Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/2908 E. 2023/2445 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2908
KARAR NO : 2023/2445
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI :2020/167 Esas, 2020/239 Karar
HÜKÜM :Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 30.12.2015 tarihinde 2015/13574 tescil numarası ile “trabzon kart” (TRABZON KART) markasını tescil ettirildiğini, bu markanın idare adına maruf ve tanınmış bir marka olduğunu, Trabzon Kart isminin kamuya malolmuş ve müvekkili idare tarafından ulaşım ve toplu taşımacılıkta kullanılmakta olan bir marka olduğunu, davaya konu markanın yer ismi olan ‘Trabzon’ ve mamul ismi olan ‘Kart’ kelimelerinin birleşiminden oluştuğunu, Trabzon ismi bir coğrafi isim olduğundan davalı tarafından tekele alınması ve idarece kullanımının engellenmesinin mümkün olmayacağını, Türkiye genelinde il adı ve sonuna kart ibaresi konularak oluşturulmuş markaların (örneğin Ankarakart, Antalyakart gibi ) belediyeler tarafından toplu taşıma, elektronik kart ve diğer belediyecilik hizmetlerinde kullanılmasının bir teamül haline geldiğini, davalının da bu kullanımı öngörmek sureti ile Trabzonkart markasını kendi adına tescil ettirdiğini ve idareden maddi menfaat sağlama beklentisine girdiğini, zira davalı tarafından idareye verilmiş olan ve toplamda 8,000.000,00 TL para + komisyon vs. istemler içeren dilekçenin davalının haksız menfaat temini amacının ve kötü niyetinin bir kanıtı olduğunu ileri sürerek davaya konu markanın sicilden terkinine ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Trabzon kart markasının müvekkiline ait projenin bir parçası olduğunu, proje ile Trabzon’da gerçekleştirilecek konaklama, alışveriş, eğlence, restoran hizmetlerinden “indirim + puan” kazanılabilecek anlaşmalar sağlayarak kullanıcılara katkı sağlanacağını, bu sebeple ilgili marka başvurunun yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2019 tarih, 2017/611 E. ve 2019/49 K. sayılı kararıyla; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre coğrafi yer adlarının tek başına marka olarak tescil edilemeyeceği ancak bu tür markaların yanına ek veya ürün isimlerinin alınması durumunda marka olarak tescillerinin mümkün olacağı, dava konusu olayda davalı … adına tescil edilmiş olan “Trabzon Kart” isimli markanın Trabzon il ismi yanında ürün adı olan “Kart” ibaresi ile birleştiği, bu yönüyle dava konusu olayda davalı tarafın markasının coğrafi kaynak bildirme gerekçesiyle hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, davacı idare adına “Trabzon Kart” markasına ilişkin Türk Patent Enstitüsü ve Marka kurumu nezdinde yapılan tetkiklerde tanınmış marka olduğuna ilişkin bir kaydın olmadığı, dava konusu “Trabzon Kart” isimli markanın Trabzon ve Kart ibarelerinden oluştuğu, bu ibarelerin ilgili düzenlemede belirtilen halka mal olmuş kültürel değer niteliğinde olmadığı, ihtilaf konusu markada davacının davalının marka başvuru tarihi olan 17.02.2015 tarihinden önceki tarihli kullanımı veya kendisine ait Trabzon Kart isimli markanın davalı tarafın marka başvurusundan önceki tarihlerde kullanılarak tescilsiz tanınmış marka olduğunu ispat eden herhangi bir delil ileri sürmediği, “Kent ismi+Kart” ibareli marka tescillerinin belediye iştiraki özel tüzel kişiler adına, gerçek kişiler adına ve 3 üncü kişi niteliğindeki belediye dışındaki tüzel kişiler adına tescilli olduğu, böylelikle davacı yanın iddia ettiği gibi “Kent ismi+Kart” ibareli marka tescillerinin belediyeler adına tescil edildiğine ilişkin bir teamülün olmadığı, bu haliyle davalı tarafın “Trabzon Kart” isimli markayı kendi adına tescil ettirmede kötü niyetinin varlığının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.05.2019 tarih, 2019/512 E. ve 2019/555 K. sayılı kararıyla; taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 05.03.2020 tarih, 2019/2497 E. ve 2020/2438 K. sayılı kararıyla “Trabzonkart” ibaresinin, belediye ya da valilik tarafından tüm şehirde geçerli olmak üzere sunulan toplu hizmetlerde anılan kuruluşla bağlantılı ve yetkili bir firma olduğu zannı uyandırabilecek ve bu sebeple tescil kapsamındaki hizmetlerin niteliği, üretim yeri ve coğrafi kaynağı bakımından halkı yanıltabilecek nitelikte markalardan olduğu ve bu sebeple mahkemece markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaya uygulanacak mülga 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca markanın tescil edildiği mal ve hizmetler yönünden, o mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markaların tescilinin mutlak ret sebebi olarak öngörüldüğü, “Trabzonkart” ibaresi, belediye ya da valilik tarafından tüm şehirde geçerli olmak üzere sunulan toplu hizmetlerde anılan kuruluşla bağlantılı ve yetkili bir firma olduğu zannı uyandırabilecek ve bu sebeple tescil kapsamındaki hizmetlerin niteliği, üretim yeri ve coğrafi kaynağı bakımından halkı yanıltabilecek nitelikte markalardan olduğu gerekçesiyle davalı adına kayıtlı bulunan 2015/13574 tescil numaralı “Trabzon Kart” ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davacının men ve ilan taleplerinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; men ve hükmün ilanı taleplerinin mahkemece reddedildiğini ve bu sebeple davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut olayda 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi koşullarının oluşmadığını, mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak karar verildiğini belirterek ve resen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına tescil olunan markanın mutlak sebeple hükümsüzlük istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.