Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/2730 E. 2023/2370 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2730
KARAR NO : 2023/2370
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/278 Esas, 2022/49 Karar
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ürettiği dondurmaları Şam şehrinde satmak üzere işyeri açtığını, dava dışı Önatlar Uluslararası Taşımacılık firmasına ait nakliye araçları ile 03.09.2010 tarihinde 4.396,00 kg muhtelif cinste dondurmanın sevk edildiğini, 05.09.2010 tarihinde Cilvegözü gümrük kapısında yapılan tahlilde dondurmalarda koloniyel koliform oranı yüksek olduğu belirlendiğinden aynı araçla ayıplı dondurmaların davalıya iade edildiğini, davalının dondurmaların temiz olduğu iddiası ile kendi araçları ile dondurmaları yeniden sevk ettiğini, ancak gümrükten aynı gerekçe ile geçişine izin verilmediğini, davalı firmanın kendi aracını gümrükten tekrar döndürebilmek için aracın fişini çekerek dondurmayı erittiğini ve Kahramanmaraş’a döndüğünü, müvekkilinin dondurmaların bedelini ödediğini, söz konusu ihracaat için masraflar yapıldığını ileri sürerek toplam 55.684,98 TL zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin gümrükteki analizlerden geçebilecek ürün teslimi konusunda bir taahhüdünün bulunmadığını, davacıya 03.09.2010 tarihinde teslim edilen ürünün 10.09.2010 tarihinde müvekkiline malların gümrükten geçirilemediği gerekçesiyle iade edildiğini, müvekkilince ürünün resmi laboratuvarlarda analizinin yaptırıldığını ve mikrobiyolojik kriterlere uygun olduğunun tespit edildiğini, tarafların ilk parti iade edilen mal yönünden masraflar vs. konularında anlaştığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 23.12.2014 tarih, 2011/369 E. ve 2014/951 K. sayılı kararı ile davacı şirketin ikinci kez mal talebi üzerine malın nakliyesi davalı şirkete ait olmak üzere gönderildiği, davacı şirket ile dava dışı 3. şirket arasında ihtilaf çıkması nedeniyle malların Şam’daki gümrükte 40 gün bekletildiği, daha sonra bakteriyel açıdan uygun olmadığı gerekçesi ile malların gümrükten alınmadığı ve davalı şirkete iade edildiği, davalı tarafından sipariş üzerine sevk edilen ürünlerin teslim tarihinde ayıplı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 04.04.2016 tarihli, 2015/11994 E. ve 2016/5584 K. sayılı kararında, Mahkemece alınan 22.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak …”üretici firmanın frigofrik (soğutuculu) araçları ile ihraç edilen ancak soğutma gruplarının manuel olarak el ile elektiriğinin kesildiğine dair Suriye bakım atölyesi yetkililerince rapor verilmiş ve yapılan analizlerde bakteri taşıması nedeniyle insan gıdası olarak tüketilemeyeceği rapor edilmiştir.” gerekçesi ile üretici ve nakliyeci firmanın neden olduğu bu sonuçtan dolayı tazminat ödemesi gerektiği yolunda görüş bildirildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 282 nci maddesi uyarınca hakim bilirkişi raporu ile bağlı olmayıp bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir ise de aynı Kanunun 266 ncı maddesine göre mahkemece çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği, somut olayda, bilirkişi raporunda belirtilen soğutuculu araç ile gıda nakliyesi ve nakliye sırasında alınması gereken önlemler teknik bilgiyi gerektiren hususlardan olup mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde 6100 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesi uyarınca konusunda uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 06.04.2017 tarih, 2016/353 E. ve 2017/153 K. sayılı kararı ile Türkiye’den Suriye’ye ihracata konu bir alışveriş olduğu yönünde bir yazılı belgeye dosya kapsamında rastlanılamadığı, Tarım İl Müdürlüğünün belirlenen sade dondurma ürününün yurt içine girmesinde bir sakınca bulunmadığına dair verdiği resmi yazısı ve Suriye ilgili birimince verilen raporun bir kısmının delil olarak kullanıldığı hususları gözetildiğinde talep edilen tazminatın haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 13.02.2018 tarihli, 2017/4078 