YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6633
KARAR NO : 2023/7871
KARAR TARİHİ : 13.07.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/889 E., 2023/475 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/147 E., 2021/85 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kurumdan… sicil sayılı dosyada işlem gören … Taşımacılık ve Tic. A.Ş. Unvanlı işyerinin 01.04.1994 tarihi itibariyle mülga 506 sayılı Kanun kapsamında alındığını, kazazede Kurum sigortalısı …’ın 01.02.2003 tarihinde işe başladığını, 12.05.2014 tarihine kadar şoför olarak çalıştığını, …’ın yaklaşık 12 yıldır aynı işyerinde çalıştığı ve tır şoförü olduğunu, iş kazasının olduğu gün kurum sigortalısı …’ın fabrikaya mal boşaltığını ve sonrasında yemek yediğini, saat 12:30’da molada sandalyede oturduğu esnada, Kurum sigortalısı …’ın elindeki çay bardağını bacağına düşürmesine rağmen tepki vermediği, başka bir işçinin kucağına yığıldığını, olayın akabinde hemen işyeri doktorunun geldiğini, ambulansla hastaneye götürüldüğünü ve orada vefat ettiğini, olay ile ilgili Kurum müfettişleri tarafından rapor düzenlendiğini ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığından otopsi raporu talep edildiğini, 12.05.014 tarihinde yaşanan iş kazası neticesinde vefat eden …’ın hak sahiplerinden…a 01.06.2014 tarihine geçerli olan 23.02.2015 onay tarihli 340,635,89 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, iş kazası nedeniyle oluşan kurum zararın şimdilik 340.635,89 TL olduğunu, işveren … Taşımacılık ve Tic. A.Ş’nin 5510 sayılı Kanun’un 21/1 mad. İle 76/4 mad. Hükümlerine göre oluşan kurum zararının tamamından sorumlu bulunduğunu, kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin dava ve istem haklarını saklı tutarak şimdilik tespit edilen kurum zararının 100,00 TL’lik kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta Kurumunun rücu alacağının temelinin zarar ve tazminat ilişkisi olmadığını, Kurumun riskin gerçekleşmesi üzerine gider yapıyor ve gelir bağlıyorsa yasal varoluş nedenine uygun görevlerini yerine getirmiş olduğunu, yasal yükümlülüğü yerine getirdiği için yaptığı giderlerin kurumun zararı sayılamayacağını, yaptığı ödemeleri rücu ederken de uğradığı zararın tazminat yoluyla kapatılmasının söz konusu olamayacağını, işyerinde kaza üzerine düzenlenen belgede ara dinlenmesi esnasında çay içerken rahatsızlanması sonucu vefat ettiğine dair tutanak tutulduğunu, işçinin ve işverenin kusur oluşturacak herhangi bir eylemi ve işleminin olmadığını, olay hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/8473 sayılı soruşturması sonunda Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu raporuna göre ölümün kalp damar hastalığı sonucu meydana geldiğini, müvekkilinin olayın meydana gelmesinde herhangi bir eylemi veya ihmalinin söz konusu olmadığını, sigortalıya yaptığı işin çeşitli yönleri nazara alınarak değişik tarihlerde değişik eğitimlerin verildiğini, kişisel koruyucu malzemelerinin sağlandığını ve bunların kullanımı ve öneminin anlatıldığını, liman içi riskler ve önlemleri hakkında eğitim verildiğini, olayın zaten dıştan gelen ani bir hareket sonucu olmadığını, davacının kalp damar sisteminde var olan hastalık eğilimi sonucu meydana geldiğini, bu olay nedeniyle müvekkil şirketin yasal düzenlemeler nazara alındığında Kuruma karşı sorumlu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi kararında özetle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı iş yerinde, şehir içinde hurda demir malzeme taşımacılığı yapılmakta olup; Kroman Demir Çelik Sanayi A.Ş.’nin Hereke’de bulunan iskelesinden alınan hurdaların üç dingil altı çeker dorseler ile yine Kroman Demir Çelik Sanayi A.Ş.’nin …tesislerine götürme işi yapılmakta olduğunu, nitekim sigortalı …, tır şoförü olarak çalıştığı davalı iş yerinde iş kazasının meydana geldiği 12.05.2014 tarihinde fabrikaya mal boşalttığı ve sonrasında yemek yediği, saat 12:30’da molada sandalyede oturduğu esnada, sigortalı elindeki çay bardağının bacağına düşmesine rağmen tepki vermediği ve başka bir işçinin kucağına yığıldığını, akabinde iş yeri doktoru olay yerine geldiğini ve sigortalı, ambulansla hastaneye götürüldüğünü, anılan iş kazası nedeni ile kurum sigortalısı vefat ettiğini, kaza nedeniyle vefat eden sigortalının hak sahiplerinden…a, 01.06.2014 tarihinde geçerli olan 23.02.2015 onay tarihli 340.635,89 TL Peşin Sermaye Değerli Gelir bağlandığını ve bu nedenle toplam 340.635,89 TL kurum zararı meydana geldiğini, işbu kaza nedeniyle; davalı işverenin 4857 sayılı Kanun’un 77 inci maddesi ve yasal mevzuat hilafında işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili önlemleri almamak, bu konudaki gözetim görevini gerektiği şekilde yerine getirmemek ve iş güvenliğinin işverenler tarafından çalışanın inisiyatifine terk edilmemesi prensibine aykırı davrandığından dolayı üzerilerine düşen yükümlülüğü savsaklamış olduğu ve 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin uygulanmasında davalının kusurlu olduğu ortada olduğunu, davalı işverenin, işyerinde denetim ve gözetim borcuna aykırı davrandığından kazanın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunmakta olduğunu, işverenin, işçinin sağlığını koruma yükümlülüğünü iş kanunu hükme bağladığını, bu sebeple işveren, işçinin sağlığını ve hayatını tehlikeye sokacak riskleri ortadan kaldırarak her türlü tedbirin alındığı bir iş yeri ortamı sağlamakla yükümlü olduğunu, işveren dinlenme sürelerini işin durumuna göre ayarlayarak aşırı yorgunluğa yol açacak iş yüklemelerinden kaçınması gerektiğini, somut olayda sigortalının maruz kaldığı olay İş Kanunu hükümlerine göre bir iş kazası olup işverenin iş sağlığı ve güvenliği kanununun ilgili hükümlerine aykırı eylemleri nedeni ile kanaatimizce %100 kusur atfedilmesi gerektiğini, yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iş kazalarını önlemek amacıyla zaruri olan önlemleri dahi almayan ve iş kazasının oluşmasına sebep olan, bu konudaki gözetim görevini yerine getirmeyen davalıya kusurun tamamının atfedilmesi gerekirken, herhangi bir kusur atfedilmemiş olan bilirkişi raporları hükme alındığını, bu doğrultutuda somut gerçeklere ve hukuki nitelendirmeye uygun olmayarak davanın reddine hükmedildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuan tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 21 ve 76 ıncı maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.