YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2552
KARAR NO : 2023/2154
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/386 Esas, 2021/904 Karar
HÜKÜM : Asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasındaki ilişkinin Rekabet Kurumu kararı doğrultusunda öngörülen zamandan önce sonlandığını, bu nedenle davalının, gerçekleşmeyen anlaşma sürelerine ilişkin olmak üzere peşinen sağladıkları kazanımları ve bu kazanımların semerelerini faizleriyle birlikte davacıya iade etmesi gerektiğini, davalı bayi BY Akaryakıt… Şti.’nin doğmuş ve doğacak her türlü borcunun 500.000,00TL’sini davalı …’in müştereken ve müteselsilen ödemeyi taahhüt ettiğini, akaryakıt istasyonuna davalılar … ile …’in müşterek malik olduğunu, aradaki dikey anlaşmanın intifa süresi sonuna kadar devam edeceğine inanılarak istasyon zemin betonu, bina inşaatı vs. inşaat giderlerinin davacı tarafından karşılandığını, bunların güncellenmiş değerinin 27.199,21 TL olduğunu ileri sürerek, 27.199,21 TL’nin iktisap tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ve Katma Değer Vergisi (KDV) ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar aleyhine hükmedilecek alacak miktarının taahhüdündeki limit dikkate alınarak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 500.000,00 TL tutarındaki kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiş, karşı dava yolu ile davalı şirket ile davacı arasında 09.07.1993 tarihinde akdedilen bayilik sözleşmesinden dolayı aynı tarihte davacıya 30.000.000 (eski) TL bayilik teminatı ödendiğini, sözleşmenin 18.02.2004’te feshedilmesine rağmen teminatın iade edilmediğini, iadesi için 16.04.2009 tarihli ihtarname keşide edilmesine rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek şimdilik güncellenmiş tutarı olan 10.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 11.297,46 TL olarak ıslah etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 05.03.2019 tarih, 2017/864 E. ve 2019/234 K. sayılı kararı ile asıl davada davacı tarafından feshedilen sözleşme sonrası intifa süresinin kullanılmayan dönemine rastlayan süreler yönünden sabit yatırım bedelinin talep edildiği, mahallinde yaptırılan 31.11.2018 tarihli keşifte bilirkişi tarafından yapılan tespitte davacıya ait herhangi bir sabit yatırıma rastlanılmadığının bildirildiği, asıl davanın reddi gerektiği, karşı dava yönünden karşı davacı şirketin bayilik teminatı olarak ödediği tutarın sözleşmenin feshi sonrasında iadesi gereken bedel açısından güncellenmiş değerinin 11.297,46 TL olduğu gerekçeleri ile asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, 11.297,46 TL’nin karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı- karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 22.02.2021 tarih, 2020/3752 E. ve 2021/1547 K. sayılı kararıyla ”…1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı – karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik bütün temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin karar düzeltme istemi üzerine verdiği 08.06.2017 tarihli bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gereği yerine getirilmemiştir. Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamında mahkemece teminat olarak verilen şeyin aynen iadesine karar verileceği gözetilmeksizin, güncellenmiş değer üzerinden karşı davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş olmasına karşın usuli kazanılmış haklar gözetilmeksizin karşı davada talep olunan teminat olan paranın aynen iadesine karar verilmesi gerekirken yeniden güncellenmiş değer üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiştir…” gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı tarafça feshedilen sözleşme sonrası intifa süresinin kullanılmayan dönemine rastlayan süreler yönünden sabit yatırım bedelinin talep edildiği ancak bilirkişice yapılan tespitte Petrol Ofisine ait herhangi bir sabit yatırımlara rastlanılmadığı, dolayısı ile (Kanopi, reklam panoları, cephe kaplamaları v.b) bu imalatların değerlendirilmesinin hesaplanmadığı anlaşılmakla, asıl davada davacının sabit yatırım bedelinin iadesi yönündeki talep ve davası yerinde olmadığından reddine karar verilmesi gerektiği, karşı davada ise karşı davacı şirketin bayilik teminatı olarak ödediği tutarın sözleşmenin feshi sonrasında iadesi gereken bedel açısından mahkemece teminat olarak verilen şeyin aynen iadesine karar verilebileceği şeklindeki bozma ilamı dikkate alınarak 30,00TL olduğu, asıl davada davacının davasının tüm davalılar yönünden ayrı ayrı reddine, karşı davada karşı davacı şirketin davasının kabulüne ve 30,00 TL’nin karşı davalıdan alınıp karşı davacı şirkete verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada, davacının davasının tüm davalılar yönünden ayrı ayrı reddine, karşı davada, karşı davacı … Tic. Ltd. Şirketi’nin davasının ıslah edilmiş hali ile talep gibi kabulü ile 30,00 TL’nin karşı davalı OMV Petrol Ofisi A.Ş ‘den alınıp karşı davacı … Tic. Ltd. Şirketi’ne verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, karşı davalarının lehlerine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden bozulması gerektiği, aksi düşünülmesi halinde, karşı davada lehlerine kabul edilen miktar üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmişken, karşı davalı lehine tam ücrete hükmedildiği, oysa mahkemenin kabulüne göre, tarifeye göre hükmedilen ücret kabul ya da reddolunan miktarı geçemeyeceği, bu sebeple tarafları lehine hükmedildiği şekilde davacı- karşı davalı lehine hükmedilen ücretin de, Avukatlık Ücret Tarifesinin 13/2 gereği tespiti gerekirken 4.080,00 TL olarak karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Uyuşmazlık, karşı dava yönünden taraflar yararına hükmedilen vekâlet ücretinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası,
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı -karşı davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı -karşı davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine , Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.