YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10660
KARAR NO : 2023/3214
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3311 E., 2022/2357 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/171 E., 2021/1344 K.
Taraflar arasındaki ilamlı takipte şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, İstanbul 28.İcra Müdürlüğü’nün 2020/29762 Esas sayılı dosyasında icra emrinin 613.830,86 TL asıl alacak 146.013,51 TL faiz olarak düzeltilmesine, fazla talep edilen 119.856,48 TL faizi yönünden icra takibinin geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı/alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tazminat alacağına dair icra emrinde asıl alacak kalemleri için talep edilen işlemiş faiz miktarları ve oranlarının fazla olduğunu, kamulaştırmasız el atma nedeniyle ödenmesi gereken tazminat alacaklarına Anayasanın 46/son maddesinde yer alan düzenlenme uyarınca kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasının mümkün olmadığını, yasal faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek icra emrinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 7 günlük süreden sonra açıldığını, ilam hakkında davacı idare tarafından kanun yoluna başvurulmadığından karar davacı idare yönünden 07.05.2019 tarihinde kesinleştiğini, icra dosyasında ilama uygun olarak dava tarihinden itibaren yasal faiz, kararın kesinleştiği 07.05.2017 tarihinden itibaren ise Anayasa 46.maddesi faizi talep edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne, İstanbul 28.İcra Müdürlüğü’nün 2020/29762 Esas sayılı dosyasında icra emrinin 613.830,86 TL asıl alacak 146.013,51 TL faiz olarak düzeltilmesine, fazla talep edilen 119.856,48 TL faizi yönünden icra takibinin geri bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı/alacaklı vekili; ilk derece mahkemesince bilirkişi tarafından yasal faiz hesabına göre yapılan hesabın kabul edilmesinin hatalı olduğunu, takibe konu ilamın kamulaştırmasız el atma tazminatına dair olduğunu, bu tür davalara konu ilamların icrası aşamasına geçildiğinde kararın kesinleşme tarihinden itibaren Anayasa’nın 46. maddesine öngörülen mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanması yüksek mahkeme içtihatlarının bir gereği olduğunu, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kabule göre de bilirkişi raporunun hesaplamasının hatalı olduğunu, davanın memur muamelesini şikayet olduğundan aleyhe vekalet ücretine mahkum edilmelerinin ve dava yargılama giderlerinden sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu ileri sürerek şikayetin reddi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı ilama göre alacaklı lehine hükmedilen 566.400,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden, ilamın dava tarihinden itibaren ilamın kesinleştiği tarih olan 15.04.2021 tarihinde kadar bu alacak kalemi için yasal faiz oranı olan yıllık %9 oranında faiz istenebileceği, ilamın kesinleştiği tarihten itibaren ise, Anayasanın 46/son maddesinde yer alan düzenleme uyarınca kamu alacakları için uygulanan en yüksek faiz oranının esas alınarak alacağın tahsil edilmesi gerekeceği, 566.400,00 TL dışındaki ilam vekalet ücreti, harç ve yargılama giderleri yönünden ise yıllık %9 yasal faiz oranının uygulanarak alacağın tahsil edilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesince bu ilkelere göre aldırılan bilirkişi raporu ve ek rapor doğrultusunda fazladan istenilen 119.856,48 TL işlemiş faiz yönünden icraen düzeltilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/ alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı/alacaklı vekili: istinaf sebeplerini tekrarlamakla şikayetin reddi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilamlı icra takibinde takip dayanağı ilamda asıl alacak kalemleri için talep edilen işlemiş faiz miktarları ve oranlarının fazla olduğu iddiaları ile icra emrinin iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. İİK’nın 16’ıncı maddesi , Anayasa’nın 46. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı/alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.