Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15503 E. 2023/1898 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15503
KARAR NO : 2023/1898
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/384 E., 2014/663 K.
SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, onama, ret

A. Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen beraat kararı ile sanık … hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik şikâyetçi Sağlık Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada, bu suçlardan doğrudan zarar görmeyen Sağlık Bakanlığı’nın davaya katılma hakkı bulunmadığından, anılan hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmayan şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
B. Sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet kararı ve sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan Sağlık Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları ile sanık … hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkûmiyet kararları ve sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik sanıkların temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan Sağlık Bakanlığının duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmediği, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ederek davaya katılma iradesini açıkça ortaya koyduğu anlaşılmakla şikâyetçi kurumun 5271 sayılı CMK’nın 237/2. madde ve fıkrası uyarınca kamu malına zarar verme suçundan açılan davaya katılmasına karar verilmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği, katılan kurum vekilinin sadece kamu malına zarar verme suçu yönünden verilen hükümleri, sanıkların ise haklarında verilen mahkûmiyet hükümlerini temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 265/1, 152/1-a, 125/3-a, 125/4. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, TCK’nın 67/2-d maddesine yer alan düzenleme de dikkate alındığında, zamanaşımını kesen son işlem olan 03.11.2014 tarihli mahkûmiyet karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması nedeniyle, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2014 tarihli ve 2014/384 Esas, 2014/663 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ve katılan kurum vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.