Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/28334 E. 2013/24056 K. 23.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28334
KARAR NO : 2013/24056
KARAR TARİHİ : 23.10.2013

Karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08/02/2013 tarihli ve 2012/48050 soruşturma, 2013/2245 esas, 2013/1081 sayılı iddianamenin sanığa zararı karşılaması konusunda imkan tanınmadan kamu davasının açıldığından bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/1-b. maddesi gereğince iadesine dair Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2013 tarihli ve 2013/162 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin (BAKIRKÖY) 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/04/2013 tarihli ve 2013/550 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/07/2013 gün ve 2013/11294/45253 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2013 gün ve 2013/250354sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesince, şüpheliye 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168/5. maddesi uyarınca zararı karşılamak için imkan tanınmadığı, şüphelinin zararı karşılaması halinde hakkında kamu davasının açılmayacağını bilmediğinden bahisle İddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde İddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, İddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, somut olayda şüpheliye 5237 sayılı Kanun’un 168/5. maddesinin uygulanması İçin ihtarat yapılmasının gerekmediği iddianamenin iadesi sebepleri arasında bu hususun da sayılmadığı cihetle, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK.’nun 170/2. maddesinde, soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa, Cumhuriyet savcısının iddianame düzenleyeceği belirtilip, 174.maddesinde hangi hallerde iddianamenin iade edileceği sınırlı olarak sayılmıştır. 24.08.2012 tarihli tespit tutanağı ile kesik olan elektriğin kurumun bilgisi olmadan açılıp kullanıldığının belirlenmesi üzerine şüpheli hakkında iddianame düzenlendiği anlaşılmakla, toplanan kanıtlar iddianame düzenlenmesi için yeterli şüphe oluşturduğu gibi 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile TCK.’nun 168.maddesine eklenen 5.fıkrada, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde kamu davası açılmayacağı düzenlenmiş ise de, soruşturmayı yapan C.Savcısının zararın tazmini hakkında bildirimde bulunması gerektiğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı halde, bu konuda bildirimde bulunulmadan dava açıldığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmesi karşısında, itiraz merciince itirazın kabulü yerine aynı gerekçeyle reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (BAKIRKÖY) 13.Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen, 16.04.2013 gün ve 2013/550 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.