YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7834
KARAR NO : 2023/2133
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/524 Esas, 2021/173 Karar
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.03.2023 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı Kar Yapı Ltd. Şti. ile bayilik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının sözleşmeden doğacak borçların kefili olduğunu, sözleşme gereği katkı payı ödendiğini, ancak davalı bayi şirketin sözleşmeye uygun davranmadığını ve akdin 11.07.2014 tarihli ihtarname ile fesih edildiğini, bu durumda ödenen katkı payının sözleşmenin erken feshi nedeniyle kalan süreye yönelik olan kısmı 140.922,22 TL ‘nin ve ayrıca 30.000,00 TL cezai şartın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının dilekçesinde belirttiği işyerlerinin davalıya ait olmadığını, sözleşmede geçersiz hükümler olduğunu bu nedenle cezai şart ve katkı payının talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 26.01.2016 tarih, 2014/326 E. ve 2016/33 K. sayılı kararı ile taraflar arasında düzenlenen “ Direk Satış Noktası Sözleşmesi” başlıklı akdin 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin birinci fıkrası ve 25 inci maddelerine aykırı olduğu bu nedenle geçersiz olan sözleşmeye göre cezai şart ve ödenen katılım payının geri istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 19.06.2017 tarih, 2016/9737 E. ve 2017/5110 K. sayılı ilamıyla, sözleşmenin incelenmesinde 6098 sayılı Kanun’un genel işlem koşullarına aykırılık teşkil edecek bir hüküm bulunmadığı, mahkemece davacının talepleri doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılması gereğine işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 02.02.2021 tarih 2019/524 E. ve 2021/173 K. sayılı kararı ile davalı şirket tarafından sözleşme ile satışı taahhüt edilen ürün miktarının %6.05’inin satıldığı, fesih tarihi itibariyle %93,95’inin satışının gerçekleşmediği, bu oran üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacı şirketin davalıdan 140.922,22 TL talep edebileceği, imzalanan sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedilmiş olduğu anlaşıldığından, davacının sözleşmeye dayalı olarak davalıdan 30.000,00 TL cezai şart talep edebileceği, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye davalı …’in 177.000,00 TL bedelle müştereken ve müteselsilen kefil olduğu ve kefaletin geçerli olduğu anlaşıldığından, açılan davanın kabulüne, 140.922,22 TL katkı bedeli alacağı, 30.000,00 TL cezai şart alacağı olmak üzere toplam 170.922,22 TL’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının taraf sıfatı bulunmadığını, başka firmalara ait ürünlerin dava dışı işyerlerinde bulunduğunu, davalının dava dışı işyerlerini davacı mamülleri dışında başka ürün satmamaya zorlanmasının mümkün olmayacağını, bu sebeple taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanabilir olmadığını, dava konusu sözleşmenin bayilik sözleşmesi değil promosyon sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine aykırı olduğunu, davacı hakkında soruşturmalar bulunduğunu, davacının her yıl mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili çekince bildirmesi gerektiğini, davacının davalıya sözleşmenin feshi tarihine kadar 9000 koli ürünü teslim etmesi gerektiği halde edimini yerine getirmediğini, katılım payı bedeline ilişkin hesaplamanın hatalı olduğunu, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiği iddiasıyla, davacının davalıdan, ödemiş olduğu bedelin kıstelyevm hesabına göre iadesini ve sözleşme hükümlerine dayalı olarak cezai şart talep edip edemeyeceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun’un 26 ncı ve 179 uncu maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.