Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2189 E. 2023/3113 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2189
KARAR NO : 2023/3113
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıkamış Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil, ikinci kademede muhdesatın tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili, dava konusu 140 ada 5 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro çalışmaları neticesinde davalı adına kayıt edildiğini, tespitin hatalı olduğunu, niza konusu yerin vekil edenine babasından kalmış olup üzerindeki kargir ev ile birlikte 50 yılı aşkın bir süreden zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

2. Davacı vekili 16.09.2015 havale tarihli dilekçesinde, dava dilekçesinde muhdesatın tespiti taleplerini sehven yazmadıklarını belirterek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise taşınmaz üzerindeki bina ve yapıların vekil edenine aidiyetinin tespiti ile tapu siciline muhdesat olarak kayıt edilmesini istemiştir.

3. Davacı vekili 02.11.2016 havale tarihli ıslah dilekçesinde, dava konusu taşınmazlar olarak 140 ada 4 ve 5 parsellerin gösterilmesi gerekirken (dava dilekçesinde) sadece 140 ada 5 parselin yazıldığını, niza konusu taşınmazları 140 ada 4 ve 5 parsel olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (özetle);
1. Dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığını,

2. Dava konusu yerin kargir ev ve arsası olarak tespit gördüğü,

3. Niza konusu muhdesatın kadastro tespiti öncesinde mevcut olduğu,

4. Çekişme konusu gayrimenkulün kamulaştırılan yerlerden olmadığının bildirildiği,

5. Hazine adına kayıtlı taşınmazlar için kamulaştırma davaları açılmadan işlemlerin yapıldığı bilinmekle birlikte dava konusu taşınmaza yakın-komşu parseller hakkında mahkemeleri nezdinde kamulaştırma davalarının açıldığı,

6. Bu yönü ile yerin baraj sahası içinde kaldığı kanaatine varıldığı ve davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu,

7. Dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarına göre muhdesatın davacı tarafından yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 150 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, niza konusu 140 ada 5 parsel yönünden ise muhdesat tespiti talebinin kabulü ile taşınmaz üzerinde bulunan yapının davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf sebepleri (özetle); muhtesatın 140 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların üzerinde bulunduğuna dair ıslah dilekçesi verdiklerini, farklı bir davalıyı ya da parseli davaya dahil etmedikleri için ıslah dilekçelerinin geçerli olduğunu, davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf sebepleri (özetle); 3402 sayılı Yasa’nın 16 ncı ve 18 inci maddelerinde meraların köyün kullanımına açık yerlerden olduğunun belirtildiğini, mera, yaylak, taşlak, otlak, harmanlık, ham toprak, panayır yerlerinin devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, zilyetlik yolu ile kazanılamayacağını ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde (özetle); İstinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tespit öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684 üncü, 718 inci, 724 üncü, 728 inci, 729 uncu ve 1012/2, 3 üncü maddeleri,

3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12 nci ve 19 uncu maddeleri,

4. Tapu Sicili Tüzüğü’nün 60 ıncı maddesi,

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.