YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8311
KARAR NO : 2023/2278
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/894 Esas, 2021/1678 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/374 E., 2020/722 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket ile aynı işi hurda alım satım ticareti yaptığını, davalı ile aynı yerde faaliyette bulunduğunu ve ortak ticaretlerinin olduğunu, keşidecisi Şimşek Elektrik şirketi olan 50.000,00 TL bedelli ve 30.10.2013 tarih 50.000,00 TL bedelli iki çekin müvekkilinden davalı şirkete geçtiğini, müvekkili ile davalı şirketin ortak iş yaptıklarını ve işleri davalı şirketin yürüttüğünü, müvekkili şirket defterlerine gerçek bir mal alım satımı olmaksızın sahte faturalar düzenleyerek defter kaydının yapıldığını, şirket kasasına çekler ve nakit tahsilatlar girmediği halde tahsilatlar girmiş gibi gösterildiğini, usulsüz çek çıkışlarının yapıldığı resmi ve özel evraklara sahte imza atıldığını, muhasebe kayıtlarında pek çok usulsüzlüğün yapıldığını ileri sürerek haksız yere ve kötü niyetle borca itiraz eden borçlunun itirazının iptaline, alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ve davalının ortak ticari faaliyette bulunduklarını, mal alım ve satım ilişkisi kurduklarını, müvekkili şirketin davacı şirketten ciro yolu ile teslim almış olduğu çeklerin bedellerini çekleri bankaya ibraz etmeden çek ve keşidecisinden banka harici havale yolu ile tahsil edildiğini savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, icra takibi davacı tarafından kötü niyetli başlatıldığından %20’den aşağı olmamak kaydı ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın alacağına dayanak yapmış olduğu iki adet çekin taraflar arasında varılan mutabakat kapsamında alacak borç ilişkisini sıfırlamış olmaları nedeniyle davacı tarafın talep edebileceği herhangi bir alacağının bulunmadığı, kaldırma kararından önce verilen karar kapsamında işbu hususun toplanan delillerle sabit olduğu, kaldırma kararında belirtilen Bakırköy 14.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/738 E. sayılı dosyasında da davalı şirket aleyhine alacağın varlığını kanıtlayan herhangi bir tespitin söz konusu olmadığı, bu bağlamda sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, söz konusu kararın kesinleştiği, sonuç olarak davacı tarafın açmış olduğu davanın sübuta ermediği, davalı tarafın kötü niyet ve para cezasına ilişkin talebine yönelik koşulların da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile ticari ilişki sonlandırıldıktan sonra müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının zoraki alındığını, davalı tarafın alacak-borç ilişkisinin tasfiye edildiğini, bu alacaklarının kalmadığını beyan etse de, bu davadan 2 yıl sonra sahte belge oluşturarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, bunun dahi davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, bilirkişi raporunda mükerrer tahsilat yaptığının belirtilmesine rağmen bilirkişi raporunun hükme esas alınmadığını, müvekkilinin şikayeti üzerine, davalı şirket yetkilisi … aleyhine resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/330 E. sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, takip başlatan Salih Coşkun’un çeki …’dan aldığını işleme koyması için verdiğini beyan ettiklerini, bu çek ile davaya konu çekin aynı yıla ait olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu çeklerin mükerrer ödendiğine dair cari hesap ilişkisinde bir kayda rastlanmadığı, tarafların cari hesap ilişkisinin mutabakatla sonlandırıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafça alacak-borç ilişkisinin tasviye edildiğini, bir alacaklarının kalmadığı beyan edilse de, işbu davadan iki yıl sonra sahte belge oluşturarak müvekkili şirket hakkında başlattıklarını, bu nedenle davalının kötü niyetli olduğunu, davalı şirket yetkilisi ve muhasebe sorumlusu hakkında açılan ceza davasında maddi vakıalara ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, taraflar arasındaki meselelerin alacak vereceğe dayanan hukuki mahiyette olduğu değerlendirildiğini, bu nedenle bağlayıcı olmayacağını, müvekkilinin dava konusu çekleri mükerrer olarak ödediğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bu tespite rağmen davanın reddinin yerinde olmadığını, müvekkilinin şikayeti üzerine, davalı şirket yetkilisi … aleyhine resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/330 E. sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, anılan dosyadaki deliller kapsamında sanık Salih Coşkun’un müvekkil şirket yetkilisi … ile yaptığı telefon konuşmasında ”Çekleri bana Cengiz verdi, yazdır dedi” şeklinde ifade ettiğini, bu dosyanın celbi gerektiğini, ayrıca Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/330 E. sayılı dosyasına konu olan çek ile dava dosyasında mükerrer tahsilat yapılan çekin aynı yıla ait olduğunu, bu durumda müvekkil aleyhine usulsüz ve yasaya aykırı işlemler yapan davalı şirket yetkilisinin yargılandığı ceza mahkemesinin sonucunun beklenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda tarafların defterlerinin incelenmesi sonucunda davalının mükerrer tahsilat yaptığı tespit edildiğine göre davanın reddi kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekten kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun’un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.