YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2061
KARAR NO : 2023/3067
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen kadastral parselin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı …Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının İstanbul ili, Pendik ilçesi, Şeyhli Mahallesi, 38 parselde kain taşınmazın maliki olduğunu, davalı … Encümeninin 12.05.2005 tarih 575 sayılı ve 21.06.2005 tarih 845 sayılı kararları ile 3194 sayılı Yasa’nın 18 inci maddesi uyarınca imar uygulamasına tabi tutularak 2487,12 m²’lik kısmı üzerinde 7446 ada 2 parsel sayılı imar parselinin meydana getirildiğini, ancak yapılan imar uygulamalarının idari yargı yerinde iptal edildiğini, böylece imar parsellerinin sicil kayıtlarının yolsuz tescil niteliğine dönüştüğünü ileri sürerek; 7446 ada 2 parselin 2487,12 m²’lik kısmının tapu kaydının iptali ile 38 parselin imar öncesi eski haline dönüştürülmesine (kadastral parsele) karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.05.2016 tarihli ve 2013/412 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 06.01.2020 tarihli ve 2016/14384 Esas, 2020/19 Karar sayılı kararıyla; hüküm infaza uygun olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı …Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyizi; 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesindeki değişikliğin eldeki davaya uygulanamayacağını, kaldı ki kök parsele dönülemeyeceğine ilişkin onay merciinin bir tespitinin de bulunmadığını, kaldı ki belediyeye ihtarname gönderilerek kök parsele dönüşün talep edildiğini, idareye başvuru şartının da yerine getirildiğini, davanın reddi durumunda dahi müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı …Ş vekili temyize cevap ve katılma yolu ile temyizinde; davanın idarenin kamusal tasarrufundan doğduğunu, davacının taşınmazından imar uygulaması ile oluşan parsellerin davalının kullanımında olmadığını, yasal değişikliğin eldeki davaya uygulanamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, imar uygulamasının idari yargıda iptal edilmesi nedeniyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 7 nci maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesine eklenen yeni fıkraya göre; 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir.
2. 3194 sayılı Yasa’ya eklenen bu hüküm gereğince dava konusu uyuşmazlığın, idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerekmektedir.
3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Her ne kadar mahkemece dava tarihinden sonra gerçekleşen yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, dava, davalı belediyenin yapmış olduğu idari işlem nedeniyle açılmış olup, davacının davanın açıldığı tarihte kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden ve dava açma tarihinde haklı durumda olduğu göz önüne alınarak temyiz isteminin kapsamına göre vekalet ücretinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalı … Belediyesinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
4. Ne var ki bozmayı gerektiren bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı tarafın mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile, mahkeme kararının, hüküm fıkrasının dördüncü bendinin hükümden çıkarılarak yerine “davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı … Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine” cümlesi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.