Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10901 E. 2023/3374 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10901
KARAR NO : 2023/3374
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/963 E., 2022/1027 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/742 E., 2021/208 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte mükerrerlik şikayeti ve faiz oranına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, davalı vekilinin tazminat ve disiplin para cezası taleplerine yönelik talebinin yasıl şartları bulunmadığından reddine, karar verilmiştir.

Kararın davacı-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-borçlu vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklının müvekkili aleyhine Ankara 18. İcra Dairesinin 2019/7758 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığını, aynı kredi borcu nedeniyle alacaklının daha önce Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2019/7757, 2019/7759 ve 2019/7760 Esas sayılı dosyalarıyla ilamsız takip yaptığını, ilamsız takiplerden sonra alacaklının mükerrer olacak şekilde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatarak ödeme güçlüğü içindeki müvekkili aleyhine icra masrafı ve icra vekalet ücreti doğmasına neden olarak müvekkilini zarara uğrattığını, %40 faiz oranının fahiş olduğunu belirterek Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2019/7758 Esas sayılı takibinin iptaline, davalı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde;davanın süresinde olmadığını, takibe itiraz eden borçlunun eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, zira 03.02.2020 tarihinde borçlu tarafından zaten takibe itiraz edilmiş olup takibin durduğunu, mükerrerlik söz konusu olmadığını, farklı alacaklara ilişkin takip başlatıldığını, faize dair şikayetin genel mahkemelerin görev alanına girdiğini, genel kredi sözleşmesinin 10.maddesinde de bankaca tespit edilen faizin %50 fazlasının teminat faizi olarak istenebileceğinin düzenlendiğini, 10.08.2018 tarihli T.C. Merkez Bankası tarafından ticari krediler için uygulanacağı bildirilen faiz oranının %40 olduğunu, fazla faiz istenmediğini, İİK’nın 33. maddesindeki itiraz sebeplerinin olmadığını belirterek şikayetin süreden reddini aksi halde davanın reddini, davacı aleyhine inkar tazminatı ve HMK 329. madde gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 45. maddesi gereğince alacaklının önce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması yasal zorunluluk olduğundan, mükerrerlik iddiasının ancak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip dışındaki diğer takipler yönünden ileri sürülebileceği, bu nedenle mükerrerlik iddiasının yersiz olduğu, ayrıca takip dayanağı sözleşme dikkate alındığında faiz oranına yönelik şikayetin de yersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı vekilinin tazminat ve disiplin para cezası taleplerine yönelik talebinin yasal şartları bulunmadığından reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davanın mükerrerlik şikayeti olduğunu, davacı aleyhine Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2019/7758 Esas sayılı dosyası ile ipotekli takip başlatıldığını, Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2019/7759 – 2019/7757 ve 2019/7760 Esas sayılı dosyalarının aynı borca (krediye) ilişkin daha önceden açılan ilamsız icra takipleri olduğunu, 2019/7758 Esas sayılı takibin süresiz şikayet yolu ile iptali gerektiğini, takip sonrası işlemiş faiz oranının fahiş miktarda olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 45. maddesi gereğince alacaklının önce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması yasal zorunluluk olduğundan, mükerrerlik iddiasının ancak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip dışındaki diğer takipler yönünden ileri sürülebileceği, somut olayda, mükerrer olduğu iddiası ile iptali istenen Ankara 18. İcra Dairesinin 2019/7758 Esas sayılı dosyasında derdest takibin, alacaklının kredi borçlusu davacı şirket ve ipotek maliki İbrahim Karabulut hakkında başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip olduğu, Genel Kredi Sözleşmesinin 10. maddesinde temerrüt faiz oranının, bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, takip talebinde ticari kredilerden kaynaklanan alacağa %40 temerrüt faizi işletileceği, alacaklı tarafından sunulan T.C. Merkez Bankası’na faiz oranı bildirim formu ekindeki alacağa konu kredi türleri için belirlenen yıllık azami akdi faiz oranının %40 olarak belirtildiği, buna göre temerrüt faizinin yıllık %40 oranı üzerinden talep edilmesinde fazlalık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte mükerrerlik şikayeti ve faiz oranına itiraz nedeniyle takibin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 45. maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.