Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11336 E. 2023/3589 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11336
KARAR NO : 2023/3589
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1082 E., 2022/953 K.
HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/1040 E., 2022/155 K.

Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte borca, faize, faiz oranına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı-borçlular vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü re’sen kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulü ile takibin İİK’nın 170/a maddesi gereğince (davacılar) borçlular yönünden iptaline, İİK’nın 170/a maddesinde tazminata ilişkin düzenleme bulunmadığından borçluların tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-borçlular vekili dava dilekçesinde; takip konusu senedin finansal kiralama sözleşmesine istinaden teminat olarak verildiğini, cari hesap sözleşmesinden kaynaklı ilamsız takip yapıldığını, borçlular ile alacaklı arasında, ticari faaliyet bulunmadığını, kambiyo takibi yapılamayacağını, borca, faiz oranına, işlemiş faize ve tüm fer’ilere itiraz ettiklerini belirterek takibin iptaline, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde;takibe dayanak bono üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir kaydın yer almadığını, davacılar tarafından teminat senedi olduğuna ilişkin yazılı belge de sunulmadığını, alacağın var olmadığı iddiasını kabul etmediklerini, takibe dayanak bononun kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiğini, borca itiraz nedenleri kanunda sınırlı bir şekilde sayılmış olmasına rağmen davacıların itirazlarında bu sınırlı sayıda itiraz nedenlerinin hiçbirine dayanmadığını beyanla davanın reddi ile davacılar aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, davacılar her ne kadar takibe konu borcun bulunmadığını iddia etmişler ise de borcun olmadığı veya itfa edildiğinin İİK’nın 169/a-1. maddesinde belirtilen yazılı belgelerden herhangi biriyle ispatlanamadığı, davacıların takibe konu senetteki imzaya itiraz etmedikleri, takibe konu senedin senet unsurlarında bir eksiklik olmadığı, faize yönelik olarak davacıların fazla faiz talep edildiği iddialarına ilişkin olarak alınan denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporunda da fazla faiz talebinin olmadığının belirtildiği, yine takip dayanağı senedin teminat senedi olarak verildiğine yönelik yapılan incelemede takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da takip dayanağı senede açık atıf yapan İİK’nın 169/a-1. maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatlanması gerekmekte olup anılan senedin hangi ilişkinin teminatı olduğu senet metninde belirtilmediği ya da buna ilişkin bir atıf yer almadığı, davalı tarafın icra inkar tazminatına yönelik talebinin değerlendirilmesinde icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için İİK’nın 169. maddesi hükümleri uyarınca takibin muvakkaten durdurulmuş olması gerektiğinden ve takip durmadığından tazminat şartlarının oluşmaması nedeniyle davanın reddine, şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Taraflar arasında hukuki ve ticari bir ilişki bulunmadığını, söz konusu bononun davalı alacaklı tarafın sahibi bulunduğu şirketlere finansal kiralama sözleşmesine istinaden verilmiş teminat senedi olduğunu, eksik inceleme neticesinde hazırlanan ve itiraz edilmiş bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda itirazları dikkate alınmaksızın hukuka aykırı olarak karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, takip konusu senette düzenlenme yeri gösterilmediği gibi senedi düzenleyenin adının yanında da bir idari birime yer verilmediğinden İİK’nın 170/a. maddesine göre bono vasfı taşımayan senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamayacağını, şu halde, mahkemece, borcun kabulü de söz konusu olmadığına göre İİK’nın 170/a. maddesi gereğince bu husus re’sen gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü re’sen kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulü ile takibin İİK’nın 170/a maddesi gereğince (davacılar) borçlular yönünden iptaline, İİK’nın 170/a maddesinde tazminata ilişkin düzenleme bulunmadığından borçluların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davaya konu olan senede ilişkin borçlu tarafın senedin kendisinden sadır olmadığına dair bir iddiasının bulunmadığını, sadece teminat senedi olduğunu ileri sürdüğünü, bu durumda borca veya imzaya bir itirazı bulunmamakla beraber bunun kambiyo senedi niteliğinde olduğunun borçlu ve ilk derece mahkemesi tarafından da kabul edildiğini, ayrıca borca itiraz nedenleri kanunda sınırlı bir şekilde sayılmış olmasına rağmen davacıların itirazlarında bu sınırlı sayıda itiraz nedenlerinin hiçbirine dayanmadığını beyanla kararın bozularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte borca, faize, faiz oranına itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 170/a maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının İİK’nun 364/2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.