Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3267 E. 2023/3269 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3267
KARAR NO : 2023/3269
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/421 Esas, 2022/82 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak katılma yoluyla davacı vekili duruşmasız olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava konusu meblağ 59.955,00 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince davacı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında imzalanan 02.03.2010 tarihli 123-2010-008 numaralı ve 09.03.2010 tarihli 123-2010-009 numaralı taşıma sözleşmeleri uyarınca davacının davalıya taşıma hizmeti verdiğini, taşıma konusu konteynerlerin kara yolu ile Ankara’dan Mersin Limanına, Mersin Limanından deniz yolu ile Port Quasim (Pakistan) Limanına, oradan da karayolu ile Kabil’e taşındığını, konteynerlerin varma yerinde 07.05.2010 tarihli makbuzlar karşılığında davalının yetkilisine teslim edildiğini, davacının taşımalardan kaynaklanan navlun alacağının tahsili için kestiği faturadaki bedelin dava konusu konteynerlerin geç teslim edildiği gerekçesiyle gecikme cezası mahsup edilerek 17.600,00 USD eksik ödendiğini, anılan meblağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmelerin “Taşıma-varış süresi” başlıklı maddesinde, malların liman çıkış ve Kabil varış süresinin 55 gün olacağı, gecikilen her gün için 100,00 USD cezai şart ödeneceğinin düzenlendiğini, dava konusu sözleşmeler uyarınca taşınan 10 konteynerin 80 gün gecikmeli taşındığını, taraflar arasındaki diğer taşıma sözleşmelerine konu taşımalarda da gecikme yaşandığını, toplam gecikilen gün sayısının 251 gün olduğunu, ancak Karaçi’de elçilikten evrak çıkmaması gibi elde olmayan sebepler nedeniyle 75 günlük gecikmenin dikkate alınmadığını, toplam 176 gün gecikme bedeli olan 17.600,00 USD’nin davacının cari hesabından mahsup edildiğini, davalının davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 09.02.2018 tarihi 2015/420 E. ve 2018/45 K. sayılı kararı ile taraflar arasında taşıma ve navlun bedeli hususunda ihtilaf olmadığı, uyuşmazlığın taşımada gecikme yaşanıp yaşanmadığına ilişkin olduğu, dosya kapsamında davalının gecikme iddiasını ispat edemediği, geminin limandan kalkış tarihinin tespit edilemediği, ibraz edilen e-posta yazışmalarının davacı tarafça kabul edilmediği ve e-imza ile imzalanmadığı için delil olarak kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 11.11.2019 tarih, 2018/5079 E. ve 2019/7004 K. sayılı kararıyla davacıdan geminin limandan ayrılışına ilişkin tüm evrakların ibrazının istenilmesi, belge ibraz edilmemesi halinde geminin 14.03.2010 tarihinde limandan ayrıldığı kabul edilerek ve malın alıcıya teslim tarihi de göz önüne alınarak taşımada gecikme bulunup bulunmadığının tespiti ve gecikme olduğunun belirlenmesi halinde taraflar arasındaki sözleşmeler değerlendirilerek davalının ne kadar gecikme cezası talep edebileceği hususları ayrıntılı olarak tartışılıp gerekirse bu hususlarda ek bilirkişi raporu da alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmede taşıma süresi, geminin limandan ayrılışından itibaren 55 gün olarak belirlendiği için uyuşmazlık, geminin limandan ayrılış tarihinde toplandığı, geminin limandan ayrılışının ispat yükü davalıda olmayıp taşımayı yapan ve taşımaya ilişkin belgeler kendisinde bulunması gereken davacıda olduğu, davacı taraftan geminin limandan ayrılışına ilişkin tüm evrakın ibrazı istenildiği, sunulan belgeler dışında belge bulunmadığı bildirildiği, bu durumda belge ibraz edilmemesi nedeniyle bozma ilamı içeriği de nazara alınarak geminin 14.03.2010 tarihinde limandan ayrıldığı