Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12829 E. 2023/3578 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12829
KARAR NO : 2023/3578
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Katılanın 10.09.2014 havale tarihli temyiz dilekçesinde sanığın kendisine yönelik suçu işlemediği yönündeki beyanının sanık yönünden zımni şikayetten vazgeçme niteliğinde olduğu, bu haliyle katılanın, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/302 Esas, 2015/571 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/302 Esas, 2015/571 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı (aleyhe) tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 04.12.2019 tarihli ve 2019/15225 Esas, 2019/22308 Karar sayılı kararı ile “Sanığın suç tarihinde yanında arkadaşı olan tanık Ozan ile birlikte araçla seyir halinde bulundukları; müştekinin alkollü bir şekilde ve kontrolsüz olarak aniden yola çıkması üzerine çıkan tartışmada sanığın, kendisine hakaret etmesi üzerine sinirlenerek müştekiyi vücudunda kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaraladığı iddiası ile kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda “dinlenen tanık anlatımlarından sanığın suçu işlediğine dair somut bir intibaya rastlanmadığı” gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği olaya ilişkin olarak soruşturma aşamasında dinlenen tanıklar Ozan ve …’un ifadelerinde suç tarihinde taraflar arasında çıkan tartışmada sanığın müştekiyi ittiğini beyan etmesi, sanığın da aynı şekilde müşteki ile birbirlerini iteklediklerini savunması, oluş ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunun sübut bulduğu ve atılı suçtan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yasal ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

3. Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2020/39 Esas, 2021/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 51 … maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü 1.48 promil alkollü olan mağdurun, aracı ile hareket halinde olan sanığın geçmekte olduğu yola aniden çıkması üzerine sanık ile mağdur arasında tartışma çıktığı, sanığın eli ile vurmak sureti ile mağduru toraks sağ ön tarafta hassasiyet ve 2×3 cm’lik ekimotik lezyon, sağ 10. arka kotta lineer nondeplase fraktür hattı meydana gelecek şekilde yaraladığı, … Adli Şube Müdürlüğünce düzenlenen 22.07.2020 ve 21.04.2021 tarihli adli muayene raporlarına göre mağdurun yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı ve kırığın hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkilediği anlaşılmıştır.

2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılanın temyiz istemi yönünden;
Katılanın 10.09.2014 havale tarihli temyiz dilekçesinde sanığın kendisine yönelik suçu işlemediği yönündeki beyanının sanık yönünden zımni şikayetten vazgeçme niteliğinde olduğu, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık müdafiinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sanığın soruşturma aşamasında alınan mağdur ile aralarında itekleşme olduğuna yönelik tevilli ikrarı, tanıklar S.D. ile O.K.’nin beyanları ve mağdurun yaralanmasına ilişkin adli rapor içerikleri ile saptandığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı anlaşıldığından, Hukuki Süreç başlığının (2) numaralı paragrafında ayrıntıların yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyularak kurulan hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Katılanın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle adı geçen katılanın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2020/39 Esas, 2021/326 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.