YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1713
KARAR NO : 2023/1662
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2076 E., 2022/1899 K.
…
…
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Söke 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/33 E., 2022/146 K.
Taraflar arasındaki meslek hastalığının ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı … Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti. vekillerinin istinaf başvurularının reddine, davalı Kurum’un istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı … Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkette geçen çalışmaları nedeni ile meslek hastalığına maruz kaldığını belirterek iş bu hususun tespiti ile meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davacının müvekkili şirket nezdinde 05.11.2001-13.10.2017 tarihleri arasında yıkama elemanı olarak çalıştığını, müvekkili firmanın iş yerinde kanun, yönetmelik ve tüzüklere uygun olarak tüm tedbirleri aldığını, iş yerinde istihdam edilen iş yeri hekimi tarafından davacının periyodik muayenelerinin gerçekleştirildiğini, müvekkili iş yerinde emisyon (hava kalitesi) ölçümleri, ses ölçümlerinin periyodik olarak yapıldığını, bu ölçümler sonucu değerlerin yasal sınırlar altında olduğunun tespit edildiğini, meslek hastalığına sebep olacak fiziksel ve kimyasal nedenler bulunmadığını beyanla, meslek hastalığı iddiasının dayanaksız olup davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; İş Mahkemeleri Kanunu 4 üncü maddesi uyarınca Kuruma müracaat edilmeden açılan yahut Kurumun cevap süresi sona ermeden açılan davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, eldeki davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin Aydın İş Mahkemesi olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı işçi davalı işverene ait Yenidoğan Mahallesi İstiklal Caddesi No:282 Söke adresindeki fabrikada 2001-2017 yılları arasında işçi olarak çalışmış, daha sonra mesleki toza maruz kalma nedeniyle pnömokonyoz ve 1.aSilikoz (mesleki) hastalığına yakalandığını sağlık kurulu raporuna dayanmakla iddia etmiştir. Davacı hakkında düzenlenen Adli Tıp Raporunda davacı … hakkında (p 1/0) meslek hastalığı nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, Meslek hastalığının başlangıç tarihinin 25/08/2011 olduğu, Pnömokonyoz inorganik tozlara maruziyet sonucu gelişen, sigara ile ilişkili olmayan, önlenebilir, spesifik tedavisi olmayan, iyileşmesi beklenmeyen, ilerleyici de olabilen bir mesleki akciğer hastalığı olduğu rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı itibariyle davacı …’in Pnömokonyoz inorganik tozlara maruziyet sonucu gelişen, sigara ile ilişkili olmayan, önlenebilir, spesifik tedavisi olmayan, iyileşmesi beklenmeyen, ilerleyici de olabilen bir mesleki akciger hastalığı olduğunun tespitine, davanın meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti açısından reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. ” gerekçesine dayalı olarak, ” Davanın kısmen kabulüne,
1-Davacı …’in Pnömokonyoz inorganik tozlara maruziyet sonucu gelişen, sigara ile ilişkili olmayan, önlenebilir, spesifik tedavisi olmayan, iyileşmesi beklenmeyen, ilerleyici de olabilen bir mesleki akciger hastalığı olduğunun tespitine,
2-Davanın meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti açısından reddine,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı … ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili hakkında düzenlenen Adli Tıp Raporunda müvekkilinin meslek hastalığı nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğunu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, Meslek hastalığının başlangıç tarihinin 25/08/2011 olduğu, Pnömokonyoz inorganik tozlara maruziyet sonucu gelişen, sigara ile ilişkili olmayan, önlenebilir, spesifik tedavisi olmayan, iyileşmesi beklenmeyen, ilerleyici de olabilen bir mesleki akciğer hastalığı olduğunun rapor edildiğini, raporu maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı yönünden kabul etmediklerini yerel mahkemedeki itirazları ile belirttiklerini, tüm bu raporlara rağmen müvekkilinin meslekte kazanma gücü kaybı olmadığı tespitinin dosyadaki raporlarla da çelişki doğurduğunu, müvekkilinin %57 oranında engelli olup meslekte kazanma gücü kaybı olmadığını söylemenin izahtan vareste olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı … Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Pnömokonyoz ve 1.a silikoz bir akciğer hastalığı olup davacının hastalığının oluşum nedeninin sadece müvekkili firmada çalışıyor olmasından kaynaklandığının kabul edilemeyeceğini, davacıda oluştuğu iddia edilen astım hastalığının çeşitli nedenlerden kaynaklanabileceğini, davacının görevi itibariyle kimyasallarla temasının mümkün olmadığını, işlenecek kumaşlar boyalı halde satın alındığından işyerinde boyama işleminin yapılmadığını, davacıya işlemleri yaparken uyması gereken kurallar, kullanacağı ekipmanlar için gerekli eğitimlerin müvekkil şirket yetkilileri tarafından verildiği gibi davacının düzenli olarak sağlık kontrollerinin de yapıldığını, davacının uzun süredir yoğun bir şekilde sigara kullandığını, bu durumun tek başına bile oluşan durum için yeterli bir sebep olduğunu belirterek, davanın kabul edilen kısmı açısından verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı … vekili, İş Mahkemeleri