YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/259
KARAR NO : 2023/1151
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/116 E., 2015/205 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Uygulama kadastrosu sırasında, Adana ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 236 parsel sayılı 35.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 11965 ada 2 parsel numarasıyla ve 32.156,70 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı … ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 81 parsel sayılı 9.700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 11965 ada 3 parsel numarasıyla ve 9.720,11 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2.Davacı Hazine dava dilekçesinde, uygulama kadastrosu sonucunda kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait taşınmazdan kaynaklandığını, bu eksikliğin giderilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi vermemiş, davalılardan …, …, …, … ve … duruşmadaki beyanlarında, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, yargılama giderinin taraflarına yüklenmemesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararıyla; eski 81 parselin 11965 ada 3 parsel olduğu ve yeni mesahası 9.720,11 metrekare belirlendiği halde paftası ile teknik belgelerine göre oluşturulan sınıra göre tekrar alan hesabı yapıldığında mesahasının 9.133,40 metrekare olması gerektiği, 15.03.2011 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışması sonunda Adana ili … ilçesi … Köyünde tapuya kain eski 236 parselin 11965 ada 2 parsel olduğu ve yeni mesahası 32.156,70 metrekare olarak belirlenmesine rağmen paftası ile teknik belgelerine göre oluşturulan sınıra göre tekrar alan hesabı yapıldığında mesahasının 32.894,84 metrekare olması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; davalı … yönünden açılan davanın davalı sıfatı yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, Adana ili … ilçesi … Köyünde tapuya kain eski 81 parsel yeni 11965 ada 3 parsel mesahası 9.720,11 metrekare olarak belirlenmesine rağmen mesahasının 9.133,40 metrekare, eski 236 parsel yeni 11965 ada 2 parsel mesahası 32.156,70 metrekare olarak belirlenmesine rağmen mesahasının 32.894,84 metrekare olarak düzeltilmesine ve 11965 ada 3 parseldeki fazlalığın iptali ile 11965 ada 2 parsele eklenmesine, harita ve kadastro mühendisi bilirkişiler … , …. ve … tarafından düzenlenen 30.06.2014 tarihli rapor ve krokide 11965 ada 3 parsel ile 11965 ada 2 parsel arasındaki yeşil çizginin her iki parsel arasındaki sınır olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairemizin 11.10.2022 tarihli ve 2022/6235 Esas, 2022/7911 Karar sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı Hazine vekili karar düzeltme dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, yapılan araştırma ve incelemenin eksik olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini bildirmiş ve resen araştırılacak hususlarla birlikte davanın kabul edilmesine yönelik hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosu sırasında davacı Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen eksikliğin, davalılara ait taşınmazlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi.
3. Değerlendirme
1.Davacı vekilinin karar düzeltme talepleri yönünden incelenmesi sonucu, karar düzeltme talebinin kabulü ile yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi teknik bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dava konusu taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar teknik bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, teknik bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Teknik bilirkişiden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve “ada raporu” ile “uygulama tutanağı ve haritasını” irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için teknik bilirkişiden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Teknik bilirkişi haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince yapılan uygulama yetersiz ve alınan rapor denetime elverişsiz olup çekişmeli taşınmazlara ait arazi kadastrosu sırasında düzenlenen hesap cetveli, ölçü krokisi, uygulama kadastrosuna ait ada raporu ile tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilmemiş, fen bilirkişisinden yukarıda açıklanan şekilde rapor ve harita alınmamıştır. Ayrıca hüküm yerinde harita ve kadastro mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 30.06.2014 tarihli rapor ve krokide 11965 ada 3 parsel ile 11965 ada 2 parsel arasındaki yeşil çizginin her iki parsel arasındaki sınır olarak belirlenmesine karar verildiği halde, aynı kısmın davacı parseline eklenmesine karar verilmesi dahi infazda tereddüt oluşturur niteliktedir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verilmesi isabetsizdir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
2.Hükmün temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 11.10.2022 tarihli ve 2022/6235 Esas, 2022/7911 Karar sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiş ise de yazılı sebeplerle bozulması gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararı kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 11.10.2022 tarihli ve 2022/6235 Esas, 2022/7911 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.