YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/412
KARAR NO : 2023/3183
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2023 Esas 2021/1317 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin dava dışı finansal kiralama şirketi ile yapmış olduğu finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklı borca kefil olduğunu, kefil olarak davalı şirketi borcunu ödediğini, diğer davalı …’in de müvekkili ile birlikte finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklı borca kefil olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 587 ve 596 ncı maddeleri gereğince birlikte kefil olan kişilerin alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olup, borcu ödeyen kefilin diğer kefile kendi payını aşan miktar için rücu hakkı bulunduğunu ileri sürerek asıl borçlu davalı şirket adına yapılan ödemelerin şimdilik 300.000,00 TL’lik kısmının davalı şirketten tahsiline, söz konusu alacağın şimdilik 150.000,00 TL’lik kısmından davalı …’den müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin söz konusu borçtan sorumlu olmadığını, kaldı ki müvekkillerinden davalı …’in diğer davalı şirket için çok daha fazla ödemelerde bulunduğunu, davacının da müvekkili gibi şirkete ortak olduğunu, davacının şirketi zarara uğrattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu sözleşmeleri davalı şirketin asıl borçlu, davacı ve diğer davalının ise müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, kefalet sözleşmesi gereğince kefilin sözleşme nedeni ile ödemiş olduğu borcu asıl borçlu ve müteselsil kefilden alacak tutarı aşılmamak kaydıyla isteyebileceği, davacının toplamda 337.552,00 TL ödeme yaptığı, ödemenin şirket mal varlığından yapılmayıp şahsi ödeme olduğu, davacı tarafından yapılan ödemelerden asıl borçlu olan şirket ile müteselsil kefil olarak sorumlu olan diğer davalı …’in sorumlu olduğu, ancak …’in kefil olarak 150.000,00 TL’sinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 300.000,00 TL alacağın davalı …’in 150.000,00 TL’sinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının şirketi temsile sorumlu olduğu dönemlerde davalı … tarafından şirket adına daha fazla ödemeler yapıldığını, davacının şirket yönetiminde basiretsiz davranarak şirketi ciddi zarara uğrattığını, davalı …’in bu zararların tamamını cebinden karşıladığını, davacının belgeli olan şirket adına yaptığı ödemelerin şirketten istenmesi doğal olsa da şirketten alacaklı olan diğer ortaktan talep edilmesinin doğru olmadığını, her iki ortağın şirket için yapmış olduğu ödemelerin dikkate alınarak şirketin ortaklara ne kadar borçlu olduğuna karar verilerek şirketin tasfiyesine gidilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmadığı, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı şirketin dava dışı şirketle yapmış olduğu finansal kiralama sözleşmelerine kefil olması nedeniyle kefil olarak şirket adına yaptığı ödemelerin davalı şirketten ve davalı diğer kefilden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun 587 ve 596 ıncı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.