Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10520 E. 2023/3303 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10520
KARAR NO : 2023/3303
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/4268 E., 2022/1816 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/377 E., 2021/834 K.

Taraflar arasındaki şikayet ve borca itiraz uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince, şikayetin ve alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:

I. ŞİKAYET VE İTİRAZ
Borçlu icra mahkemesine başvuru dilekçesinde; şikayetçi düzenleyen ile lehtar ciranta arasında yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereğince, tapunun 24 parselinde kayıtlı 71 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın 3.700.000,00 TL karşılığında şikayetçi borçluya devrinin kararlaştırıldığını, şikayetçi tarafından bu sözleşme gereğince 500.000,00 TL nakden ödeme yapıldığını ve bakiye tutar için ise 17 adet sıralı senet verildiğini, ilk senedin ödenmesi üzerine senedin teslim alındığını, ikinci sıradaki senedin de bankaya ödendiğini, ancak banka tarafından senedin borçluya teslim edilmediğini, 16 adet senedin tahsil cirosuyla bankaya posta yoluyla gönderilmesi sırasında postada kaybolması nedeniyle banka tarafından senetlerin iptali için Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını ve bu davada mahkemece şikayetçi borçluya gönderilen muhtıra ile senetler hakkında ödemeden men yasağı verildiğinin ve tevdii mahalli olarak da Ziraat Bankasının tayin edildiğinin bildirildiğini, borçlu tarafından takip konusu senet tutarının bu tevdii mahalline takip tarihinden önce ödendiğini, daha önceden diğer senetler için başlatılan icra takiplerine karşı yapılan şikayetler nedeniyle alacaklı tarafından senetlerin kaybolduğu hususunun bilinmesine rağmen takip başlatılmasının kötü niyetli olduğunu, takip dayanağı senedin nama yada emre yazılı olup olmadığı hususunda çelişki bulunup, nama yazılı olduğunun kabulü halinde ciro ile devrinin mümkün olmadığını, emre yazılı olması halinde ise, tüketici senedi olduğundan geçersiz olduğunu ve takip dayanağı senedin bir örneğinin ödeme emri ekinde borçluya tebliğ edilmediğini ileri sürerek, takibin iptali ile alacaklı aleyhine en az % 20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; borçlunun iddialarının dar yetkili icra mahkemelerinde tartışılamayacağını, alacaklının yetkili ve meşru hamil olduğunu, senetlerin ciranta tarafından alacaklıya aralarındaki ticari ilişki gereğince teslim edildiğini, alacaklının düzenleyen ile lehtar arasındaki ilişkiden haberdar olamayacağını, takip konusu senet hakkında ödeme yasağı kararı verilmiş olmasının, alacaklının davanın tarafı olmaması nedeniyle senedin takibe konulmasına engel olmadığını ve takip konusu senedin yasal sürede protesto edildiğini ileri sürerek, şikayetin reddi ile borçlu aleyhine en az % 20 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; şikayetçinin düzenleyen olması nedeniyle düzenleyene karşı başlatılacak takiplerde, düzenleyenin protesto edilmesinin gerekmediği, banka tarafından Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada verilen tedbir kararının, davanın tarafı olmayan alacaklıyı bağlamadığı ve takip dayanağı senede ilişkin takip yasağı kararı verilmediğinden takibin hukuka uygun olduğu, alacaklının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden düzenleyenin lehtarla arasındaki def’ileri, lehtara yapılan ödeme ile senedin çalıntı olduğu iddialarını alacaklıya karşı ileri süremeyeceği, savcılık ve ceza dosyalarının icra mahkemesinde bekletici mesele yapılamayacağı ve borçlu tarafından borca itirazın ispatlanamadığı gerekçeleriyle şikayetin reddine, takibin teminat yatırılmaması nedeniyle durdurulmadığından bahisle de alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda; şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; takip dayanağı bono suretinin ödeme emri ekinde borçluya gönderildiğinin tebligat mazbatasından anlaşıldığı, senedin emre yazılı olup ciro yoluyla devrinin mümkün olduğu ve bonodaki bilgilerden tüketici senedi olduğunun anlaşılamadığı, borçlu tarafından ileri sürülen satış vaadi sözleşmesinde alacaklının taraf olmadığı ve takip konusu senede atıf bulunmadığından bahisle sözleşmenin alacaklıyı bağlamadığı, senedin iktisabında alacaklının bile bile borçlunun zararına davrandığına dair bir delil bulunmadığı, daha önceden yapılan icra takipleri ve şikayet dosyaları ile Asliye Ticaret Mahkemesince verilen tedbir kararlarının, borçlu ile lehtar arasındaki ilişkiye uzak olan alacaklının kötü niyetini göstermediği, şikayetçi borçlu tarafından takip konusu senetteki imzasına itiraz edilmemekle birlikte borcun ödendiğinin de ispatlanamadığı, hasımsız açılan senet iptali davasında alacaklının taraf olmaması nedeniyle bu davada verilen ihtiyati tedbir kararının alacaklıyı bağlamadığı, her ne kadar borçlu tarafından takip dayanağı senet bedeli Asliye Ticaret Mahkemesince belirlenen tevdii mahalline ödenmiş ise de, ibraz anında senet bedelinin takip alacaklısına ödenmemesi nedeniyle alacaklının takip yapmakta haklı olduğu gerekçeleri ile, borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz başvurusunda; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte, alacaklının hem senet iptali davasında müdahale yoluyla tevdii mahalline yatırılan parayı almaya çalıştığını, hem de senedi takibe koyarak ikinci kez tahsil etmek istediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibinde şikayet ve borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 16., 169/a., TTK md 708., 712.

