Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2009/1642 E. 2010/2524 K. 03.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/1642
KARAR NO : 2010/2524
KARAR TARİHİ : 03.02.2010

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın eyleminin mahkemece soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olmayan silahla kasten yaralama suçu olarak kabulü karşısında uzlaşmaya tabi olmayacağından tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın kasten yaralama eyleminde kullandığı taşın özelliklerinin nelerden ibaret olduğu sanık, katılan ve tanıklardan sorulup açıklattırılarak mağdura ait adli raporda gösterilen yaralanmasının meydana geliş biçimi ve ölçütleri ile vücutta meydana getirdiği tahribatın ağırlığı itibariyle bu taşın silah sayılmasına elverişli özellikler taşıyıp taşımadığı dolayısı 5237 Sayılı TCK.nun 6.maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinin 4.alt bendi kapsamında saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli nitelikte olup olmadığı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile silah kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında her ne kadar kasıtlı bir suçtan sabıkalı olduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; adli sicil kaydındaki sabıkasının silinme şartlarının gerçekleşmiş olması ve atılı suçun mahkemece kabul edilen niteliğine göre, 5560 Sayılı Kanunla değişik 5271 Sayılı CMK.nun 231.maddesi
kapsamında olmadığı anlaşılmakla hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.