kabul edildiği, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmelerde taşıma süresi, beyanname tarihini takiben liman çıkış – Kâbil varış süresi maksimum 55 gün olacağı, konteyner çıkış limanında gümrüklemeden itibaren en fazla 7 gün bekleyeceği, bu süreyi aşan günler toplam taşıma süresi içerisinde kabul edileceği, dava konusu 123-2010-008 ve 123-2010-009 numaralı sözleşmelere konu konteynerların Kâbil’e 15.05.2010 tarihinde vardığı, 55 günlük taşıma süresinin son günü 14.03.2010 tarihi başlangıç alınarak ve konteyner çıkış limanında gümrüklemeden itibaren en fazla 7 gün bekleyeceği, bu durumda taşıma süresinin son gününün 08.05.2010 gününe tekabül ettiği, 15.05.2010 tarihinde teslimat yapıldığı nazara alındığında 6 günlük bir gecikmenin bulunduğu, her bir sözleşme için günlük 100,00 USD’den bir sözleşme için 600,00 USD, dava konusu 2 sözleşme için toplam 1.200,00 USD cezai şart oluştuğu, bu miktarın 17.600,00’lük bakiye alacaktan mahsubu ile asıl alacağın 16.400,00 USD olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne takibin 16.400,00 USD asıl alacak, 358,75 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.758,75 USD üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; mücbir sebeplerin varlığı ve gümrükte bekleme süresinin davalı tarafın kabulünde olduğunu, bu durumda gecikmeden söz edilip edilemeyeceği konusunda değerlendirme yapılmadığını, söz konusu sözleşmelerde mücbir sebebin varlığı halinde cezai şart uygulanmayacağına dair düzenlemelerin bulunduğunu, davalı vekilinin 05.09.2016 tarihli itiraz dilekçesi ile “176 günlük gecikme cezası bedeli olan 17.600,00 USD’nin 02.03.2010 tarihli 123-2010-008 ve 09.03.2010 tarihli 123-2010-009 nolu taşıma sözleşmeler bedeli olan 83.000,00 USD’lik 15.03.2010 tarih ve 154920 nolu fatura bedelinden kesilmemiştir. Daha sonra kesilen fatura bedellerinden kesilmiştir.” şeklindeki ikrarı Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, davacı lehine hükmedilen dava vekâlet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gecikme cezası nakliye sözleşmesine göre değil, her bir konteyner için değerlendirilmesi gerektiğini, 008 nolu sipariş sözleşmesinde 8 adet, 009 nolu sipariş sözleşmesinde 2 adet konteyner bulunduğunu, her bir konteyner gemiden sonra ayrı ayrı tırlarla nakledildiğini, 008 ve 009 nakliye sipariş sözleşmelerine göre nakledilen 10 adet konteyner Mersin Limanından 14.03.2010 tarihinde hareket etmiş ve yine sözleşmeye göre 55 günde yani 08.05.2010 tarihinde Kabil’de inşaata teslim edilmesi gerekirken, bu konteynerlerin 7 adedi 17.05.2010 tarihinde 3 adedi de 18.05.2010 tarihinde teslim edildiği bu nakliye sözleşmeleri ile ilgili olarak davacı tarafın 15.11.2011 tarihli dilekçesi ekinde verdiği “dispatch chalan” adlı evrakın 10 adet evrakın 7 adedinde teslim tarihi 17.05.2010, 3 adedinde teslim tarihi 18.05.2010 tarihi olduğu, bu şekilde 008 ve 009 sayılı nakliye sipariş sözleşmeleri ile nakledilen 10 adet konteynerin tesliminde 80 günlük gecikme olduğunun sabit olduğunu, davacı ile dava konusu bu nakliye sipariş sözleşmelerinden önce de 2009 yılında ve 2010 Ocak ve Şubat aylarında da nakliyat sözleşmeleri yapıldığını, cari hesap ekstresinde 008 ve 009 nolu sevkiyat sözleşmeleri cari hesap ekstresinde 15.03.2010 tarihi altında kayda girdiğini, bu 2 sevkiyattan sonra değişik tarihlerde 5 sevkiyat daha yapıldığını, davacının alacak olarak iddia ettiği 17.600,00 USD , 008 ve 009 nolu sözleşmelerden değil 17.600,00 USD tamamen cari hesap bakiyesi olduğunu, 17.600.00 USD 7 adet nakliye sipariş sözleşmesine ait 25 adet konteynerin gecikmesine ait olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.