Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/9510 E. 2023/2536 K. 04.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9510
KARAR NO : 2023/2536
KARAR TARİHİ : 04.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/539 E., 2020/537 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 14.05.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin 24.12.2015 tarihinde tutuklandığını, 09.02.2016 tarihinde tahliye edildiğini; 02.02.2017 tarihinde yeniden tutuklandığını,03.10.2018 tarihinde tahliye edildiğini, davacı hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yapılan yargılama neticesinde mahkumiyetine karar verildiğini, kararın istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi 28.11.2018 tarih, 2017/2219 Esas, 2018/1254 Karar sayılı ilamı davacının beraatine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini belirterek; haksız hürriyetinden yoksun kaldığı süreler için 70.000 TL maddi, 150,000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini” talep etmiştir.

2. Davalı vekili 20.01.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın yetkili ve görevli mahkemede yasal süresinde açılmadığını,tutuklamanın bir tedbir olup, idareye kusur atfedilemeyeceğini, re’sen araştırılması gereken hususların araştırılmasını, faiz talebinin yersiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesini” beyan etmiştir.

3. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/448 Esas 2020/6 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 11.06.2020 tarihli ve 2020/539 Esas 2020/537 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.11.2021 tarihli, davacı ve davalı vekilleriinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; avukatlık ücretinin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz istemi; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/310 esas sayılı dosyasında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yargılandığı, 24.12.2015 tarihinde tutuklandığı, 09.02.2016 tarihinde tahliye edildiği; 02.02.2017 tarihinde yeniden tutuklandığı 03.10.2018 tarihinde tahliye edildiği, Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarih, 2015/310 esas, 2017/31 karar sayılı ilamı ile atlı suçlardan cezalandırıldığı, kararın Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 28.11.2018 tarih, 2017/2219 esas, 2018/1254 sayılı ilamı ile kaldırılarak, beraatine karar verildiği beraat kararının 28.11.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığı,

Davacının tutuklu kaldığı sürelerde sabit düzenli bir gelirinin bulunduğu tespit edilemediğinden tutuklu kaldığı süreler için uğradığı maddi zarar tutuklu kaldığı dönemdeki net asgari ücret tarifesi üzerinden yapılan hesaplama sonucunda maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne,davacının tutuklu kaldığı tarihler farklı olduğu için tutuklu kaldığı dönemler için ayrı ayrı maddi ve manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1958,09 TL maddi tazminatın 24.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, 30280,32 TL maddi tazminatın 02.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine; davacının üzerine atılı suçların niteliği, sosyo-kültürel durumu, uzun süren tutukluluk süresi gözetilerek hak ve nesafet kuralları çerçevesinde zenginleşmeye sebep olmayacak şekilde manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 3.500 TL manevi tazminatın 24.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 50.000 TL manevi tazminatın 02.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; ilk haksız gözaltı/tutuklama için 1.918,08 TL, ikinci haksız gözaltı/tutuklama için 29.926,01 TL maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı hesaplama yapılarak maddi tazminatın fazla tayin edilmesi ve ilk haksız gözaltı/tutuklama tarihleri için belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunmasının kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün 1. fıkrasında yazılı “1.958,09 TL” ibaresi yerine “1.918,08 TL” ibaresinin, 2. fıkrasında yazılı “30.280,32 TL” ibaresi yerine “29.926,01 TL” ibaresinin, 3. fıkrasında yazılı “3.500 TL” ibaresi yerine “3.000 TL” ibarelerinin yazılması suretiyle suretiyle, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarih, 2015/310 Esas, 2017/31 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 24.12.2015 – 09.02.2016 tarihleri arasında 1 ay 14 gün ve 02.02.2017 – 03.10.2018 tarihleri arasında 1 yıl 8 ay 1 gün tutuklu kaldığı, yapılan istinaf incelemesi neticesinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.11.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Yargıtay İçtihadı birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.195729.05.1957 tarih ve 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin kuruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

2.Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davalının eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.

2.Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davalının hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olduğuna ilişkin temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünin (A-3) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 11.06.2020 tarihli ve 2020/539 Esas 2020/537 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır 1. Ağır Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.09.2023 tarihinde karar verildi.