YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1841
KARAR NO : 2023/2233
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/28 E., 2021/10 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Hacıbektaş Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2014 tarihli ve 2014/102 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1, 43/1, 116/4, 43/1 ve 151/1, 43/1 . maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B.Hacıbektaş Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2014 tarihli ve 2014/45 Esas, 2014/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Hırsızlık suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/2 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3.Mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
C. Anılan kararın sanık ve üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 10.10.2018 tarihli ve 2018/838 Esas, 2018/13698 Karar sayılı kararı ile; ” sanıktan alınacak DNA örnekleri ile suç mahallinde bulunan su şişesi üzerinde belirlenen DNA profilinin karşılaştırılarak inceleme yaptırılması ve kabule göre de sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 116/.4 ve 143. maddeleri uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi
” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bozma üzerine Hacıbektaş Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2019/28 Esas, 2021/10 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Hırsızlık suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143/1, 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/4 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3.Mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları yönünden 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51. maddelerinin uygulanmama gerekçelerinin yeterli olarak gösterilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.12.09.2011 ve 20.09.2011 tarihlerinde, katılanın iş yeri içerisindeki deponun kapı asma kilidi ve işyerine ait cam kırılarak girilip iş yeri içerisindeki bakır kabloların çalındığı, katılanın 80.000,00 TL zararının olduğu,12.09.2011 tarihinde gerçekleştirilen hırsızlık olayıyla ilgili olarak Jandarma tarafından düzenlenen tutanakta suça konu olaya ilişkin suçun aydınlatılmasına yarayacak herhangi bir delil elde edilemediği, 20.09.2011 tarihinde gerçekleştirilen hırsızlık olayıyla ilgili olay yerinden ele geçirilen su şişesinin ağzından alınan svap numunesinin incelenmesi sonucu Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen 09.05.2019 tarihli uzman raporda elde edilen DNA profilinin sanığa ait DNA profili ile benzer olduğunun tespit edildiği, sanığın suç yerine hiç gitmediği yönündeki beyanının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilmiştir.
2. Sanığın inkara yönelik savunması, katılan beyanı, olay yeri inceleme raporları, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen 08.08.2012, 25.04.2014 ve 09.05.2019 tarihli uzmanlık raporları dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A.İş yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın adli sicil kaydı göz önüne alındığında, mahkemenin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dayanak olan gerekçelerinin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu, katılanın işyerinden 12.09.2011 tarihinde gerçekleştirilen hırsızlık olayının sanık tarafından gerçekleştirildiğine dair herhangi bir delil elde edilemediğinden 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanmaması yönündeki Mahkemenin kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B.Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılanın işyerinden 12.09.2011 tarihinde gerçekleştirilen hırsızlık olayının sanık tarafından gerçekleştirildiğine dair herhangi bir delil elde edilemediğinden 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanmaması yönündeki Mahkemenin kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamış, Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 142/1-b. maddesi gereğince hükmedilecek temel cezanın suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesi uyarınca en fazla üçte birine kadar artırılabileceği gözetilmeden, yarı oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. İş yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Hacıbektaş Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2019/28 Esas, 2021/10 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA,
B.Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Hacıbektaş Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2019/28 Esas, 2021/10 Karar sayılı kararırına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.