Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/4497 E. 2023/1497 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4497
KARAR NO : 2023/1497
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/793 E., 2021/367 K.

KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/499 E., 2018/6 K.

Taraflar arasındaki 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan borçlanma ile elde edilen hizmet sürelerinin mal edildiği dönemlerin yeniden ve ileriye yönelik olarak tespit edilmesi ve buna göre yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması ile fark aylıkların davalı kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı … Başkanlığının istinaf isteminin esastan kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üç farklı zamanda 3201 sayılı Kanun’a göre borçlandığını, daha sonra davacı adına tahsis talebinde bulunduğunu, davalı kurum tarafından davacıya emekli aylığı bağlandığını, yapılan işlemde davalı kurumun yanlış sürelerin borçlandırıldığı için emekli aylığının düşük tespit edildiğini, yeniden düzenlenen sürelere göre davacıya emekli aylığı bağlanmasının tesipiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalının üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında aylık bağlama ve ödenmesine ilişkin işleminde bir hata olmadığını, açılan davanın usul ve esasa aykırı olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
3201 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin 1/c fıkrasının 17.04.2008 tarihine kadar yürürlükte olan hükmü gereğince, davacı …’ın 13.03.2006 tarihli dilekçesiyle yurtdışında ev kadınlığında geçen sürelerinin borçlandırılması için Bağ-Kur Genel Müdürlüğüne müracaat ederek Sosyal Sigortalar Kurumunca borçlandırılan sürelerin dışında kalan 19.09.1985-31.12.2004 tarihleri arasında yurtdışında ev kadınlığında geçen sürelerini SSK ile birlikte 7200 güne tamamlayacak şeklide 3201 sayılı Kanun’a göre borçlandırılmasını talep etmiştir. Davacı …’ın 01.11. … tarihleri arasında 630 gün, 01.08.1989-31.01.2001 tarihleri arası 4140 gün ve 01.02.2004-15.01.2006 tarihleri arası 705 gün olmak üzere Almanya’da ev kadınlığında geçen toplam 5475 günlük süresi 3201 sayılı Kanun’a göre borçlandırılarak adına 19,162,50 ABD Doları borç tahakkuk ettirilmiştir. Adına tahakkuk ettirilen 19.162,50 ABD Doları borç tutarına karşılık 14.596,21 TL. T.C. Ziraat Bankasına 24.09.2013 tarih ve … numaralı dekont ile kurum hesabına ödediği, ödediği tutarın 2088 güne tekabül ettiği anlaşılmıştır. Davacının 4/b kapsamında yapılan 01.11.1986-30.07.1988 tarihleri arasında 630 gün, 01.08.1989-18.08.1993 tarihleri arası 1458 gün olmak üzere toplam 2088 günlük ev kadınlığı borçlanmasının 4/a borçlanması olarak kabul edilmesine kanunen imkan bulunmamaktadır. Bu nedenle Davacının 4/1.a kapsamında yapılan 01.11.1985-31.10.1986 tarihleri arasında 360 gün, 01.08.1988-31.07.1989 tarihleri arasında 360 gün ve 01.02.2001-31.01.2004 tarihleri arasında 1080 gün 01.03.2010-20.07.2013 tarihleri arasında 1220 gün ve 28.08.2013-10.09.2013 tarihleri arasında 13 gün olmak toplam 3033 günlük borçlanma işleminde herhangi bir hatanın bulunmadığı, 4/b kapsamında yapılan 01.11.1986-30.07.1988 tarihleri arasında 630 gün, 01.08.1989-18.08.1993 tarihleri arası 1458 gün olmak üzere toplam 2088 günlük ev kadınlığı borçlanmasının 4/a borçlanması olarak kabul edilmesine kanunen imkan bulunmadığı, Davacının 13.03.2006 tarihli dilekçesiyle Sosyal Sigortalar Kurumunca borçlandırılan sürelerin dışında kalan 19.09.1985-31.12.2004 tarihleri arasında yurtdışında ev kadınlığında geçen sürelerinin borçlandırılmasını talep ettiğinden, kurumun öncelikle davacının lehine ve talebine uygun olan işlemi uygulayarak 4/1.b kapsamında borçlanma işlemini ödediği tutara tekabül eden 01.11.1986-30.07.1988 tarihleri arasında 630 gün, 01.08.1989-18.08.1993 tarihleri arası 1458 günün esas alınarak borçlanma işlemi yapılmış sayılmasına ve yaşlılık aylığının 01.11.1986-30.07.1988 tarihleri arasında 630 gün, 01.08.1989-18.08.1993 tarihleri arası 1458 günün esas alınarak yapılmış kabul edilen 4/1.b borçlanma işlemine göre yeniden hesaplanarak tahakkuk edecek fark aylıklarının ödenmesi gerektiği tespit edilmiş olup, davanın kısmen kabulüne, davacının 01.11.1986-30.07.1988 tarihleri arasında 630 gün, 01.08.1989-18.08.1993 tarihleri arası 1458 günün esas alınarak borçlanma işlemi yapılmış sayılmasına ve yaşlılık aylığının 01.11.1986-30.07.1988 tarihleri arasında 630 gün, 01.08.1989-18.08.1993 tarihleri arası 1458 günün esas alınarak yapılmış kabul edilen 4/1-b borçlanma işlemine göre yeniden hesaplanarak tahakkuk edecek fark aylıklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı Kurum vekili, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davalı Kurum tarafından göre Bağ-Kur kapsamında 5475 gün borçlanma tahakkuk ettirilmiş, davacı tarafından ise 2088 gün ödenmiş olmakla bu borçlanma talebine esas ispatlayıcı belge olan ikametgah belgesine göre 15.01.2006 dan geriye doğru gidilmek sureti ile 2088 günün belirlenmesi gerekmekte olup, esasen davalı Kurum tarafından tarafından gerek tahakkuk işlemi gerekse mukteza tablosu 15.01.2006 dan geriye doğru 2088 gün gidilerek bu borçlanmanın 28.03.1997 – 31.01.2001, 01.02.2004 – 15.01.2006 arasına mal edilmek sureti ile belirlendiği ve bu yönde 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine uygun işlem tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte, davalı Kurumca davacının 29.01.1997-02.07.1998 tarihleri arasında Türk vatandaşlığından çıktığı süresinin borçlanılamayacağı gözetilmeksizin işlem tesis edilmesi isabetsiz bulunmuş olup, yeniden bilirkişi raporu alınmıştır.

