Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8572 E. 2023/2670 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8572
KARAR NO : 2023/2670
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1432 Esas, 2021/1625 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi)
SAYISI : 2020/136 E., 2021/110 K.

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; 2009 yılından beri faaliyette bulunduğunu, faaliyet alanının üst yapı taahhüt işleri, müteahhitlik, gayrimenkul danışmanlık ve emlak alım, satım işleri olduğunu, davacının ve davacı adına tescilli markaların, Kayseri başta olmak üzere tüm Türkiye’de tanınmış bir şirket olduğunu, davacı adına tescilli 2016/41728 ve 2017/28251 sayılı “evinora” ibaresini içerir markaların bulunduğunu, davalının 2019/36052 sayılı ve “evinora” ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiğini, tescile konu bu markayı, davacı adına tescilli markalarla iltibas yaratacak ve haksız rekabet oluşturacak şekilde kullandığını, müvekkilinin Evinora markası ile yıllardır faaliyet gösterdiğini, davalının ticaret unvanını Kalbim Yatak olmasına karşın müvekkiline ait tescilli marka, Logo, Yazı Karakteri ve Şekli birebir aynı totemlerinde levhalarında kullandığının tespit edildiğini, davalı tarafın haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz sayılan, müvekkile ait marka logosunun her türlü tabela, totem, satış mağazası, kart, internet sitesi vb. yerlerden kaldırılarak kullanımının önlenmesine karar verilmesini talep etmiş, birleşen dava dilekçesinde ise davacı adına tescilli 2016/41728 ve 2017/28251 sayılı “evinora” ibaresini içerir markaların bulunduğunu, davalının 2019/36052 sayılı ve “evinora” ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiğini, tescile konu bu markayı, davacı adına tescilli markalarla iltibas yaratacak ve haksız rekabet oluşturacak şekilde kullandığını, zira davalı adına tescilli markanın kapsamında yer alan malların, davacı adına tescilli markaların kapsamında da yer aldığını, ayrıca bu markanın davacı adına tescilli markalarla bire bir aynı olduğunu, davalının marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, davalının fiili kullanımlarının davalı adına tescilli markadan farklılaşarak davacı markaları ile aynı şekilde kullanıldığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2019/36052 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markaların kapsamlarında yer alan mallar ve hizmetlerle sınırlı olarak koruma sağlandığını, davacı adına tescilli markaların kapsamında yer alan mallar ve hizmetler ile davalının faaliyet alanının farklı olduğunu, davacının şikâyeti üzerine, davalı hakkında marka hakkına tecavüz iddiasıyla soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, söz konusu kararda, işbu dava dışı …’a ait olan 2016/41728 ve 2017/28251 sayılı markalar ile şikâyet olunan adına tescilli 2019/36052 sayılı markalarda “evinora” ibaresi bulunmasına rağmen, bu ibarelerin yazı karakterleri ile logoların farklılık arz etmesine, markaların kapsamlarında yer alan malların ve hizmetlerin farklı olmasına, iddialara mesnet markaların kapsamında yer alan mallarda ve hizmetlerde ticari kazanç elde edildiğine dair başkaca delil bulunmadığına işaret edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddialarına mesnet gösterdiği 2016/41728 ve 2017/28251 kapsamında 35. sınıftaki mal/hizmetlerin yer aldığı, bu markaların kapsamında yer alan ve malların tüketiciye sunulması hizmetine konu 20. sınıftaki malların, davalı adına tescilli markanın kapsamında da yer aldığı, bu nedenle davalı adına tescilli markanın kapsamındaki mallar ile davacının iddialarına mesnet gösterdiği 2016/41728 ve 2017/28251 sayılı markaların kapsamındaki hizmetler arasında bağlantı ve benzerlik bulunduğu, davalı adına tescilli markanın münhasır unsurunu oluşturan “EVİNORA” ibaresinin, davacının iddialarına mesnet 2016/41728 sayılı markanın münhasır unsurunu, 2017/28251 sayılı markanın ise