Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/653 E. 2023/1624 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/653
KARAR NO : 2023/1624
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2426 E., 2022/2164 K.


KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Banaz Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/73 E., 2021/878 K.

Taraflar arasındaki iş kazası tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, davacılar murisi …’ın …’ın yanında tarlada çalışırken 03.07.2009 tarihinde geçirdiği kaza sonucu vefat ettiğini, … ‘in işçisi olması hasebiyle kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yaşanan kazanın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini, kazanın iş kazası sayılabilmesi için 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesindeki şartları taşıması gerektiğini, müteveffanın mirasçılarının davalı işverene karşı açtığı tazminat davasında davacılar tarafından iş kazası iddiasında bulunulmadığını, tazminat dosyasında alınan kusur raporunda da davalıya %70 müteveffaya %30 kusur oranı yüklendiğini, iş kazası olduğuna dair tespit yapılmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili, davalı işveren tarafından müteveffa …’a patoz işinde çalışmak üzere talimat verildiğini, müteveffa kendisine verilen işi yerine getirdiği sırada iş kazası geçirdiğini, davacının hizmet akdi ile sürekli ücret karşılığında davalı işveren yanında çalıştığını, davalı işveren tarafından müteveffaya ait işe giriş bildirgesinin Kurum’a verilmediğini beyanla istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6111 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen, tarım ve orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanların sigortalılığı başlıklı EK 5 inci maddede “4’üncü madde ile isteğe bağlı sigortalılık hükümleri ve 506 sayılı Kanun’un Geçici 20 nci maddesi kapsamında sigortalı olmayan, kendi sigortalılıklarından dolayı bu kanunlara göre gelir veya aylık almayan ve 18 yaşını doldurmuş olanlarda; tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar, örneği Kurumca hazırlanan ve Kurumca belirlenen ilgili muhtarlık, birlik, kuruluş, il veya ilçe tarım müdürlükleri tarafından usulüne uygun olarak düzenlenip onaylanmış belgeleri ile talepte bulundukları tarihten itibaren sigortalı sayılırlar ” hükmü düzenlenmiştir. Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, kaldı ki, dosya kapsamındaki beyanlardan, davacılar murisinin çalışmasının tarım işinde sürekli çalışma olduğuna yönelik ispatlanamadığından, 5510 sayılı Kanun’un 6/ı maddesi uyarınca sigortalı sayılmayacağı, diğer taraftan, davacılar murisinin 5510 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesi kapsamında tescilinin bulunmadığı dikkate alındığında, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili istinaf gerekçeleri ile temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazası tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.