YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1941
KARAR NO : 2023/7677
KARAR TARİHİ : 10.07.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/346 E., 2021/535 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki Kurumca tahakkuk ettirilen fark işçilik ve prim borcunun iptali ile Kuruma ödenen tutarın istirdadı istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyizi neticesinde Dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş; bu kararın da Dairece bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde davanın Kabulüne dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi neticesinde Dairece kararın bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının özel bina inşaatı sebebiyle faaliyet süresi boyunca işçilik bildirmesi gerektiği halde bildirmediği gerekçesiyle kurumca faaliyet süresi boyunca en az bir işçinin çalıştığı farzıyla 6.088,32 TL eksik işçilik prim cezası uygulandığını, Prim cezasının iptali için kuruma yaptıkları başvurunun reddedildiğini, … 1. İdare Mahkemesinin 2013/302 esasında açtıkları davanın davaya konu olan kurum raporunun uyuşmazlık konusunun idari davaya konu olabilecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini ve süresi içinde mahkememize dava açtıklarını, davacının inşaat işini 14.07.2008 – 29.12.2008 tarih aralığında yaptığını, bu sürede işçi çalıştırmadığını belirterek Sosyal Güvenlik kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 88389/ AİR/03 sayılı işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, öncelikle görev itirazında bulunmuş idari para cezasının iptalinin İdare Mahkemesine yapılması gerektiğini, davacının İdare Mahkemesine açtığı davada prim cezasının iptalini istemediğini, kurum iç işlemi olan teftiş kurulu raporunun iptalini istediği ve talebinin reddedildiğini, bu davanın kesinleştiğini artık İş Mahkemesinde dava açılamayacağını, davacının kuruma verdiği beyan dilekçesinde inşaatın 01.12.2006 tarnihinde başladığı ve 25.08.2011 tarihinde bitirdiğini, ayrıca kendi akrabası Kenan Özmen’in de bu hususda beyanı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2014 tarihli ve 2013/769 E., 2014/238 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne; davacının davalı kurum tarafından tescil edilen 011085431.55.18 nolu iş yerinde işçi çalıştırmadığının tespiti ile 3.945,00 TL prim ve gecikme zammı toplamının davacı tarafça kuruma yatırıldığı 18.04.2013 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 04.11.2014 tarihli ve 2014/219764 E.,2014/22099 K. sayılı kararı ile ; “… Mahkemece, yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren yasal düzenleme gereği, davaya konu borcun yapılandırma kapsamında bulunduğu gözetilmeli, bu çerçevede 6552 sayılı Kanunun tanıdığı alacakların yeniden yapılandırılması olanağından yararlanılıp yararlanılmadığı incelenmeli, yapılandırma başvuru süresinin bitiş tarihleri ile geçici 60 ıncı maddenin 9 uncu fıkrasının “Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bu maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.” hükmü de göz önünde bulundurularak, yapılacak değerlendirmeye göre bir karar verilmelidir.
Bu hukuki olgu çerçevesinde, yeniden inceleme yapılmak üzere mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir….” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2015 tarihli ve 2014/218 E., 2015/50 K. sayılı kararı Özel Dairenin bozma kararına uyularak, davanın kabulüne; davacının davalı kurum tarafından tescil edilen 011085431.55.18 nolu iş yerinde işçi çalıştırmadığının tespiti ile 3.945,00 TL prim ve gecikme zammı toplamının davacı tarafça kuruma yatırıldığı 18.04.2013 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
C. 2 inci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 04.05.2015 tarihli ve 2015/7150 E.,2015/8566 K. sayılı kararı ile; “Davaya konu somut olayda, davalı Kurumca idari para cezaları ile birlikte yapılan tahakkuk sonrasında davacı adına prim ve gecikme zammı da tahakkuk ettirildiği, davacının 2 ayrı dava ile bu tahakkuka ilişkin davalar açtığı, bu davalarda İdare mahkemesince dava dilkeçesinin reddine ve işin incelenmeksizin reddine dair kararlar verildiği anlaşılmakta olup,davaya konu olay bakımından bu dava dosyalarının onaylı birer örneği getirtilerek dava açılış ve mahkeme kararlarının davacıya tebliğ tarihlerinin araştırılması ve eldeki davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının belirlenmesi gerekecektir.
