YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4715
KARAR NO : 2012/3179
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
Basın yoluyla hakaret suçundan şüpheli … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30/12/2009 tarihli ve 2009/68678 soruşturma, 2009/20917-386 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 01/03/2010 tarihli ve 2010/270 değişik is sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/11/2011 gün ve 53459 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/1/2012 gün ve 34176 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 26. maddesi basılı eserler yoluyla işlenen suçlarla ilgili ceza davalarının açılmasına ilişkin günlük süreli yayınlar yönünden iki ve diğer basılmış eserler yönünden dört aylık hak düşürücü nitelikteki sürelerin basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihte başlayacağı basılı eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmemesi hâlinde yukarıdaki sürelerin başlama tarihinin, suçu oluşturan fiilin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından öğrenildiği tarih olacağı hükmü karşısında; suça konu haberin yer aldığı 17/10/2009 tarihli gazetenin Cumhuriyet Başsavcılığına teslimine ilişkin belge bulunmaması sebebiyle şikâyet tarihinin 15/12/2009 tarihi esas alındığında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın düzenlendiği tarihte iki aylık sürenin dolmadığı cihetle, İtirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yakınan vekilinin, 15.12.2009 tarihli şikayet dilekçesi ile günlük yayımlanan Takvim Gazetesinin, 17.10.2009 günlü baskısında, şüpheliler tarafından, yakınanı küçük düşürücü, suç teşkil eden haber yapıldığı iddiasıyla, söz konusu haberden dolayı soruşturma yapılması istemi üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5187 sayılı Yasanın 26.maddesinde öngörülen hak düşürücü nitelikteki dava açma süresinin her iki şüpheli açısından geçtiği gerekçesiyle 30.12.2009 günü kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip, yakınan vekilinin itirazını inceleyen Beyoğlu 2.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda gösterilen gerekçeye göre itirazın reddine karar verilmiştir.
5187 Sayılı Basın Yasasının 26. maddesinin 1.fıkrasında, basılmış eserler yoluyla işlenen suçlarla ilgili ceza davalarının günlük süreli yayınlar yönünden iki ay, diğer basılmış eserler yönünden dört ay içinde açılmasının zorunlu olduğu, aynı maddenin 2.fıkrasında ise bu sürelerin, basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten başlayacağı, teslim edilmemesi halinde suçu oluşturan fiilin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından öğrenildiği tarihin esas alınacağı, maddenin 5.fıkrasında ise kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda dava açma süresinin, suç için kanunun öngördüğü dava zamanaşımı süresini aşmamak şartıyla, suçun işlendiğinin öğrenildiği tarihten başlayacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla, şikayete konu haberin yer aldığı yerel gazetenin günlük yayımlanması karşısında, iki aylık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması gerekecektir. Şikayete konu haberin Cumhuriyet Başsavcılığınca, daha önce öğrenildiğine ilişkin belge ya da bilgi bulunmaması karşısında, yakınan vekilinin 15.12.2009 tarihli şikayeti ve ekinde teslim edilen gazete ile haberin Cumhuriyet Başsavcılığınca öğrenildiği ve iki aylık dava açma süresinin de bu tarihten başlayacağı dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer verilen hak düşürücü sürenin geçtiğine ilişkin gerekçenin yerinde olmaması nedeniyle itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BEYOĞLU) 2.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca kesin olarak verilen, 01.03.2010 gün, 2010/270 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.