Kanunu 4 üncü Madde ” 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. ” şeklinde olup, Kuruma müracaat edilmeden açılan yahut Kurumun cevap süresi sona ermeden açılan davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının emsal olarak gösterdiği dosyaya kayıtları arasında rastlanılamamış olmakla, her davanın kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, yıllar sonra Kuruma müracaat şartını yerine getirmeden açılan davanın haksız olup, yasal süresi içerisinde dava yoluna başvurulmadığının da gözönüne alınması gerektiğini, mahkeme tarafından yapılan tespitler ile Kurum tespitleri aynı olup, müvekkili Kurumun vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmasının haksız olduğunu, müvekkili Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediği gibi, mahkeme tarafından hüküm altına alınan hususların Kurum tarafından yapılan tespitler ile aynı olduğunu, davanın kısmen kabul edildiği ve Kurum tarafından yapılan tespitler ile Mahkemenin tespitlerinin aynı olduğu dikkate alındığında Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesince verilen kararın aleyhe hususlarının bozularak, davanın reddi ile yargılama gideri ve karşı vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, dava tarihinden önce Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’ndan alınan raporda, davacının p/p 1/1 düzeyinde opasite pnömokonyoz meslek hastalığı olduğu, buna göre maluliyet oranının %0(sıfır) olduğuna karar verildiği, Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/531 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan 17.06.2020 tarihli raporda, ” davacının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, Meslek hastalığının başlangıç tarihinin 25.08.2011 olduğu, Pnömokonyoz inorganik tozlara maruziyet sonucu gelişen, sigara ile ilişkili olmayan, önlenebilir, spesifik tedavisi olmayan, iyileşmesi beklenmeyen, ilerleyici de olabilen bir mesleki akciğer hastalığı olduğu” denildiği, yargılama sırasında Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 17.11.2020 tarihli yazısı ile ” 3.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 17.06.2020 tarihli 9435 karar nolu Mütalaasının kişinin mahallinde yapılmış olan muayenesi ve diğer tıbbi belgeleri ile grafilerinin değerlendirilmesi sonucunda tespit edilen arızalarının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Çerçevesinde değerlendirilmesi ile düzenlenmiş olduğu, davacı vekilince itirazların Adli Tıp Üst Kurullarının görev tanımlarını yapan Adli Tıp Kurumu Kanununun ilgili maddelerine uyar şekilde Adli Tıp İkinci Üst Kurulunca değerlendirmeyi gerektirecek ölçütlerin hiçbirini karşılamadığı, SGK, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu mütalaalarının aynı yönde olduğu, aralarında çelişki olmadığı, Dosyanın bu haliyle Cumhurbaşkanlığının 4 sayılı kararnamesinin 16 ıncı maddesi 1 nolu fıkrası kapsamında değerlendirilmediğinden İkinci Üst Kurulu Gündemine alınmasını gerektirecek özellikler taşımadığı, ..” denilerek dosyanın hiçbir işleme tabi tutulmaksızın iade edildiği, Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporunun birbirini teyit etmesi üzerine, mahkemece davacının meslek hastalığının bulunduğu, meslekte kazanma gücü kaybının ise bulunmadığı yönündeki tespit yerinde ise de, sigortalının meslek hastalığının bulunduğu ancak meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybının ise bulunmadığına yönelik Kurum Sağlık Kurul kararı bulunmakla, bu durumun Kurumun da kabulünde olduğu, davanın açılmasına sebebiyet vermediği, bu nedenle, davalı Kurum yönünden davanın reddedilerek, vekalet ücreti ve yargılama giderinden de sorumlu tutulmaması gerektiği, 6100 sayılı Kanun’un 355. maddesinde yer alan, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuran davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yukarıda sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olduğu, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak;
A) Davacı vekili ve Davalı … Giyim San. Tic A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının reddine,
B-)Davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin Kabulü ile; Söke 1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin, 17.05.2022 tarihli, 2021/33 E, 2022/146 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
1- Davalı SGK Başkanlığı hakkındaki davanın reddine,
2- Davalı … yönündeki davanın kabulü ile, davacı …’in Pnömokonyoz inorganik tozlara maruziyet sonucu gelişen, sigara ile ilişkili olmayan, önlenebilir, spesifik tedavisi olmayan, iyileşmesi beklenmeyen, ilerleyici de olabilen bir mesleki akciger hastalığı olduğunun tespitine, meslekte kazanma gücü kaybı bulunmadığının tespitine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı … Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf yoluna başvuru nedenleri ile aynı gerekçelerle kararın kaldırılması gerektiğini belirtilerek; davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalı … Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; istinaf dilekçesindeki beyanlarını yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek hastalığı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 14 üncü ve 95 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı … Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti. vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…