere çarptığını ve hasar gördüğünü, kaza sonucunda oluşan 13.800,00-TL tutarındaki hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, kazada davalı kurumun %50 oranında kusurlu bulunduğunu, sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK 1301. maddesindeki halefiyet hakkına binaen kusuru oranında tahsili amacıyla davalı kuruma müracaat edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenle 6.900,00 TL’nin ödeme tarihi olan 15/09/2010 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yargı yolu itirazında bulunarak ve kusura itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 6.900 TL nin 15/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi ilamı ile “Somut olayda, davalı … aleyhine hizmet kusuruna dayanılarak dava açıldığından, mahkemece, adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle, dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulmasının doğru görülmediği” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; davalı … aleyhine hizmet kusuruna dayanılarak açılan davada Adli Yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin olumsuz görev uyuşmazlığı talebi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesince; davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu dolayısıyla, İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.11.2013 gün ve 2013/258 E., 2013/213 K sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davasının kabulü ile 6.900,00 TL’nin 15/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 354,16 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 07.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.