YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8732
KARAR NO : 2023/2972
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1776 Esas, 2021/1071 Karar
HÜKÜM Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/281 E., 2019/403 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … ve davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2003/16532, 2016/85262, 2017/75655 sayılı zeo esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalının 2017/34382 sayılı zeoks ibareli marka başvurusuna karşı davalı kurum nezdinde yaptıkları itirazın reddedildiğini, davalı markasının hiçbir ayırt edici vasfı, baskın unsuru, orijinal niteliği bulunmayan ve müvekkili markaları ile benzer olan bir işaret olduğunu, müvekkilinin zeo ve zeo light şeklindeki markalarını taşıyan ürünlerin satışının tüm mağazalarında yapıldığını, dava konusu ibarenin müvekkilinin markasını kapsayacak şekilde sonuna “ks” ibaresini ekleyerek ve ses benzerliği devam edecek şekilde zeoks ibaresinden oluştuğunu, markaların telaffuzlarının benzer olduğunu ve aynı mal ve hizmetler için tescil başvurusunun yapılmış olduğunu, bu nedenle anılan ibarenin tescili halinde tüketicilerin davalı markasını müvekkilinin markası ile ilişkilendirerek müvekkilinin markası olduğu izlenimini edineceğini, markaların yan yana getirilmesi halinde seri marka olduğu izlenimini uyandıracağını, davalı markasında yaratılan ufak değişikliğin müvekkilinin markaları karşısında anılan markanın ayırt edici sağlanması için yeterli olmadığını, markaların hitap ettiği ilgili tüketici kitlesinin ortalama tüketiciler olduğunu, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olması nedeniyle daha geniş bir korumadan yararlanması gerektiğini ileri sürerek davalı TPMK Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu’nun (YİDK) 2018-M-4526 sayılı kararının iptaline ve 2017/34382 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile davacının iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürdüğü markalar arasında ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, markaları gören ortalama tüketicilerin zihninde oluşan intibanın aynı olmadığını, davacının, zeoks şeklindeki davalı başvurusuna konu markanın zeo kısmını alarak benzerlik iddiasında bulunmasının doğru olmadığını, markanın asli unsurunun anılan ibarenin kendisi olduğunu, zeo ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı cevap dilekçesinde; dava konusu markanın çocukları “Zeynep”in isminin “ze”si, “Okan”ın “ok”u ve eşi “Semra”nın ismindeki “s” harflerinin birleştirilmesi ile oluşturulduğunu, davacı markası arasında benzerlik bulunmadığını, markalar arasında sınıf benzerliği ve ses benzerliği olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasında yer alan 30. sınıf “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar” emtiasının, davacının önceki tarihli markaları kapsamında 29 ve 30. sınıfta yer alan “Kahve, kakao, suni kahve, moka (kahve), kahve yerine geçen maddeler, kahve veya kakao esaslı içecekler… Ekmekler, pideler, pizzalar, lahmacunlar… Bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler… Baklavalar, şöbiyet, tulumba tatlıları, bülbül yuvaları… Pudingler, kazandibi, sütlaç, sup, muhallebiler, aşureler… toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri… Çaylar, buzlu çaylar…” ile aynı/aynı tür olduğu, 29 ve 30. sınıfta kalan diğer emtia yönünden ise benzer olduğu, bununla birlikte dava konusu markada 32. sınıfta yer alan “Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.” emtiasının da genel anlamda günlük tüketimde kullanılan gazlı/gazsız meyveli içecekler olup, bu gıda tüketim ürünlerinin de davacının 29 ve 30. sınıfta yer alan yiyecek ve içecek ürünleri ile benzer olduğu, yine davacı markalarındaki “zımpara kağıtları” emtiasın da dava konusu markadaki “kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler “kırtasiye amaçlı ürünler hariç” emtiası ile benzer olarak nitelendirilmesi gerektiği, ZE-O ve ZE-OKS şeklinde telaffuz edilen taraf markalarının başlangıç seslerinin ve ilk üç harflerinin birbiri ile aynı olduğu, marka hukukundaki genel ilkenin işaretlerin başlangıç seslerinin tüketici nezdinde daha ön plana çıkan ve akılda kalan unsur olduğu, bu nedenle başlangıç seslerine daha çok önem atfedeceği, her iki markada da zeo sesinin baskın nitelikte ve kulakta etki bırakır mahiyette olduğu, bununla birlikte dava konusu markada son iki ses olarak her alan “ks” harflerinin ortaya fonetik algıyı değiştirecek, zeo sesini geri plana itecek düzeyde yeni bir hece ya da farklı bir kavramsal karşılık katar sonuç koymadığı, başvurunun kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü ve altıncı fıkraları uyarınca gerçek veya üstün hak sahipliğini ya da aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca markalarının tanınmışlığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK’in 03.06.2018 tarihli ve 2018-M-4526 sayılı davacının itirazının reddiyle ilgili kararın kısmen 16. sınıfta kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsüs ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç) ile 30. ve 32. sınıfların tamamı yönünden iptaline, hükümsüzlük talebinin kısmen kabulü ile davalıya ait 2017/34382 sayılı ZEOKS ibareli markanın tescilli olduğu 30. ve 32. sınıfların tamamı ile 16. sınıfta kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsüs ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç) yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile davacının iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürdüğü markalar arasında ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, markaları gören ortalama tüketicilerin zihninde oluşan intibaın aynı olmadığını, davacının zeoks şeklindeki başvuru konusu markanın zeo kısmını alarak benzerlik iddiasında bulunmasının doğru olmadığını, markanın asli unsurunun anılan ibarenin kendisi olduğunu, zeo ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bütünsel yaklaşım ile inceleme yapılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı … istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu markanın çocukları “Zeynep” isminin “ze”, “okan” isminin “ok” ve eşi “Semra” isminin “S” harflerinin birleştirilmesi ile oluşturulmuş bir marka olduğunu, anılan marka ile davacı markası arasında benzerlik bulunmadığını, markalar arasında sınıf, ses benzerliği olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvurusuna konu ettiği zeoks ibaresi ile davacının itirazına mesnet gösterdiği zeo asıl ibareli markaları arasında iltibas bulunduğu, zira taraf markalarının başlangıç kısımlarının ve ilk üç harflerinin birbiri ile aynı olduğu, öte yandan dava konusu markanın sonunda bulunan “ks” harflerinin ortaya fonetik algıyı değiştirecek, zeo sesini geri plana itecek düzeyde bir farklılık katmadığı gerekçesiyle davalı … ile davalı TPMK vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markanın çocukları “Zeynep” isminin “ze”, “okan” isminin “ok” ve eşi “Semra” isminin “S” harflerinin birleştirilmesi ile oluşturulmuş bir marka olduğunu, Zeoks ile Zeo markası aynı rafta bir araya gelse bile okunuşu ve logosu farklı olduğu için tüketici tarafından taraf markalarının aynı algılanmayacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2-Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı taraf temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.