YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/2005
KARAR NO : 2010/3292
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Oluşa, katılan ve sanıkların anlatımları ile tanık Yusuf …’ın aşamalardaki beyanlarına göre olay sırasında olay yerinde yalnızca katılan ve sanıklar ile tanık Yusuf’un bulunduğu anlaşıldığından, katılanın ağabeyi ve babasının olaya ilişkin beyanlarının tespit edilmesine yönelik tebliğnamedeki düşünceye katılınmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık müdafiinin sanık hakkında lehe olan yasa hükümlerinin uygulanmasına ilişkin talebinin sanığa sonuç olarak tayin edilen adli para cezasının taksitlendirilmesini de içerdiği halde, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulması,
2- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun suç tarihinde yürürlükte bulunan 23. maddesi, suça sürüklenen çocuk açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarını düzenlediği, bu madde hükmünün 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde belirtilen koşullara nazaran suça sürüklenen … yönünden daha lehe hükümler içermesi nedeniyle 5395 sayılı Kanun hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği belirlenerek; 5395 sayılı Kanunun 23. maddesinin 2. fıkrasının a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan koşulların bulunması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği belirtilmiştir. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmamaktadır. Mağdurun şikayetini devam ettirmesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının değerlendirilmesi koşulları arasında sayılmamıştır. 5395 sayılı Kanunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 23/2-d madde-bendinde öngörülen zararın giderilmesi koşulunun, suça sürüklenen küçüğün ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde aranmayabileceğine ilişkin hükmü bakımından bir değerlendirme
yapılmadığı gibi mahkemece bu hususa ilişkin bir öneride de bulunulmamıştır. Ayrıntıları ve gerekçeleri Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında açıklandığı gibi; suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği de vurgulanmıştır. Mağdurun uğradığı maddi zararların nelerden ibaret olduğu anlaşılamadığı gibi, şikayetçinin bu hususta dosyaya yansıyan bir talebi de bulunmadığı halde, katılanın sanıktan şikayetçi olduğu ve zararın ödenmediği gerekçesine bağlı olarak yasal ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/02/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.