Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6954 E. 2023/7680 K. 10.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6954
KARAR NO : 2023/7680
KARAR TARİHİ : 10.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/715 E., 2023/608 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sındırgı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/280 E., 2022/34 K.

Taraflar arasındaki asıl Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma hakkının saklı tutulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sattığı tütün ürünleri nedeniyle davacıdan 1997-1998 yıllarında Bağ-Kur prim kesintileri yapıldığını, geriye dönük tescil talebinin Kurumca reddedildiğini ileri sürerek davacının 01.05.1998-31.12.1998 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve prim borçları nedeniyle 7256 sayılı Kanunun yapılandırmaya ilişkin hükümlerinden yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde; öncelikle prim kesintisi yapan şirketin dosyada davalı olarak bulunmasının gerektiğini, husumet eksikliği nedeni ile davanın reddinin gerektiği, ayrıca davacı tarafın talebinin zaman aşımına uğradığının, bu nedenle de davanın reddine karar verilmesini, davalı kurumca resen tescil işlemi yapılamadığından yargılama sırasında davanın açılmasına davalı kurum sebebiyet vermediğinden kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemez şeklinde talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Dava konusu dönemde davacının tütün komisyoncusu … Tütün Kağıt Sanayi firmasına 1998 yılında sattığı ürün bedellerinden Nisan 1998’de 2.106,000 TL kesinti yapıldığı, buna yönelik belgenin dosyada mevcut olduğu, davacının 1998 yılında tütün sattığının sabit olduğu, bu hususa ilişkin Tevkifat aktarma listesi ve tütün üretici hesap pusulası özetinin dosyada mübrez olduğu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2926 sayılı Kanun’un uygulanmasına ilişkin 26.03.1994 günlü 4 nolu tebliğine göre ürün bedellerinden %1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili olmadığı, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 10.12.2012 tarih, 2011/6437 Esas ve 2012/22518 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ilk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar içinde tespit kararı verilmesi gerektiği, davacının 1990-2000 yılları arasında sürekli olacak şekilde ürün üretimi gerçekleştirdiğinin sabit olduğu gibi bu dönemde davacının tarımsal üretimde bulunduğu da tanık beyanları ile teyit edildiği, dolayısıyla Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 27.06.2013 tarih, 2013/5530 Esas ve 13633 Karar sayılı emsal ilamında da izah edildiği üzere ”prim tevkifatı ve ürün tesliminin, bir iki yıl dışında süreklilik arzettiği hallerde de tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir” hususunun kabul edildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2017 tarih, 2015/140 Esas ve 2017/123 Karar sayılı ilamında da ”ilk prim kesintisinin iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arz ettiği hallerde tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilip bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir” şeklinde aynı görüşün kabul edildiği, dolayısıyla davacı tarafın ürettiği ürünlerden ilk tevkifatın yapıldığı Nisan 1998 tarihinde kesinti yapıldığı ve tarımsal faaliyette bulunduğu açık olduğundan” gerekçesiyle
1-Davacının davasının kabulü ile; davacının 01.05.1998-31.12.1998 tarihleri arasında tarım bağkur sigortalı olduğunun tespitine,
2-… Tütün Kağıt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 20.04.1998 tarihinde eski para ile 2.106,000 TL prim kesintisinin davacıya ait kurum hesabına aktarılmasına,
3-Davalı kurumun meydana getirmiş olduğu muarazanın men’ine,
4-Davacının prim borçlarına yönelik 7256 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırma hükümlerinden faydalanması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; tarımsal faaliyetin sürdürülmesinin ve elde edilen ürünlerden kesinti yapılmasının sigortalılık için yeterli olmadığını, kesintilerin Kurum hesaplarına da aktarılması gerektiğini ancak davacıya ait böyle bir kayıt bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; tarımsal faaliyeti nedeniyle teslim ettiği tütün ürünleri nedeniyle davacıdan 1998 yılı 4. ayında 2.106,000 TL prim kesintisi yapıldığının kanıtlanmış olması, prim kesintilerinin yapılmasını ve bu kesintilerin Kurum hesaplarına aktarılmasını sağlama görevinin Kuruma ait bulunması ve bu nedenle anılan kesintinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşı olan 01.05.1998 tarihinden itibaren davacının 2926 sayılı Kanun kapsamına alınmasının gerekmesi öte yandan yasal süresi içerisinde 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinde de bulunduğunun anlaşılması karşısında; Mahkemece davanın kabulü ile davacının 01.05.1998-31.12.1998 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Kurumun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma hakkının saklı tutulması istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 5510 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.