esas unsurunu oluşturduğu, bu nedenle markalar arasında ayniyete yakın derecede benzerlik olduğu ve davacının iddialarına mesnet markalar ile davalı adına tescilli markanın aynı veya benzer olması koşulunun sağlandığı, markalar arasında var olan ayniyete yakın derecede benzerlik ve markalar arasında var olan mal hizmet benzerliği ve bağlantısı nedenleriyle davacının 2016/41728 sayı ile tescilli “EVİNORA” ve 2017/28251 sayı ile tescilli “EVİNORA LOGO” markaları ile davalı adına tescilli 2019/36052 sayı ile tescilli “EVİNORA” ibareli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunduğu, davalının fiili kullanımlarının davacının iddialarına mesnet 2016/41728 sayı ile tescilli “EVİNORA” ve 2017/28251 sayı ile tescilli “EVİNORA LOGO” markaları ile karıştırılma ihtimali doğurduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davacının davasının kabulü ile davalı markasının davacı markası yönünden haksız rekabet yarattığının tespitine, davalı tarafın haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz sayılan, davacıya ait 2016 41728 ve 2017 28251 markanın her türlü tabela, totem, satış mağazası, kart, internet sitesinden kaldırılarak kullanımının önlenmesine, birleşen dava yönünden ise davacının davasının kabulü ile davalı adına 25.07.2019 tarih ve 2019/36052 tescil no ile kayıtlı “EVİNORA” ibareli markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı firma ile davalı müvekkil firma arasında üretim sınıfı olarak grup farkı bulunduğunu, aynı grup alanında faaliyet göstermedikleri, faaliyet alanları farklı olduğu için marka hakkında tecavüzden bahsedilemeyeceğini, tüketicileri dikkate alınması gerektiğini, karıştırılma ihtimalinde malın hitap ettiği ortalama ilgi ve dikkat seviyesine sahip tüketicilerin tamamını ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali dahi benzerlik ve iltibas için yeterli kabul edileceğini, bu beyanı sonunda bilimsel bir deney veya tüketici anketi yapılması gerektiğini, ancak ne bilimsel deney ne de tüketici anketi yapılmaksızın bilirkişiler kendileri karıştırılma ihtimalinin varlığından söz ettiklerini, bu açıklama ve yorumun bilimsellikten uzak sadece bilirkişinin öngörüsü olduğunu, ayrıca yerel mahkemenin istinaf konusu asıl dava ile birleşen dava için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmettiğini, birleşen dava yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin yerleşik hukuk kuralları ve teammüller açısından uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli markanın münhasır unsurunu oluşturan “EVİNORA” ibaresi ile davacının 2016/41728 sayılı ile tescilli “EVİNORA” ve 2017/28251 sayılı ile tescilli “EVİNORA LOGO” markaları arasında halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimalinin bulunması ve markalar arasındaki benzerliğin tüketici tercihlerini etkileyecek düzeyde olması gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne ilişkin kararda mahkemesince ayrıntılı olarak yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirket bir inşaat şirketi olup 37. sınıfa dahil olan ancak 36. ve 42. gruplar ile de benzerlik taşıdığını, davalı müvekkilinin ise 20. sınıf grubunda yer aldığını, taraflar arasında üretin sınıfı olarak grup farkı bulunduğunu, faaliyet alanları farklı olduğu için tecavüzden bahsedilemeyeceğini, karıştırılma ihtimaline yönelik olarak bir deney veyahut tüketici anketi yapılmaksızın bilirkişilerin bilimsellikten uzak olan görüşlerine itibar edildiğini, tarafların Kayseri ilinde yerel şirketler olduğunu ve markaların tanınmışlığı bulunmadığını, davacı tarafın müvekkilinin üretim ve pazarlama sektörü olan mobilya alanında hiç kullanmadığını, bu durumda marka ve logoların tüketiciler tarafından karıştırılmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, birleşen davada ise markanın hükümsüzlüğünün tespiti ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun’un 54 ve 63 üncü maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.