E. ve 2018/590 K. sayılı kararı ile davacının davalıdan satın aldığı dondurma ürününün Suriye’ye ihracının Suriye makamları tarafından kabul edilmemesi nedeniyle satın alınan mal bedeli ile yapılan masraflardan kaynaklanan zararını dava ettiği, davalının, davacıya sattığı dondurmanın herhangi bir ayıbı olmadığını, Suriye makamlarınca ihracatına müsaade edileceğine dair taahhüdü olmadığını ve ihraç edilemeyen malların geri alındığını belirttiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak davalının davacıya satış yaparken malın Suriye’ye ihracının sağlanacağı hususunda bir garanti vermediği gibi ihracı kabul edilmeyen malların Türkiye’ye girişine Tarım İl Müdürlüğünce izin verildiği gerekçesiyle davanın reddedildiği, Mahkeme kararının satış bedeli dışındaki tazminatlar yönünden doğru olduğu, ancak satışa konu malların davalı tarafından geri kabul edildiği anlaşıldığından mal bedeli talebinin de reddedilmesinin doğru olmadığı, davacının mal bedeli yönünden talebi belirlenip bu miktarın davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken davanın bu yönden kabul edilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.09.2018 tarih, 2018/324 E. ve 2018/339 K. sayılı kararı ile davaya konu malların davalı tarafından iadesi kabul edildiğinden davacının ödediği mal bedeli olan 10.799,79 TL’nin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 10.799,79 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

F. (Üçüncü) Bozma Kararı
Dairemizin 31.03.2021 tarih, 2020/4994 E. ve 2021/3138 K. sayılı kararı ile davalı vekilinin tüm davacı vekilinin ise sair temyiz itirazları reddedilerek; davacının dava konusu ürünlerin bedelinin 18.699,79 TL olduğunu belirterek buna ilişkin davalının düzenlediği faturayı ve ödemeye yönelik 7.900,00 TL’lik tahsilat makbuzu ile 10.799,79 TL’lik banka dekontunu dava dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu, Mahkemece davacının sunduğu tahsilat makbuzuna ilişkin belge değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, taraflar tacir olup davacının ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi talep etmesi mümkün olduğundan dava dilekçesinde talep edilen ticari faizden 3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un (3095 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca avans faizinin kasdedildiği gerekçesiyle hüküm davacı yararına bozulmuştur.

G. Mahkemece (Üçüncü)) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın satıma konu malın ayıplı olması nedeniyle mal bedelinin iadesine ilişkin alacak davası olduğu, bu kapsamda dava konusu ürünlerin bedelinin 18.699,79 TL olduğu, davacı tarafından belirtilerek buna ilişkin olarak davalının düzenlediği faturayı ve ödemeye yönelik 7.900,00 TL’lik tahsilat makbuzu ile 10.779,79 TL’lik banka dekontunun birlikte değerlendirildiği gerekçesiyle tazminata yönelik verilen karar Mahkemenin 06.04.2017 tarih, 2016/353 E. ve 2017/153 K. sayılı ilamı ile kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar ittihazına yer olmadığına, dava konusu yapılan ve talep edilen banka dekontu ile ödenen 10.799,79 TL ile elden tahsilat makbuzu ile ödenen 7.900,00 TL’nin toplamı olan 18.699,79 TL’nin dava tarihinden geçerli olmak üzere ticari temerrüt faizi ile (avans) birlikte davalıdan alınarak davacı yana verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6098 sayılı Kanun’un 229 uncu maddesi gereği mal bedeli dışında upranılan diğer zararın da tazmininin gerektiğini, somut olayda tazmini istenen zararının tamamının doğrudan ayıplı mal satışından kaynaklandığından kusurun ayıplı mal satan davalıda olduğunu, davalının yükümlülüklerini ihlal etmesi ve müvekkili şirketi zarara uğratması sebebi menfi bir zararın ortaya çıktığı hususunda ihtilaf olmadığını, davalı eylemi ile oluşan zarar arasındaki uygun illiyet bağının da ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, satıma konu malın ayıplı olması nedeniyle mal bedelinin iadesine ilişkin alacağın tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.