3. Değerlendirme
TTK’nın 708. maddesi; ” Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek bir poliçenin hamili, poliçeyi ödeme gününde veya onu izleyen iki iş günü içinde ödenmek üzere ibraz etmelidir.” hükmünü amirdir.

Aynı Kanun’un 712. maddesinde ise; ” Bir poliçe 708 inci maddede öngörülen süre içinde ödeme için ibraz edilmediği takdirde borçlu, gideri ve riski hamile ait olmak üzere poliçenin bedelini bir bankaya tevdi edebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Kambiyo senetleri aranacak borçlardan olup, senet borçlusu düzenleyenlerin, senedin nerede ve kimin yedinde olduğunu bilmesine olanak yoktur. Borçlu, ancak senedin ibraz edilmesi halinde yetkili hamilin kim olduğunu öğrenebilir. Ödeme mükellefiyetinden söz edilebilmesi için senedin usulüne uygun ibrazı gerekir. İbraz edilmeden senette yer alan alacağın muaccel olduğundan söz edilemez.

Somut uyuşmazlıkta; alacaklı tarafından senedin ödenmek üzere düzenleyen borçluya ibraz edildiğine dair bir belgenin dosyaya sunulmadığı görülmüştür. Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. tarafından açılan ve İstanbul … 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/678 E. sayılı dosyasında görülen “zayi nedeniyle kıymetli evrak (bono) iptali” davasında verilen 04.01.2021 tarihli ara karar ile, takip konusu senedin de aralarında bulunduğu 16 adet bononun, bono borçlusu tarafından ödenmek istendiği takdirde, adı geçen mahkeme adına ve dosya numarası ile açılacak birer aylık vadeli hesapta muhafaza edilmek üzere Zeytinburnu … A.Ş. Şube Müdürlüğünün tevdii mahalli olarak tayinine karar verildiği, itiraza konu icra takibinin dayanağı olan senedin vade tarihinin 31.5.2021, takip tarihinin 15.6.2021 olduğu ve şikayetçi borçlu tarafından senet bedeli olan 1.000.000,00 TL’nin, takip tarihinden önce, 02.6.2021 tarihinde, mahkemece tevdii mahalli olarak belirlenen banka hesabına yatırıldığı anlaşılmış olup, bu senet yönünden borçlunun takip edilemeyeceğinin kabulü gerekir.

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında, senet bedeli mahkemece belirlenen tevdii mahalline ödenmiş ise de ibraz anında takip alacaklısına ödenmediğinden itiraza konu icra takibinin haklı olduğu belirtilmiş ise de; takip tarihinden önce takip alacaklısı tarafından senedin ödenmek üzere borçluya ibraz edilmediği ve takipten önce senedin vadesinin gelmesi ile birlikte vadeden sonra 2 gün içinde Asliye Ticaret Mahkemesince belirlenen tevdii mahalline ödendiği, İstanbul … 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/678 E. sayılı dosyasında verilen 22.06.2021 tarihli ara karardan anlaşılacağı üzere, tevdii mahalline yatırılan paranın borçluya iadesi talebi reddedilmekle paranın halen tevdii mahallinde bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, tevdii mahalline yapılan ödeme ile borçlunun borçtan kurtulduğunun kabulü gerekeceğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesi doğru bulunmamıştır.

Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince, alacaklı tarafından vadede ödenmek üzere borçluya ibraz edilmeyen takip konusu senet yönünden, Asliye Ticaret Mahkemesince tayin edilen tevdii mahalline takip tarihinden önce yapılan ödeme dikkate alınarak, yukarıda açıklanan yasa maddeleri gereğince takibin iptali gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1.Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 25.05.2022 tarih ve 2021/4268 E. – 2022/1816 K. sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 09.11.2021 tarih ve 2021/377 E. – 2021/834 K. sayılı kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.