YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8669
KARAR NO : 2023/2673
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1468 Esas, 2021/1001 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECEMAHKEMESİ : Van 3.Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/541 E., 2018/169 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 14.05.2014 tarihli sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından teslim edilen malların ödenmeyen bakiyesi olan 353.739,15 TL’nin ilk yazılı talep tarihi olan 21.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ortada bir kurum zararının söz konusu olduğunu ve kurum zararının varlığı halinde sözleşmenin ayrılmaz parçası olan ihale idari şartnamesinde 7 nci maddesinde yer alan “TİTUB, UBB, SUT ve SGK’dan kaynaklanan kurum zararından yüklenici firmalar sorumludur” hükmünün uygulanmasını zorunlu kıldığını, Sağlık Uygulama Tebliği’nde ( SUT ) yapılan değişikliğin kurum zararına yol açtığını savunarak hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin sözleşme gereği sipariş edilen ürünleri temin ve davalıya teslim ile üzerine düşen edimini yerine getirdiği, dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ( SGK ) davalı kuruma kullandığı malzeme kadar ödeme yapmamasının davacı şirketin temin ettiği tıbbi malzemelerin mevzuata aykırı ve ayıplı olmasından değil, SGK tarafından 01.01.2015 tarihinden sonra yayınladığı tebliğin uygulanmasından kaynaklandığı, o halde sözleşmeye göre edimini gereği gibi ifa eden davacı şirkete teslim ettiği tıbbi malzemelerin bedelinin ödenmesi gerektiği, mevzuatta yapılan değişiklik nedeniyle üniversite hastanesinin çıkardığı faturaların bedelini SGK’dan alamamasının davacı şirkete yansıtamayacağı, bu minvalde davacının bakiye alacağının hesaplanması açısından alınan 11.01.2018 havale tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu, davacının alacağının 353.739,15 TL olduğu, ne var ki işbu dava açılmazdan evvel davalının temerrüde düşürüldüğüne dair ihtarnamenin tebliğ edildiği ispatlanamadığından faizin dava tarihinden başlatılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 353.739,15 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında 10.000 adet tam otomatik onkolojik ilaç hazırlama seti ile 5.000 adet çoklu kemoterapi setinin sipariş edildiğini, 01.01.2015 tarihinde değişikliğe uğrayan ve SGK tarafından uygulamaya sokulan SUT değişiklik tarihine kadarki malzeme kullanımlarında 2016 adet hazırlama ve 1019 adet uygulama setinin sözleşme tutarı kadarının SGK’ya fatura edildiğini, geriye 7984 adet hazırlama, 3981 adet uygulama seti kaldığını, SUT’da yapılan değişiklik ile 1 uygulama setine karşılık 1 hazırlama setinin günde en fazla bir kez kullanılabileceğinin düzenlendiğini, bu durumda hazırlanan hazırlama ve uygulama setlerine karşılık gelen tutarların tamamının SGK tarafından karşılanması imkanı ortadan kalktığını ve müvekkilinin zarar etmesi ile karşı karşıya kaldığını, SUT’da yapılan değişiklik ile davacının 1.319.166,00 TL alacağının 353.739,15 TL’sinin SGK tarafından karşılanmaması nedeniyle bu miktarın kurum zararı olarak değerlendirildiğini ve davacı şirketin alacağından tahsili yoluna gidildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan idare şartnamenin 7 nci maddesindeki “TİTUB, UBB, SUT ve SGK’dan kaynaklanan kurum zararından yüklenici firmalar sorumludur” hükmünün uygulanmasını zorunlu olup bilirkişi raporu ve mahkeme kararında bu hükmün yok sayıldığını, sözleşme eki mahiyetindeki idari şartnamadeki sorumluluk maddesinin sözleşme özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini, kanunda ticaret şirketlerinin borçlarının faizinin de ticari olduğunu belirtilmesine rağmen somut olayda tacir olan tarafın borçlu olmayıp alacaklı olduğundan ortada ticari iş bulunmadığını ve hükmedilen ticari faizin de yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesine istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılan mal alımına ilişkin ihale kapsamında sözleşme düzenlendiği ve bu sözleşmeye istinaden malların teslim edildiği, sözleşmede teslim edilecek malların birim fiyatları ve adedinin açıkça belirlenmiş ve her iki taraf içinde bağlayıcı olduğu, idari şartnamenin 7 nci maddesindeki sorumluluk maddesinin sözleşme konusu malların niceliğine (malzemelerin miktarına) yönelik değil, niteliğine yönelik bir düzenleme olduğu, diğer bir deyişle davalı kurum tarafından hastalar için daha fazla tıbbi malzeme kullanmasının gerekmesi halinde yönetmelik gereği fazla kullanmak zorunda kaldığı malzemelerin bedellerinin eksik ya da hiç ödenmemesinden davacının sorumlu tutulamayacağı, zira davalı kurum ile SGK arasındaki ilişkide davacı şirketin taraf olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın SUT’da yapılan değişiklik öncesi davalı kurumun ihtiyacı olan 10.000 adet hazırlama ve 5.000 adet uygulama setinin davacı kurumun ihtiyacını karşılamakta iken yapılan değişiklik ile her iki setten günlük birer adet kullanılması zorunluluğu getirilmesi ve SGK’nın da bu değişiklikten kaynaklanan fark bedelinin davalı kuruma ödenmemesinden kaynaklandığı, davacı şirketin ise SGK’nun SUT’da değişiklik yapabileceğini öngörmesi ve buna göre ihaleye katılıp teklif vermesinin mümkün bulunmadığı, davacı şirketin sözleşmeye ve eki şartnamalere uygun miktarda ve nitelikteki malzemeleri teslim etmekle yükümlü olduğu ve bu malzemeleri de teslim ettiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan idare şartnamenin 7 nci maddesindeki “TİTUB, UBB, SUT ve SGK’dan kaynaklanan kurum zararından yüklenici firmalar sorumludur” hükmünün mahkemece yok sayıldığını, 01.01.2015 tarihinde SUT’da yapılan değişiklik ile hazırlama ve uygulama setlerine karşılık gelen tutarların tamamının SGK tarafından karşılanması imkanının ortadan kalktığını ve müvekkili kurumun zararı sözkonusu olduğunu, bu durumda SGK’dan daha az ödeme alan müvekkili kurumun idari şartnamedeki ilgili hüküm gereğince söz konusu zararını sözleşme tarafı olan şirkete yansıtmasının beklenmesi gerektiğini, ihtilaf konusunun davacının ne kadar alacağı olduğu değil sözleşme ve şartname hükümlerine göre bir alacağının olup olmadığı noktasında toplandığını, ayrıca alacağa avans faizi işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki tıbbi malzeme alımına ilişkin sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.