Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5540 E. 2023/7570 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5540
KARAR NO : 2023/7570
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1596 E., 2022/1599 K.
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/79 E., 2019/277 K.

Taraflar arasındaki, hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı … şirketine ait…Turizm’de 2005 yılından itibaren 2011 yılının dokuzuncu ayına kadar kesintisiz çalıştığını, bu süre boyunca herhangi bir sigorta bildiriminde bulunulmadığını, daha sonra müvekkilinin tekrardan 01.03.2014 tarihinden 16.11.2015 tarihine kadar firmaya ait otobüslerde çalıştığını, müvekkilinin bu çalışmasının sadece 26.06.2011 ile 22.09.2011 tarihleri arası ve 13.03.2014 tarihinden itibaren olan kısmının bildirildiğini, ancak diğer günlerin kuruma bildirilmediğini belirterek, davalı işyerinde 2005-2011 yılının dokuzuncu ayı arası ve 01.03.2014 tarihinden 16.11.2015 tarihine kadar çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Fer’i Müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması halinde, davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin tespitinde kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olması nedeniyle aksinin aynı güçte delil ve ispatlaması gerektiğini, belirterek; davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete ait işyerinde ilk defa 26.06.2011 tarihinde işe başladığını ve bu çalışmasının istifa ederek işten ayrıldığı 06.08.2011 tarihinde sona erdiğini, ikinci kez 13.03.2014 tarihinde işe başladığını ve bu çalışmasının işten çıkarıldığı 16.11.2015 tarihinde sona erdiğini, bu tarihler arasındaki çalışmasının tam olarak kuruma bildirildiğini, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının davalıya ait işyerinde o tarihlerde çalışmasının olması halinde onun da sigorta primlerinin başlatılmasının gerekmesi, aksinin yani davacı dışındaki tüm muavinlerinin sigorta girişinin yapılmasının ve sadece davacının yapılmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine dinlenen kamu tanıklarının beyanlarından davacının davalı dışında diğer birkaç otobüs firmasında da dönem dönem çalıştığının beyan edildiği görülmüş, bu nedenle davacının 2009 yılından 26.06.2011 tarihine kadar davalıya ait işyerinde çalışmadığına kanaat getirilmiş, 2009 yılından önceki dönemde davacının davalıya ait işyerinde çalışması bulunsa bile 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde huzurdaki dava açılmadığından öncesinin hak düşürücü süre nedeniyle talep edilemeyeceği, tanık beyanlarından davacının bir müşteri ile tartışması nedeniyle ceza aldığının, daha sonra evlenerek işten ayrıldığının anlaşılması karşısında davacının davalıya ait işyerinde 26.06.2011- 06.08.2011, 18.08.2011- 22.09.2011 tarihleri arasında çalışmasının bulunduğu ve davacının daha sonra 13.03.2014 tarihinde davalıya ait işyerinde yeniden çalışmaya başladığı ve bu çalışmasının işten çıkarıldığı 16.11.2015 tarihine kadar devam ettiği, kuruma bildirilen günlerin tespitinde hukuki yarar bulunmaması ve davacının davalı işyerinde kuruma bildirilen günler haricinde çalışmasının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davacı ve kamu tanıklarının, tespit istenen dönemde çalıştığı yönünde beyanda bulunduklarını, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği gerekçesi ile başvurunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86 ıncı maddesi .

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.