Diğer taraftan, davacı hakkında davalı Kurumca yapılan tahakkuk nedeniyle 2013/18541 sayılı bir ödeme emrinin tanzim edildiği anlaşılmakta olup 6183 sayılı Kanun’un 58/1 inci maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın ödeme emrine karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebileceği hususu da dikkate alınarak davacıya bu ödeme emrinin tebliğ edilip edilmediği ve davacının yine süresinde itirazı veya davasının bulunup bulunmadığı hususu araştırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
İşin esası bakımından ise; tahakkuka konu inşaatın Afetevler Küme evleri içerisinde bulunmasına göre Afet Evleri yönetiminin bulunup bulunmadığı ve bu durumun devlet tüzelkişiliği ile ilgisinin olup olmadığı Valiliklerden araştırılmalı, şayet var ise inşaatın başlangıç ve bitiş tarihleri bakımından yazılı belgeler dikkate alınmak suretiyle, ayrıca davacının iddiası bakımından inşaatta çalıştığını belirttiği kişilerin nitelikleri, dışarıdan kişi olmadan inşaatın yapılıp yapılamayacağı ve dinlenen tanık beyanlarına göre davalı kurumda tespit edilen sigortalılık veya şahsi dosyalarının bulunup bulunmadığı,mesleklerinin neler olduğu hususularında ayrıntılı bir araştırma ve irdeleme yapılmak suretiyle davaya konu inşaat işinin 5510 sayılı Kanun’un 6 ıncı maddesi kapsamında üçüncü dereceye kadar olan hısımların dışarıdan başka kimse katılmadan yapılabilecek nitelikte bir iş olup olmadığı hususu da irdelenmeli, dinlenen tanıkların inşaatta ne şekilde ve nasıl çalıştığı hususu araştırılmalı, bu hususta davacının malzemeli faturalarının bulunup bulunmadığı ve inşaat içerisinde yapılan çeşitli işçilikler ve özellikle inşaatın telefon, elektrik tesisatı, su tesisiatı, kanalizasyon tesisat ve yapımı dikkate alınmalı, iddiaların bu çerçevede irdelenmesi ile tahakkuka konu inşaatın en az kaç kişi ile birlikte yapılabileceği hususunda aralarında yeminli mali müşavir ve sosyal güvenlik uzmanının yer aldığı bilirkişi kurulundan somut verilere dayalı olarak ve kurum müfettişince yapılan hesaplamalardan ayrılma yönleri de denetime elverişli şekilde gerekçelendirilmek suretiyle bir hesap raporu aldırılarak davalı Kurum alacağının olup olmadığı belirlenmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2015/347 E., 2018/127 K. sayılı kararı ile; davanın kabulüne, davacının 011085431.55.18 nolu iş yerinde işçi çalıştırmadığının tespiti ile 3.945.00 TL pirim ve geçikme zammı toplamının kuruma ödeme yapıldığı 18/04/2013 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
E. 3 üncü Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 05.02.2019 tarih 2018/2751 Esas 2019/752 Karar sayılı ilamı ile “…Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Öncelikle, mahkemece davacının açtığı idari davalardan 2013/42 Esas ile birlikte 2013/302 Esas Sayılı dosyanın da istenilmesi ve ilk bozma kararımız çerçevesinde, dava açılış ve karar tebliğ tarihlerine göre idari davanın ve eldeki davanın 5510 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi kapsamında hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı hususu belirlenmeli, davacı ve yeğeninin kuruma verdiği yazılı ifadelerinde ve kurumlar arasında yapılan yazışmalar kapsamında inşaatın bitiş tarihinin 2011 olduğu belirtilmiş olup, yazılı belgeler karşısında tanık ifadeleri yerine yazılı belgeler ile inşaatın bitiş tarihi netleştirilmeli ve bu konuda yazılı delillerin varlığı araştırılmalı, inşaatın bitiş tarihinin belirlenmesinden sonra, o yıldaki yapı maliyet bedelleri esas alınmak suretiyle ve 5510 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi kapsamında tahakkuk ettirilmesi gereken prim borcunun varlığı bakımından esas alınacak fark işçilik incelemelerinde, dava söz konusu olmakla, asgari işçilik oranından %25 oranındaki indirim uygulanmaksızın denetime elverişli olacak şekilde ve bozma kararımız çerçevesinde bir hesap raporu alınmalı ve davacının yaptığı işçilik ödemelerine dair faturaları mevcut ise bunlar da dikkate alınarak, sonucuna göre bir karar verilmelidir…” gerekçesiyle bozulmuştur.
F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile; 24.02.2012 tarih ve 8389 /AİR.03 sayılı raporda inşaatın 01.01.20007 de başladığı 25.08.2011 tarihinde bitirildiği bildirilmiştir. … inşaatla ilgili bir kayıt tutmadıklarını dışardan aldıkları işçilikli malzemelerin faturasının olmadığını beyan ettiği , İnşaat ruhsatı incelendiğinde Binanın zemin 1. Kat olmak üzere toplam 2 katlı ve toplam 151 m2 alanlı olduğu , tanık beyanları incelendiğinde inşaatın aile bireyleri tarafından da yerine getirileceği anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, inşaatın boyutları, yapıldığı yer, inşaatın mesken niteliğinde olması, tanık anlatımları ve diğer konular dikkate alındığında, 3 ü ncü dereceye kadar aile fertlerinin yardımı ile yapılabilecek bir inşaat olduğu kanaati ile Yargıtay İlamında belirtilen teknik işleri yapabilecek mesleki yeterliliğe sahip akraba oldukları, inşaatın 3 üncü dereceye kadar akrabaların desteği ile yapılmasının mümkün olduğu anlaşılmış ve sonuç olarak asgari işçilik primi alınmasına gerek olmadığı, somut vakada kurumdan gelen belgelerde davacıya tahakkuk ettirilen prim borcu sebebi ile 3.945,00 TL kuruma 18.04.2013 tarihinde ödeme yaptığı iş bu ödemenin iadesini iş bu dosyada talep ettiği anlaşılmış davacının kurumdan isdirdatını talep ettiği miktar yönünden isdirdat davası şartları gereği ödemenin yapıldığı 18.04.2013 tarihinden itibaren 1 yıl içinde iş bu dava açıldığından yukarıda belirttiğimiz yasal gerekçelerimiz kapsamında kurumun iş bu tutarı ödemenin yapıldığı 18.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte iade etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 011085431.55.18 nolu iş yerinde işçi çalıştırmadığının tespiti ile 3.945.00 TL pirim ve geçikme zammı toplamının kuruma ödeme yapıldığı 18.04.2013 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminde hata olmadığını, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,Kurumca tahakkuk ettirilen fark işçilik ve prim borcunun iptali ile Kuruma ödenen tutarın istirdadı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun 85 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine,
10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.