Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10894 E. 2023/3372 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10894
KARAR NO : 2023/3372
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1167 E., 2022/1181 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Polatlı İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/50 E., 2021/79 K.

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine, davacı lehine icra inkar tazminatına yer olmadığına, davalı lehine kötü niyet tazminatına yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davacı-alacaklı vekili ile davalı-borçlular vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-alacaklı vekili dava dilekçesinde; borçluların icra takibine haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek, itirazın kaldırılması ile takibin devamına, borçluların %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; itirazın süresinde yapılmadığını, davanın süreden reddi gerektiğini, takibin 25.05.2010 tarihli protokole dayandırıldığını, bu belgenin ise İİK’nın 68/a maddesinde sayılan belgelerden olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalılar vekili 12.02.2021 tarihli beyan dilekçesinde; davacının takip dosyasına takip dayanağı gösterdiği protokol ve içeriği senetleri takip dosyasına sunmadığını, protokolün davacının babası … tarafından satıcı sıfatıyla imzalandığı iddia olunan harici taşınmaz satışına dair olduğu, içeriğindeki senetlerin de lehdarının da davacının babası olduğu ve senetlerin ciro görmediğini, takipten evvel ölen murisin alacağının tahsilini teminen açılacak dava veya takiplerde tüm mirasçılarının katılımı zorunlu takip/dava arkadaşlığının bir gereği olup, tek başına …’ın dava ve takip ehliyetinin bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, takip dosyası içerisinde alacaklılara bir tebligat gönderilmediği anlaşılmakla davanın süresinde açıldığının kabul edildiği, takibe dayanak belgenin celse arasında davacı vekili tarafından mahkeme dosyasına ibrazı üzerine ilgili belge incelendiğinde, protokolü imzalayan tarafın … olduğu ve 06/12/2020 tarihinde vefat ettiği, Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/1117 E. ve 2010/1051 K. sayılı ilamında veraset ilamının subüt bulduğu; uyuşmazlığa söz konu takibin ise veraset ilamında yer alan … tarafından başlatıldığı, diğer mirasçıların muvafakiyetinin ya da dahilinin olmadığı, dolayısıyla mirasçıların hep birlikte takipte yer alması gerekirken mirasçılardan tek birinin takip yapması mümkün olmadığından takibin iptaline karar verildiği, davalının talep etmiş olduğu kötü niyet tazminatına ise dosya içerisinde davacının kötü niyetini belgeleyen bir durum, belge ve tutum görülmediğinden reddine karar verildiği gerekçesiyle şikayetin reddine, davacı lehine icra inkar tazminatına yer olmadığına, davalı lehine kötü niyet tazminatına yer olmadığına, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-alacaklı vekili ile davalı-borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-alacaklı vekili istinaf başvurusunda özetle; şikayet dilekçesi ile birlikte İcra Mahkemesi’nin 2020/50 Esas sayılı dosyasına …’ın diğer mirasçılarının hep birlikte karar vermesi üzerine …’a vermiş olduğu vekaletnamenin sunulduğunu, bu vekaletnamenin içeriğine bakıldığında açılmış ya da açılacak tüm davaları takip yetkisinin …’a verildiğinin görüleceğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına bakıldığında bir mirasçının özellikle acele hallerde her ne kadar ortada zorunlu dava arkadaşlığı bulunsa da miras menfaatlerini korumak için bütün mirasçılar adına yalnız başına da dava açabileceğini, haksız olarak itiraz etmenin icra inkar tazminatı ödemeyi gerektirdiğini, yerel mahkemece diğer mirasçıların davaya icazet vermeleri için süre vermeden davanın reddedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-borçlular vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ile 12.02.2021 tarihli beyan dilekçesinde belirtilen hususlar tekrar edilerek, kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair kararın hatalı olduğunu, kötü niyetin belge ile ispatı zorunlu olmadığı gibi, davacının zorunlu takip arkadaşı mirasçılara izafeten takip başlatıldığına dair belge bulunmadığından kötüniyetli olduğunu, gerekçeli karardaki davanın süresinde açıldığına dair gerekçe bölümü ile lehlerine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair gerekçe ve hüküm yönünden istinaf talebinde bulunduklarını belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile haklı red gerekçesinin yanı sıra davanın hak düşürücü süre yönünden de reddi ile lehlerine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri incelendiğinde; somut olayda, takibe dayanak yapılan protokolü imzalayan tarafın davacının murisi … olduğu ve 06.12.2020 tarihinde vefat ettiği, takipte mirasçıların muvafakiyetinin ya da dahilinin olmadığı, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu, davacı adına … mirasçıları tarafından verilen 26.04.2011 tarihli vekaletname içeriğinde mirasçıların hak ve alacaklarının devrine ilişkin bir hususun bulunmadığı, vekaletnamenin resmi işlemlerin takibi için verildiği, ayrıca takibin tereke adına değil, davacı adına başlatıldığı, bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvuru taleplerinin yerinde görülmediği, davalılar vekilinin istinaf başvuru nedenleri incelendiğinde; davalılar vekili davanın 6 aylık süre içinde açılmadığını belirtmiş ise de, somut olayda takip dosyası içerisinde takibe itiraz edildiğine dair alacaklıya bir tebligat gönderilmediği anlaşılmakla davanın süresinde açıldığı, yine, mahkemece, takip şartındaki eksiklik nedeni ile itirazın kaldırılması talebi reddedildiğinden ve bu nedenle esasa girilmediğinden, davacı hakkında kötüniyet tazminatı uygulanmamasına dair kararda da bir isabetsizlik görülmediği, bu sebeplerle davalılar vekilinin istinaf başvuru taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrar etmekle birlikte dilekçeye ek olarak; vekaletnamenin resmi işlemlerin takibi için verildiğini gerekçe sayarak istinaf başvurumuzun esastan reddine karar verilmişse de davalılar hakkında borçlu sıfatıyla başlatılmış olan takibe konu alacak-verecek ilişkilerini kapsayan borç ilişkilerinin tahsilini yapmanın resmi iş ve işlemler arasında sayılacağının kaçınılmaz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TMK’nın 640. maddesi, Dairemizin 2016/32803 E. ve 2017/80 K. sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.