Belirtilen nedenlerle, borçlanmaya esas belgelerde yer alan en yakın tarih 15.01.2006 dan geriye doğru gidilerek 2088 günlük 4/1-b borçlanmasının buna göre 23.10.1995-28.01.1997, 03.07.1998-31.01.2001, 01.02.2004-15.01.2006 arasına mal edilebilmesinin yerinde olacağı değerlendirilmekle, 6100 sayılı HMK’nın 353 ve 356. Maddeleri uyarında davalı kurum vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, … 41.İş Mahkemesine ait 18/01/2018 gün ve 2016/499 Esas 2018/6 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yerine, davanın kısmen kabulüne, davacının kurumca kabul edilen toplam 2088 günlük 4/1-b kapsamındaki borçlanmasının 23.10.1995-28.01.1997, 03.07.1998-31.01.2001, 01.02.2004-15.01.2006 tarihleri arasına mal edilmesi ile kabul edilen 4/1-b borçlanma işlemine göre yeniden hesaplanarak taahhuk edecek fark aylıklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde davacı hakkında gerek aylık bağlama işlemleri esnasında gerekse de ödenen miktarlar bakımından aylığında herhangi bir kurum hatasının bulunmadığını, buna göre davacının davasının reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan borçlanma ile elde edilen hizmet sürelerinin mal edildiği dönemlerin yeniden ve ileriye yönelik olarak tespit edilmesi ve buna göre yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması ile fark aylıkların davalı kurumdan tahsili gerekip gerekmediğine ve Kurumca yapılan işlemin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanunun 5 inci ve 5510 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.